1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2025/1872 E. , 2025/2998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 105 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, taşınmazın bir kısmını yola terk ettiğini, yola terk ettiği bölümden kendi taşınmazına doğru 50-60 santimetre geri çekerek duvar yaptığını, davalının ise 105 ada 40 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve kendisinin yola terk ettiği bölüme tecavüz ettiğini belirterek bu bölümün tapu kaydının iptali ile kendisine ait 105 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği bölümün köy yolu olduğunu ve iddia ettiği duvarın haksız olarak kendisine ait olan 105 ada 40 parselin sınırları içinde kaldığını, 105 ada 40 parsel sayılı taşınmazın köy yoluna tecavüz ettiği iddiasıyla davacı tarafından Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/253 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, alınan bilirkişi raporunda köy yoluna herhangi bir tecavüzün olmadığının tespit edildiğini, Mahkemece bu bölüme yönelik davanın reddine karar verilip halen derdest olduğunu, öncelikle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda bekletici mesele yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2014 tarihli ve 2014/6 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararıyla; davacının aynı konu hakkında açmış olduğu davanın Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/253 Esas, 2013/413 Karar sayılı dosyası ile görüldüğü ve bu dosyanın halen derdest olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.09.2022 tarih ve 2022/5061 Esas, 2022/5885 Karar sayılı kararıyla; verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığı, Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/253 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya ait 105 ada 40 parsel sayılı taşınmazın yola tecavüzlü olduğunu belirterek tecavüzün önlenmesi ile bu bölümün davalıya ait parselden ayrılması talebi ile dava açtığı, davacının bu talebinin reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği, eldeki davada ise 105 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, taşınmazın bir kısmını yola terk ettiğini, yola terk ettiği bölümden kendi taşınmazına doğru 50-60 santimetre geri çekerek duvar yaptığını, davalının ise 105 ada 40 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve kendisinin yola terk ettiği bölüme tecavüz ettiğini belirterek bu bölümün tapu kaydının iptali ile kendisine ait 105 ada 19 parsel sayılı taşınmaza eklenmesini talep ettiğine göre her iki davanın konusunun aynı olduğundan söz edilemeyeceği açıklanmış, her iki davanın netice-i talep kısmının farklı olması nedeniyle davaların birbirine derdestlik oluşturmayacağı, bu durumda Mahkemece iddia ve savunmaya ilişkin tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının kendi parselinde kalan duvarı 2004 yılında kendisinin inşa ettiği, keşifte yapılan gözlemde de duvarın alt kısmında bulunan eski taş sınırların bir kısmının belirgin olduğu, davacının taşınmazına aldığı üçüncü kişinin taşınmazı satmadan önce bir kısmını yola terk ettiğini ve yolun altında kalan bir kısım arazinin de kendisine ait olduğunu ve bu kısmın da davacıya satıldığı ve davacıya ait olduğu, davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu Trabzon ili, Araklı ilçesi, ... Mahallesi 105 ada 40 parselde 14.08.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen, yüz ölçümü 23,11 m2 olan alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıya ait Trabzon ili, Araklı ilçesi, ... Mahallesi 105 ada 43 parsele eklenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; verilen kararın yetersiz gerekçe içerdiğini, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maliki olduğu taşınmaza müdahalesi olmadığını, davaya konu taşıt yolunun 105 ada 19 parsel sayılı taşınmazın ...’a devrinden önce yapıldığını, davaya karşı beyanlarının tanık ve bilirkişi beyanları ile desteklendiğini, Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/92 Esas sayılı dosyasında davaya konu taşınmazın kendisine ait olduğunun beyan edildiğini, davanın ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Trabzon ili, Araklı ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilen 105 ada 11 parsel sayılı taşınmazın hükmen ifrazı ile davaya konu 105 ada 40 parsel oluşmuş ve ... adına kayıtlanmıştır.
Mahkemece, davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile 105 ada 40 parselde 14.08.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen, yüz ölçümü 23,11 m2 olan alanın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıya ait Trabzon ili, Araklı ilçesi, ... Mahallesi 105 ada 43 parsele eklenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. HMK'nın 297. maddesinin açık hükmüne göre mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Somut olayda; dava konusu olan ve bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü ile davacıya ait olup A bölümünün tevhiden tesciline karar verilen 105 ada 43 parsel sayılı taşınmaz arasında yol bulunduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; Mahkemece kurulan hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığından açıklanan husus göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalının yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Araklı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK’un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.