Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5833 E. , 2023/1034 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adıyaman il merkezi sınırları içerisinde yer alan ve davacı şirket tarafından işletilmekte olan maden ocağı ile ilgili …sicil numaralı II (b) grubu (mermer) işletme ruhsatının iptaline yönelik …tarih ve E…sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; 28.02.2018 tarihli 7101 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi uyarınca tüm gerçek ve tüzel kişilere yapılacak tebligatların bu kanun uyarınca yapılacağı ve elektronik tebligat işlemlerinin ulusal elektronik tebligat sistemi (UETS) üzerinden yürütüleceği, 06.12.2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 32. maddesi gereği 01.01.2019 tarihinden itibaren tebligat gönderiminin kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden değil, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden gönderileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle dava konusu işlemin davacının KEP adresine gönderilmesinin geçerli bir tebligat olmadığına yönelik davacının iddiasının davanın esasına geçilip geçilmeyeceğine ilişkin bir tartışma olması nedeniyle öncelikle değerlendirilmesi gerektiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'na 02/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun ile eklenen Ek:18. maddesinde MAPEG tarafından 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca yapılacak tüm tebligatların KEP adresi üzerinden yapılacağının hüküm altına alınmış olduğu, geçici 37. maddesinde ise maden ruhsat sahipleri için KEP adresi bildirilmesinin zorunlu olduğu, buna mukabil 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde ''Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.'' hükmü ve bu hükmün 7 numaralı alt bendinde anılan ''Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine'' yapılacak tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu ve devamında ise ''Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, … Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür.'' düzenlemesine yer verildiğinin görüldüğü, her iki Kanun ile farklı düzenlemelerin getirildiği görülmekle, hangi Kanun'un bakılmakta olan davada uygulama olanağı bulacağı hususu özel/genel düzenleme ve değişiklik tarihleri açısından değerlendirildiğinde; 3213 sayılı Kanun'un madencilik faaliyetleri ile ilgili özel düzenlemeler getirdiği, Ek:18. maddesinde bu Kanun uyarınca yapılacak tebligatlara ilişkin emredici bir düzenlemenin yer aldığı, Kanun üzerinde yapılan değişiklik tarihinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu 7/a maddesi ile getirilen değişiklik tarihinden sonraki bir tarih olduğu görülmekle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun kendi getirdiği düzenlemelere ilişkin Tebligat Kanunu'na göre daha özel hükümler öngörmesi ve söz konusu değişikliklerin Tebligat Kanunu'nda yapılan düzenleme sonrasında getirildiği gözetildiğinde mevcut olayda 3213 sayılı Maden Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekeceğinin Mahkemelerince değerlendirildiği; olayda, dava konusu edilen … tarih ve E… sayılı işlemin 09.07.2020 tarihinde davacı şirketin KEP adresine tebliğ edildiği, davacı tarafından ise 02.11.2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakla, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek:18. maddesi gereği davalı idare tarafından yapılacak tüm tebligatların KEP adresi üzerinden yapılacağı, bu şekilde yapılan tüm tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebliğ edilmiş sayılacağı ifadesi gereği, davacının KEP adresine yapılan 09.07.2020 tarihli tebliğ üzerine dava açma süresi olan 60 günlük süre içerisinde ve nihayetinde 08.09.2020 tarihinde dava açılması gerekmekte iken 02.11.2020 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açılmadığı, bu nedenle davanın esasının incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temdit işletme projesi ekinde 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığını gösterir belge verilmediği gerekçesiyle davacı şirketin temdit talebinin reddedilmesi ve ruhsat süresinin bitim tarihi olan 09.04.2020 tarihi itibarıyla ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin, davacı şirketin KEP adresine gönderildiğinden bahisle dava açma süresi bu tarihten itibaren işletilerek süre ret kararı verilmiş ise de; Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 31. maddesi ile 19.01.2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve KEP adresine tebligat statüsü veren Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Yönetmeliğin 32. maddesi ile güncel Yönetmeliğin 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, dolayısıyla 01.01.2019 tarihinden itibaren elektronik tebligat gönderimi UETS üzerinden yapıldığından KEP adresine gönderilen iletinin hukuken geçerli bir tebligat olmadığı, Maden Kanununun Ek 18. maddesinde yer alan düzenlemenin de 01.01.2019 tarihine kadar hüküm ifade ettiği, ayrıca PTT Elektronik Posta Daire Başkanlığının … tarih ve E… sayılı yazısında, 01.01.2019 tarihinden itibaren elektronik tebligat gönderiminin KEP sisteminden değil UETS adında yeni bir sistem üzerinden yapılmaya başlandığı, söz konusu tarihten itibaren KEP sistemi üzerinden gönderilen hiçbir iletinin tebligat statüsünde olmayacağının ifade edildiği, öte yandan davalı idarenin 19.12.2019 tarihinde resmi İnternet adresinden yayınladığı duyuruda, 01.01.2020 tarihinden itibaren 3213 sayılı Maden Kanununun Ek 18. maddesinde belirtilen kurumsal elektronik tebligat sistemi olarak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen UETS'nin kullanılmasına karar verildiği, bu bağlamda Genel Müdürlüğün görev alanına giren tüm konulardaki bildirimlerde ruhsat ve hak sahiplerine 01.01.2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemi üzerinden alınan UETS adreslerine tebligatın yapılacağının duyurulduğu, davacı şirketin de UETS adresini 03.01.2020 tarihinde aktifleştirdiği, davalı İdarenin duyurusuna güvenerek KEP adresini takip etmeyi bıraktığı, temdit talebinin sonucunu öğrenmek için yapılan araştırmada ruhsat iptaline ilişkin dava konusu işlemden 13.10.2020 tarihinde haberdar olduğunu, dava açma süresinin ıttıla tarihine göre hesaplanması gerekirken KEP adresine yapılan bildirimin geçerli tebligat kabul edilmek suretiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 07/03/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Adıyaman il merkezi sınırları içerisinde yer alan ve davacı şirket tarafından işletilmekte olan maden ocağı ile ilgili …sicil numaralı II (b) grubu (mermer) işletme ruhsatının iptaline ilişkin …tarih ve E…sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
09.07.2018 tarih ve 30473 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 118. maddesiyle eklenen 3213 sayılı Maden Kanununun Ek 18. maddesinde, "MAPEG görev alanına giren konulara ilişkin her türlü tebligatı, kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) yoluyla ilgilisine tebliğ edebilir. Bu yollarla yapılan tebligatlar 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebliğ edilmiş sayılır. 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu ile 30/05/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu kapsamında ruhsat ve hak sahibi olanların, aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresi (KEP) kullanmaları zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri her üç ay için 25.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanır. Bu idari para cezası her yıl 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Adıyaman ili Merkez ilçesi sınırları dahilinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan Sicil: … sayılı II (b) grubu (mermer) işletme ruhsatının yürürlüğünün 09.04.2020 tarihinde sona ereceği belirtilerek … tarih ve …sayılı dilekçe ile temdit işletme projesi verilerek temdit talebinde bulunulduğu, yapılan incelemede, ruhsat süresinin bitiş tarihinden en geç altı ay önce temdit işletme projesi verildiği, ancak proje ekinde verilmesi zorunlu olan 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını gösteren belgenin verilmediğinden bahisle 28.02.2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7164 sayılı Kanunun 17. maddesinin üçüncü fıkrası ile değişik 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin ikinci fıkrası gereği 09.04.2020 tarihinden itibaren ruhsatının iptal edildiğinin 09.07.2020 tarihinde davacı şirketin KEP adresi olan "…" adresine iletildiği, davacı tarafından dava konusu işlemden 13.10.2020 tarihinde haberdar olduğu belirtilerek bakılmakta olan davanın 02.11.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde, davalı İdarenin 19.12.2019 tarihinde resmi İnternet adresinden yayınladığı duyuruda, 01.01.2020 tarihinden itibaren 3213 sayılı Maden Kanununun Ek 18. maddesinde belirtilen kurumsal elektronik tebligat sistemi olarak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde düzenlenen UETS'nin kullanılmasına karar verildiği, bu bağlamda Genel Müdürlüğün görev alanına giren tüm konulardaki bildirimlerde ruhsat ve hak sahiplerine 01.01.2020 tarihinden itibaren UETS adreslerine tebligatın yapılacağının duyurulduğu, davacı şirketin de UETS adresini 03.01.2020 tarihinde aktifleştirdiği, davalı İdarenin duyurusuna güvenerek KEP adresini takip etmeyi bıraktığı bu nedenle dava konusu işlemden KEP adresine yapılan bildirim ile değil 13.10.2020 tarihinde haberdar olduğu beyan edilmektedir.
