ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
Üretim A.Ş.'nin müvekkiline aidat ve doğalgaz bedellerinin geç ödenmesinden kaynaklanan faiz borcu bulunduğunu, davalı tarafça adı geçen şirketin mallarının icra yoluyla satışı sırasında borçlu şirketin müvekkiline olan borçlarının ödenmesinden sonra alıcı ve alacaklı davalı banka adına satılan taşınmazların tescilinin yapılabileceğinin bildirildiğini, buna rağmen icra müdürlüğünce satışın yapılarak iflas halindeki davalı bankanın uhdesine satışı yapılan taşınmazların geçirildiğini, 4562 sayılı OSB kanununun 15 (4) maddesi ve 18. maddeleri uyarınca borçlu şirketin müvekkiline olan borcunun ödenmesi gerektiğinin davalıya bildirilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, icra müdürlüğünün yasal hükümleri yok sayarak satışı yaptığını, müvekkilinin uygunluk görüşü alınmadan ve alacağı ödenmeden davalı adına satışı yapılan taşınmazların tescilinin hukuka aykırı olup davalı bankanın borçlu şirketin müvekkiline olan borcunu ödemekle yükümlü olduğunu bildirmiş, 6.379.971,36-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın eksik harçla açılması nedeniyle eksik harcın tamamlanması gerektiğini, ipotekli taşınmazın icra ihalesinden 32.387.226,00-TL bedelle müflis bankaya geçtiğini, söz konusu taşınmaz satış bedelinin müflis bankanın rüçhanlı olan alacağını bile karşılamadığını, 28.02.2018 tarihli 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. ve 47. maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'da yapılan değişikliklerle artık gümrük, resmi bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacaklarının rehinli alacaklardan sonra geldiğini, benzer hükmün 6183 sayılı kanunun 21 (2) maddesinde de bulunduğunu, İ.İ.K'nun 206 (1) maddesinde rehinli olan alacakların satış tutarı üzerinde rüçhan haklarının bulunduğunun, gümrük resmi ve akar vergisi gibi devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve verginin rehinli alacaklardan sonra geldiğinin düzenlendiğini, bu yasal düzenlemeler gereğince ihalesi yapılan taşınmazın aynından kaynaklanan emlak, vergi v.s. diğer borçların ipotek alacaklarından sonra geldiğini, davacı tarafın eğer bir itirazı var ise süresiz şikayet yolu ile ihalenin feshi davası açma hakkı var iken ayrıca muafiyet ile ilgili kararı veren Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarihli ... sayılı kararına karşı bir üst yargı mercine gitme imkanı var iken bu yasal yolların hiçbiri tercih etmeden icra hukuk mahkeme'sinin görevli olduğu bir konuda açılan davada asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, ayrıca Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarihli ... sayılı kararına karşı bir üst yargı mercine gitme imkanı var iken bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını bildirmiş, eksik harcın ikmal edilmesine, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İ.İ.K'nun 235. maddesi hükmü uyarınca açılmış kayıt kabul nitelikli olup davalının iflasından önce doğduğu iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış, anılan mahkemenin 28/11/2018 tarihli görevsizlik kararından sonra dosya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiş, 14/05/2019 tarihli kararla tebligat eksikliği nedeniyle dosyanın iadesine karar verilmiş, ardından Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarihli yazısı ile İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinden sonra dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Dosyaya gelen TMSF'nin 17/10/2019 tarihli yazısı ile davalı bankanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2017 tarihli ve ... esas sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 09/05/2018 tarihli ... esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve iflasın 16/11/2017 tarih ve saat 15:28 itibariyle açıldığı, birinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, iflas idaresinin seçildiği, ikinci alacakları toplantısının henüz yapılmadığı bildirilmiştir.
İ. İ.K'nun 219.
maddesinde tasfiyenin adi tasfiye olarak yapılması halinde yapılacak ilanda alacaklıların ilandan itibaren 1 ay içinde alacaklarını kaydettirmeleri ve birlikte delillerini sunmaları konusunda bildirimde bulunulacağı, 230. maddesinde iflas idaresinin alacak iddialarını tahkik ve tetkik edeceği, 232. maddesinde alacaklılar sıra cetvelinin düzenleneceği, 234. maddesinde sıra cetvelinin iflas dairesine verilip ilam yoluyla alacaklıların haberdar edileceği, alacakları kısmen veya tamamen reddedilen alacaklılara haber verileceği, 235. maddesinde alacakları kısmen ya da tamamen reddedilen alacaklıların iflasa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine kayıt kabul davası açabilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı bankanın davadan önce iflasına karar verilmiş olup davaya konu alacağın davacı tarafından dava dışı ... Anonim Şirketi'ne verilen aidat ve doğalgaz bedellerinin geç ödenmesinden oluşan faiz alacağı niteliğinde olup bu alacağın dayanağı olan 02/04/2018 tarihli faturanın dayanağının 01/05/2014 tarihinde başlayıp 30/06/2015 tarihine kadar devam eden farklı tarihlerdeki faturaların geç ödemesinden kaynaklandığı, davacının alacağının 01/05/2014 tarihinden takip tarihi olan 02/04/2018 tarihine kadar olan faiz alacağı olduğu, buna göre davacının alacağının davalı bankanın iflasının açılmasından önce doğup, bu nitelikteki alacağın iflastan sonra yasal prosedüre göre sıra cetveline kaydı talebinin kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde kayıt kabul davasına konu olabileceği, genel hükümlere göre alacak davası niteliğinde görülemeyeceği anlaşılmıştır.
28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesi ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 14. maddenin ikinci fıkrası ile iflas ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemelerinin Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenmesine ilişkin hükmü uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından 05/04/2018 tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 03/04/2018 tarih ve ... sayılı kararla kayıt kabul davalarının üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin ihtisas mahkemeleri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Davanın kabul kayıt nitelikli dava olup her ne kadar davalı bankanın TMSF'ye devredilmesi nedeniyle kayıt kabul davalarının niteliği itibariyle idari yargının görev alanında olması nedeniyle adli yargı yolunun caiz olmadığı ve davanın bu nedenle adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı ilgili yasal düzenlemelerin gereği olsa da yukarıda açıklanan yasal düzenleme ile Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı nedeniyle mahkememizin kayıt kabul nitelikli davada görevsiz olup görevli mahkemelerin İzmir 1, 2 ve 3 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu göz önünde tutularak, dava ile ilgili usulden ya da esastan karar verme yetkisinin anılan mahkemelere ait olup mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli olmadığı, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115 (1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle dosyanın görevli ihtisas mahkemeleri olan 1, 2 ve 3 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1.Davanın kayıt kabul nitelikli dava olması nedeniyle görevli mahkemenin İzmir 1, 2 ve 3 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle dosyanın görevli İzmir 1, 2 ve 3 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine,
2.Dosyanın 1, 2 ve 3 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,
3.HMK'nun 331 (2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı müflis banka iflas idaresi vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2020 Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır