9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/20490 E. , 2025/1967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Temyiz dilekçesinin içeriğinden nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen kararın temyiz edildiği göz önüne alınarak, temyiz incelemesinin bu suça yönelik temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, dosyanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 102. maddesi yönünden bozulmasına, sanığın yakın çevresine söylediği sözlerin suçu ikrar anlamına geldiğine, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin alt sınırdan uygulanmaması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, katılanın aşamalarda özü itibariyle değişmeyen istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan olay günü katılanın giydiği kıyafetlere ait fotoğraf içerikleri ile tüm dosya kapsamına göre, evine girdiği mağdurenin çocuk odasına kaçması üzerine buraya da zorla girerek mağdureye saldırıp tülbentini, kazağını ve eteğini çıkardıktan sonra tişörtünü de yırtarak çıkarması sırasında gerçekleşen eylemleri nedeniyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın üyeler ... ile ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf sanığın eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğine yani suçun sübutuna yöneliktir.
Olay günü sanık müştekinin evinde, müştekinin kocasının eve beklenmedik bir zamanda gelmesi üzerine evde bulunan bir dolap içerisinde müştekinin kocası tarafından yakalanmasından sonra alınan müşteki ifadesi üzerine sanığın müştekinin evine girdikten sonra müştekiye saldırması, müştekinin üzerinde bulunan eteğini çıkartması, siyah tayt ve tişörtünü zorla çıkarması, müştekiye tecavüz etmeye kalkışması gerekçesiyle dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda mağdurun olayın oluş şekli itibariyle zora ilişkin beyanlarına itibar edilemeyeceği, müştekinin kocası tarafından olayın öğrenilmesi üzerine mağdurun zora ilişkin iddialarda bulunduğundan bahisle beraat kararı verilmiştir.
Olayın oluş şekli sanığın evin içine mağdurenin rızası ile girmiş olması, mağdureyle sanık arasında önceye dayalı ilişkinin mahiyeti, olayın müştekinin kocasının tesadüfen eve gelmiş olması ile ortaya çıkması, mağdurenin üzerindeki elbiselerin bir kısmının yırtılmış olmasının zoru göstermeyeceği gibi kocasının eve gelmesi üzerine mağdurenin kendi tişörtünün kolunu sökmüş olabileceği, bu durumun zoru tek başına ispat eden birşey olmadığı, katılanın eşi olan tanık ...'ın beyanına da tek başına itibar edilemeyeceği, diğer tanık beyanları, olayın oluş şekli ve olayın intikal şekli dikkate alındığında sanığın eylemi zorla gerçekleştirdiğine dair elde bulunan delillerin sanığı cezalandırmak için inandırıcı ve yeterli olmadığı bu nedenle kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.