3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/1980 E. , 2025/2773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Uludağ EDAŞ vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılardan Uludağ EDAŞ vekili Avukat ....'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili; davacılar ... ve ...'nin kızı ...'ın 19.08.2014 tarihinde davalı şirketin trafosunun koruması ve bakımsız olması nedeniyle elektrik çarpmasına maruz kaldığını ve vücudunda 3. derece yanıklar meydana geldiğini, kaza anında trafonun yan duvarında açıkta bulunan deliklerin kazadan hemen sonra davalı şirket tarafından kapatıldığını, trafodaki patlama nedeniyle deliklerden çıkan alevlerin ...'ın vücudunu kapladığını, ...'ın bir ay süre ile yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve hayati tehlike yaşadığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini ve 18 yaşından sonra da bir dizi cerrahi operasyona daha maruz kalacağını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ... için 100,00 TL iş gücü kaybından kaynaklı, 100,00 TL sağlık giderlerine ilişkin olmak üzere 200,00 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, ... ve ... için 500,00'er TL maddi tazminat ile 25.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 08.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerini 377.271,32 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; davacılardan ...'ın yaşı nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunmadığını, olay tarihi üzerinden 3 yılı aşkın süre geçtiğinden davacıların taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların kusurlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili; ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda davalıların kusursuz bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde sorumluluğun işletme müdürü ve işletme mühendislerine ait olduğunu, davalıların ise diğer davalı şirketin taşeronunda çalıştıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 19.11.2018 tarihli kusur raporuna itibar edilerek, davalı şirketin elektrik dağıtım işinin insan hayatı için tehlikesi ve ağır özen yükümlülüğüne rağmen kazanın meydana geldiği TR 54 numaralı trafonun dış cephesinde meydana gelmiş olan delik ve kırıklarını tespit etmek için yeterli denetleme mekanizmasını kurmamış olması, bu delik ve kırıkları derhal ve kaza tarihine kadar onarmamış olması nedeniyle olayın meydana gelişinde %85 oranında kusurlu olduğu, davacı anne ...'nin kazanın meydana geldiği sırada 5 yaşındaki kızı ...'ın gözetimini yeterli yapmayıp çocuğun tehlikeli davranışını engellemediğinden olayın meydana gelişinde %15 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ile ...'a izafe edilecek kusur bulunmadığı, maluliyete ilişkin çelişki üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 17.09.2020 tarihli raporuna göre davacı ...'ın %23,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği, 11.01.2023 tarihli hesap bilirkişi raporu doğrultusunda davacıların davalı tarafın kusur oranına göre 1.062.328,55 TL tazminat talep edebileceği, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi gerekli olduğundan, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın oluş şekli ve olayın meydana gelmesindeki kusur durumu da gözönünde tutularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle; davalılar ... ve ... ile ilgili olarak davanın reddine, maddi tazminat talebine ilişkin davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne, 377.271,32 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, ... için 150.000,00 TL, ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihinde ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı şirkete ait trafonun dış cephesinde meydana gelen delik ve kırıklara, davacı (küçük) ...'ın elinde bulunan çubuğu bu deliklerden sokması neticesinde elektrik akımına kapılarak yaralandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı anne ...'nin olay meydana geldiği sırada 5 yaşındaki kızı ...'ın elinde oyuncak niteliği bulunmayan iletken çubuğu trafoya sokması sırasında çocuğun tehlikeli davranışını engellemediğinden bahisle %15 oranında atfedilen kusurun esasında davacıların müterafik kusuru olduğu ve İlk Derece Mahkemesince tazminattan %15 oranında tenkise gidildiği göz önüne alındığında ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek bulunmadığı, kaldırılan ilk karara karşı taraflarca maluliyet hususunda istinaf yoluna başvurulmadığı gibi maluliyet raporunun yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, hesap bilirkişisince PMF 1931 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması gerekeceği ancak ilk karara karşı maddi tazminat talebi bakımından davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığından bu durumun davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların da yerinde olduğu gerekçesiyle; davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili; ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporlarında davalı şirkete kusur atfedilmemesi ve ortada şirketin çalışanlarına ilişkin bir mahkumiyet kararı olmaması nedeniyle ceza zamanaşımının uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olay ile davalı şirketin eylemleri arasındaki illiyet bağının kesildiğini, davalı şirket tarafından mevzuat kapsamında tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, asıl sorumlunun olay yerine kum birikintisini döken, trafo duvarında delik açan kişiler ve davacı anne olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazları değerlendirilmeksizin hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının yeniden muayene edilmesi gerekirken mevcut bilgilerle yetinilerek tanzim edilen raporda hesaplanan meslekte kazanma gücü kaybı oranı hatalı olduğu gibi belirlenen tazminattan da indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda uğranılan bedensel zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, kusur, maluliyet oranı ve zarara ilişkin hükme esas alınan raporların hüküm kurmaya elverişli bulunmasına ve hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.