Dairemizin 16.12.2022 tarih ve E:2021/5833 sayılı ara kararı ile 19.12.2019 tarihli duyurunun Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün resmi İnternet adresinde yayımlanıp yayımlanmadığı, yayımlanmış ise duyurunun sonradan kaldırılıp kaldırılmadığı, ruhsat ve hak sahiplerinin UETS adreslerine yapılan tebligata ilişkin uygulamanın ne kadar süre devam ettiği, bu süre zarfında ilgililerin KEP adreslerine de ayrıca tebligat yapılıp yapılmadığı hususları sorularak belirtilen konularda ayrıntılı açıklama yapılmasının istenilmesine karar verildiği, davalı İdarece dosyaya sunulan 23.02.2023 tarihli cevabi yazıda ise; davacı şirketin "…" KEP adresinin sistem kayıtlarında yer aldığı, ruhsat iptaline ilişkin yazının davacının KEP adresine gönderildiği ve alıcısına teslim edildiği, ruhsat sahiplerine yapılan tebligatların halihazırda UETS veya KEP adreslerine yapılmaya devam edildiği, Genel Müdürlüğün web sitesinde 2022 yılında değişim yapıldığından duyuruya ulaşım sağlanamadığı belirtilerek 19.12.2019 tarihli ve bu tarihten sonra yayımlanan ikinci bir duyurunun yazıya eklendiği görülmüştür. İkinci duyuruda ise ruhsat ve hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması için 31.01.2020 tarihine kadar tebligat adresi olarak UETS adreslerinin alınması gerektiği bildirilmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “hukuk güvenliği” ilkesidir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal ve/veya idari düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
Hukuki güvenlik ve istikrar ilkelerinden doğan "haklı beklenti" kavramı, İdarenin ister düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir. İlgililerin idarenin verdiği sözlerden, uzun süreli uygulamalarından, hizmetin olağan akışından veya özellikle mevcut hukuki düzenlemelere güvenden dolayı girdikleri hukuka uygun beklentilerin, hakkaniyet gereği zedelenmemesi gerekmektedir. 3213 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinde, MAPEG'in görev alanına giren konulara ilişkin her türlü tebligatı, KEP veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) yoluyla ilgilisine tebliğ edebileceği belirtilerek bu konuda davalı idareye takdir yetkisi tanındığı, Davalı idare de resmi İnternet adresinden yayınladığı 19.12.2019 tarihli duyurusuyla MAPEG'in 3213 sayılı Kanunun Ek 18. maddesinde belirtilen e-Tebligat olarak 7201 sayılı Kanunun 7/a maddesinde düzenlenen UETS adresini kullanmaya karar verdiğini, Genel Müdürlüğün görev alanına giren tüm konulardaki bildirimlerinde ruhsat ve hak sahiplerine 01.01.2020 tarihinden itibaren (ikinci duyuru ile 31.01.2020 tarihinden itibaren) UETS adreslerine tebligat yapılacağı, UETS adresleri olmayan veya açılmayan ve herhangi bir nedenle kapalı durumda bulunan ruhsat ve hak sahiplerine 3213 sayılı Kanunu Ek 18. maddesinde belirtilen cezai müeyyide uygulanacağının duyurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirketin davalı idarenin 19.12.2020 tarihli duyurusu gereği 03.01.2020 tarihinde UETS adresini aktifleştirmesine karşın davacı şirketin işletme ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemin sadece KEP adresine iletildiği, davacının UETS adresine de tebliğ yapıldığına yönelik davalı idare tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, davacının davalı idarenin duyurusu nedeniyle KEP adresini takip etmeyi bıraktığı yönündeki beyanı da dikkate alındığında, dava açma süresinin KEP adresine yapılan tebligat esas alınarak hesaplanmasının hukuk devleti, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri ile bağdaşmayacağı açık olup davacının dava konusu işlemden haberdar olduğunu beyan ettiği 13.10.2020 tarihinden itibaren yasal süresi içinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY : (XX)- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Elektronik tebligat başlıklı 7/a maddesinde; "(Ek: 11/1/2011-6099/2 md.) (Değişik:28/2/2018-7101/48 md.) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ....
