Esas No
E. 2023/1688
Karar No
K. 2023/1688
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

DENİZLİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 26/06/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/04/2025 (Ara Karar)

NUMARASI : ... Esas

DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI/ KAYYIM

TAYİNİ İSTENİLEN : ...

VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 27/06/2025

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı vekili 22/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle: Mahkemeniz dosyasında görülmekte olan davada, 08/05/2024 tarihli dava dilekçesi ile davalı şirkete tedbir kayyımı atanması ve davalı şirketin mal varlıkları ile özellikle ... isimli tekneye tedbir koyularak teknenin muhafaza altına alınması talep edildiğini, ancak, mevcut durumda yaşanan değişiklikler sebebi ile yeniden tedbir talep etme zarureti hasıl olduğunu, mahkemece 30/05/2024 tarihli ara karar ile "Somut olayda; Tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, Mahkememizce celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığı ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendilerinin haklılıklarını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmedikleri anlaşıldığından davacı vekilinin kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile önce tedbir kayyımı taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak davalının mal varlıkları ve ... isimli tekne yönünden karar verilmediğini, bu sırada davalı şirket 02/10/2024 tarihinde ... isimli tekneyi ... isimli sirkete devrettiğini, ön inceleme duruşması olan 27/11/2024 tarihinde şirketin mal varlıklarına ve ... isimli tekneye tedbir konması talebimiz reddedildiğini, ancak mahkemece işbu karar verilmeden davalı şirket çok değerli bir mal varlığı olan ... isimli tekneyi devrettiğini, davalı şirketin mal varlıklarını devrettiği açıkça görüldüğünü, mahkemece "haklılıklarını yaklaşık olarak ispat edemedikleri" gerekçesi ile tedbir taleplerimiz reddedildiğini, davalı şirketin mahkemelerce verilen tedbir kararları sebebi ile organsız kaldığı ve karar alamadığı ortada olduğunu, kaldı ki bizzat davalı şirket de Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ...

E. Sayılı dosya üzerinden yargılaması devam eden genel kurul kararının iptali davasında 16/04/2024 tarihinde yapılan duruşmada "şirket davacı tarafındna kilitlenmiş durumdadır, imzaların süresi doldu, bankada işlemler yapılamadı, devlet dairelerinde işlem yapılamamktadır, şirket durmuş niteliktedir," şeklinde şirketin işlem yapamadığını ve organsız kaldığını açıkça beyan ettiğini, davalı şirketin yönetilemediği, aksine şirket mal varlıklarının muvazaalı şekilde devredildiğini, davalı şirketin önemli bir mal varlığı olan ... isimli tekneyi yargılama devam ederken muvazaalı olarak devretmiş olduğu ve davalı şirketin organsız kaldığını mahkeme içi ikrar etmiş olduğu dikkate alınarak davalı şirketin taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikini engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirkete ivedilikle tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile;

Davacı vekilinin kayyım atanması talebi yönünden; tüzel kişilerin yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup,

Mahkememizce celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığı, ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendilerinin haklılıklarını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmedikleri gerekçesi ile; davacı tarafın davalı şirketin taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikini engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin ise; tedbir kararının ancak dava konusu edilen taşınır/taşınmazlar üzerine uygulanması mümkün olduğu, dosyanın niteliği gereği kayyım tayini davası olduğu, ayrıca mevcut evraklar doğrultusunda talebin kabulü için gereken yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı gerekçesi ile; "1)-6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin DAVALI ŞİRKETİN TAŞINIR VE TAŞINMAZLARIN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE DEVİR VE TEMLİKİNİ ENGELLEYECEK ŞEKİLDE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİ TALEBİNİN REDDİNE,