7.Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. .... Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, …Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. …Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.", aynı Kanun'un 32.maddesinde ise, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır." hükümleri yer almıştır. 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin, "Elektronik tebligat hizmetinden yararlanma" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere, elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Gerçek kişiler ve diğer tüzel kişiler elektronik tebligattan isteğe bağlı olarak yararlanır. (2) Kendilerine yalnızca elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu olan muhatapların, tebligat çıkarmaya yetkili merciler nezdindeki işlemlerinde elektronik tebligat adreslerini bildirmeleri zorunludur. (3) Kendilerine zorunlu olarak elektronik yolla tebligat yapılması gereken muhataplara, elektronik tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde, Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Bu tebligatta ayrıca, müteakip tebligatların elektronik ortamda yapılacağı bildirilir." hükmüne yer verilmiştir. 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin, "Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur: ....
f)Kanunla kurulanlar da dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.", "Elektronik tebligat adresinin oluşturulması ve teslimi" başlıklı 8. maddesinde; "(1) PTT, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde elektronik tebligat adresini, gerçek kişiler için kimlik bilgilerini, tüzel kişiler için ise tabi oldukları sistem bilgilerini esas almak suretiyle tek ve benzersiz olacak şekilde oluşturur ve UETSye kaydeder. (2) PTT, 5 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında kalanlar için oluşturduğu elektronik tebligat adresini, adres sahibine teslim edilmek üzere ilgili kurum, kuruluş veya birliğe gönderir. Teslim işleminin gerçekleştiği bilgisi kendisine iletildikten sonra bu adresi tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercilerin kullanımına derhâl sunar.", "Tebligatın elektronik yolla yapılamaması" başlıklı 16. maddesinde; "(1) Elektronik yolla tebligatın, zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Tebligat Kanununda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.", Yürürlükten kaldırılan yönetmelik başlıklı 31. maddesinde; "(1) 19.01.2013 tarihli ve 28533 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.", Yürürlük başlıklı 32. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girer." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda alıntısına yer verilen hükümlerden anlaşılacağı üzere 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 31. maddesiyle; 19/01/2013 tarihli ve 28533 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin (KEP adresini düzenleyen) yürürlükten kaldırıldığı, 32. maddesinde, bu yönetmeliğin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği dolayısıyla 01/01/2019 tarihinden itibaren UETS sisteminin kullanılacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Adıyaman ili Merkez ilçesi sınırları dahilinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan Sicil:…sayılı II (b) grubu (mermer) işletme ruhsatının yürürlüğünün 09.04.2020 tarihinde sona ereceği belirtilerek …tarih ve …sayılı dilekçe ile temdit işletme projesi verilerek temdit talebinde bulunulduğu, yapılan incelemede, ruhsat süresinin bitiş tarihinden en geç altı ay önce temdit işletme projesi verildiği, ancak proje ekinde verilmesi zorunlu olan 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını gösteren belgenin verilmediğinden bahisle 28.02.2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7164 sayılı Kanunun 17. maddesinin üçüncü fıkrası ile değişik 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin ikinci fıkrası gereği 09.04.2020 tarihinden itibaren ruhsatının iptal edildiğinin 09.07.2020 tarihinde davacı şirketin KEP adresi olan "…" adresine iletildiği, davacı tarafından dava konusu işlemden 13.10.2020 tarihinde haberdar olduğu belirtilerek bakılmakta olan davanın 02.11.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuattan hareketle, 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak tebligatın yapıldığı 09/07/2020 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin, 5, 31. ve 32. maddelerine istinaden, davacıya yapılacak tebligatların 01/01/2019 tarihinden itibaren UETS adresine yapılması gerektiği, UETS adresinin tespit edilememesi durumunda ise; 7201 sayılı Kanun'da belirtilen usullere göre tebligat yapılması gerektiğinin açık ve mecburi olduğu, davalı idare tarafından bu mecburiyete uyulmadan ve yürürlükten kaldırılan 19/01/2013 tarih ve 28533 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğine istinaden davacının KEP adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu işleme ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından davacının işlemden haberdar olduğu tarih önem arz etmektedir. Dava dosyası incelendiğinde, davacının söz konusu ruhsat iptali işleminden13.10.2020 tarihinde haberdar olduğunu belirtmesi ve aksinin davalı idarece ortaya konulamaması karşısında; dava konusu işlem yönünden 13.10.2020 ıttala tarihinin tebliğ tarihi olarak dikkate alınması Tebligat Kanununun açık hükmüdür.
Dolayısıyla işbu davada dava açma süresinin dava konusu işlem yönünden ıttıla tarihi olan 13/10/2020 tarihinden itibaren 60 gün olarak işletilmesi gerekmekte olup 02/11/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.