2.6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacı vekilinin KAYYIM ATANMASI TALEBİNİN REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen karar açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket hisselerinin %50'si üzerinde tedbir kararı bulunduğunu, 16/04/2019 tarihinde Bodrum 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas (İstinaf kaldırma öncesi Bodrum 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas) sayılı dosya üzerinden şirket hisse devrinin şirket pay devrine işlenerek ticaret siciline tescili ve ilanı için dava açıldığını, bu dosya üzerinden 17/09/2019 tarihinde "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin; HMK' nın 389 ve devamı Maddeleri gereği kabulü ile, Davacı yanca satın alındığı iddia edilen %50 hissesi üzerine (200.000,00 adet), devir eden kişiler ... ve ... adına kayıtlı olması koşuluyla 3. Kişilere devir ve temlikini önlemek amacıyla (takdiren teminatsız olarak) ihtiyati tedbir konulmasına, verilen ihtiyati tedbir kararının şirket pay defterine işlenmesi için davalı şirkete yazı yazılmasına" şeklinde karar verilerek müvekkilin satın aldığı hisseler için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tedbir kararına rağmen davalı şirket 22/06/2020 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yapmış ve bu toplantıda ayrıca sermayenin artırılmasına karar vermiş, 03/02/2021 tarihinde ise Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapmış ve şirket hissedarı ...’in şirketi münferiden temsile yetkili olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin davalı şirketin %50 hissedarı iken, şirket hisseleri üzerinde tedbir kararı bulunmasına rağmen davalı tarafça hukuka aykırı, hileli davranışlar ile alınan genel kurul kararlarının iptali için Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. (Görevsizlik Öncesi Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E.) sayılı dosya üzerinden Genel Kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, özetle, davalı şirketin 22/06/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar ve 03/02/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tedbiren durdurulduğunu, taraflar arasında süren yargılamalar, alınan tedbir kararlar sebebi ile davalı şirketin genel kurul toplantısı yapması ve karar almasının hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket, genel kurul toplantısı yapamadığını ve şirket faaliyetlerinin durduğunu mahkeme içi ikrar ettiğini, Mahkeme içi ikrarın kesin delil olduğunu, davalı şirket organsız durumda olup davalı şirkete tedbir kayyımı atanması için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, davalı şirkein mal varlıklarına tedbir konması için tüm şartlar oluşmuş olup davalı şirket hukuka aykırı olarak mal varlıklarını devretmekte olduğunu, bu nedenlerle Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya üzerinden verilen 30/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ara kararının usul, yasa ve hukuka aykırı olması sebebi ile kaldırılmasına, davalı şirkete tedbir kayyımı atanması yönündeki tedbir talebinin kabülüne, davalı şirketin taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikini engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: İstinafa konu ara kararın istinaf yasa yolu açık olarak verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolunun açık olmadığını, Kanun koyucu bu yöndeki iradesini hem kanun yoluna başvurulabilecek tedbir kararlarını açıkça belirterek, hem de bunların dışındaki kararlara karşı kanun yollarına başvurulmasını yasaklayarak düzenlediğini,

HMK’nun 391. maddesinde sadece ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş iken HMK’nun 394. maddesinde ise sadece taraflar dinlenmeden verilen ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulacağının düzenlendiğini, huzurdaki davada davacının davanın başında talep ettiği ihtiyati tedbir talepleri reddedilmiş olup, yasa yolu açık olarak verilen bu kararların davacıya tebliğ edildiğini ve süresine kanun yoluna başvurulmadığını, verilen kararların sonrasında da yeni bir durum oluşmadığını, davacı tarafça mahkemeyi yanıltmak amacıyla mevcut durumda yaşanan değişiklikler sebebi ile yeniden tedbir talep edildiğinden bahsetmiş ise de ortada değişen bir durum bulunmadığını, davacının müvekkil şirkette ortak olduğu hiçbir zaman kabul edilmemekle birlikte ortak olduğu kabulü halinde de davacının genel kurulun yapılmasını öncelikle şirket yönetim kurulundan talep etmesi, bunun kabul edilmemesi halinde ise mahkemeye müracaat ile genel kurulun yapılmasını istemesi gerektiğini, bu şekilde kayyum atanmasını talep etmesinin usulsüz olduğunu, bu nedenle yasal koşullara uygun bulunmayan davacının taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafça yetkisi olmadığı halde müvekkil şirket genel kurul kararlarının iptali konusunda açılan Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası da haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde açılmış olup derdest olduğunu, davacı dava dilekçesinde şirketin %50 ortağı olduğu şeklinde beyanlarda bulunduğunu fakat davacının müvekkil şirkette %50 ortağı olduğuna yönelik kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, aynı şekilde davacının pay defterine kaydedilmiş bir payının da mevcut olmadığını, müvekkil şirketin temsile yetkili müdürü bulunmakta olup temsil konusunda bir sıkıntı yaşanmadığını, Yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi şirketin organsız kalması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davacı yanın istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, hukuki niteliği itibarıyle "Anonim Şirkete Kayyım Atanması" talebine ilişkin olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava süresince şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması ve şirket adına kayıtlı taşınır/taşınmazlara/yapım aşamasında bulunan tekneye tedbir konulması ve muhafaza altına alınması talebine ilişkindir. Mahkemenin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; -Davacı tarafından davalı şirket aleyhine, Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. (İstinaf kaldırma öncesi Bodrum 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas) Sayılı dosya üzerinden Şirket hisse devrinin şirket pay devrine işlenerek ticaret siciline tescili ve ilanı için dava açıldığı, davanın derdest olduğu; - Davalı şirketin hissedarı ... tarafından davacı aleyhine, davacı ile imzalanan hisse devri sözleşmelerinin hisse senedi geçici ilmühaberinde yer alan imzaların davacıya ait olmadığı, davacının, ... ..A.Ş'nin hakim ortağı olduğu, davacı ile davalı arasında hisse devir sözleşmesi yapılmadığı gibi yapıldığı iddia olunan sözleşmede belirtilen bedelin de davacıya ödenmediğinden bahisle, hisse devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti için Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. (Görevsizlik öncesi İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.) dosyası üzerinden dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ...

E. Ve ...

K. Sayılı ilamı ile "Davacı vekilince, davalı ile arasındaki A.Ş hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu, altındaki imzanın davacıya ait olmadığı, bedelin de ödenmediği, yine davaya konu ilmuhaberde davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bu nedenle ilmuhaberenin geçersiz olduğu, en az iki yetkili imzası gerektiği ileri sürülmüş, yapılan incelemede, davaya konu sözleşmede ve ilmuhaberde davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bedelin ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının mesmu olmadığı, bu iddianın alacak davasına konu olabileceği, davacının ..A.Ş 'nin tek yetkilisi olduğu, yönetim kurulu kararı ile ilgili iddiaların davalıya yöneltilemeyeceği kanaatiyle davanın reddine dair yapılan yargılama sonucunda oluşan kanaate göre Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davalı şirket hissedarının davasının reddine karar verildiği; hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 01/11/2023 tarih ve 2023/1618 esas 2023/1688 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulması neticesinde de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/11/2024 tarih ve 2024/94 esas 2024/8043 karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın onanmasına karar verildiği ve hükmün 19/11/2024 tarihinde kesinleştiği; - Davalı tarafça davalı Şirket Aleyhine Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ( İstinaf kaldırma öncesi ... E.) Doğrudan İflas Davası Açıldığı, davalı şirketin mal varlığı üzerine tedbir konduğu, yargılamanın devamı sırasında mahkemece iflas davasının reddine karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 27/02/2020 tarih ve 2020/210 Esas 2020/235 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı ve kaldırma sonrası Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...

E. Numarasını aldığı, İstinaf kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında mahkemece 08.04.2021 tarihli ara karar ile "Davalı vekilinin ihtiyati tedbirlerin kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile, davalı şirket adına kayıtlı ... isimli tekne ve ekipmanları için verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araçların üçüncü kişilere devir ve temlikini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA," şeklinde karar verildiği ve hali hazırda Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...

E. Sayılı dosya üzerinden doğrudan iflas davasınını yargılamasının devam ettiği;

-Davalı tarafça davacı tarafından şirket ortağı sıfatı ile şirkete borç olarak verildiği iddia olunan paralar için İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ...

E. Sayılı dosya üzerinden davacı aleyhine Menfi Tespit davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, henüz kesinleşmediği; -Davalı şirketin 22.06.2020 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yaptığı ve bu toplantıda ayrıca sermayenin artırılmasına karar verdiği; 03.02.2021 tarihinde ise Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yaptığı ve şirket hissedarı ...’in şirketi münferiden temsile yetkili olduğuna karar verdiği, verilen kararlara karşı davacı tarafça davalı şirket aleyhine, genel kurul kararlarının iptali için Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. (Görevsizlik Öncesi Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E.) sayılı dosya üzerinden Genel Kurul kararlarının iptali için dava açıldığı, ilgili dava dosyasında "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davaya konu 22/06/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ve 03/02/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbir kararının Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, masrafın davacı tarafça karşılanmasına " şeklinde tedbir kararı verildiği, davalı tarafça işbu tedbire itiraz edildiği, itirazların mahkemece reddedilerek red kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/921 E. Ve 2022/989 K. Sayılı ilamı ile de davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ilgili dosyanın Bodrum 5. Asliye Hukuk Mahkemesine devri sonucu 2024/88 Esasını aldığı ve işbu dosya hali hazırda derdest olup yargılaması ve mahkemece verilen tedbir kararlarının devam ettiği anlaşılmıştır.

Somut dava dosyasından, taraflar arasında, davacının davalı şirketin hissedarı olup olmadığı hususunu da konu alan dahil olmak üzere birden fazla hukuk davası bulunduğu; Anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olup, davalı şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı, dosyada mevcut Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabına göre davalı şirketi ...'in 16/03/2020 tarihinden aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsile yetkili olduğu, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından yerel mahkemece davacı vekilinin şirkete tedbiren yönetim kayyım atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Davalı şirkete ait taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin ise de, tedbir kararının ancak dava konusu edilen taşınır/taşınmazlar üzerine uygulanması mümkün olduğundan ve davanın anonim şirkete kayyım tayini davası olduğundan, talebin kabulü için gereken yaklaşık ispat şartının da sağlanmadığı anlaşıldığından yerel mahkemece bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin ... isimli henüz yapım aşamasında olan ve ... "İçmeler mevkii No:40, 48400 Bodrum/Muğla" adresinde bulunan tekneye, tüm parçalarına ve ekipmanlarına tedbir konularak muhafaza altına alınmasına yönündeki tedbir talebi hakkında ise; Yerel Mahkemece 6102 Sayılı TTK'nın "2. İhtiyati haciz isteyebilme hakkı" başlıklı 1353. Maddesi gereği tekne üzerine tedbir kararı verilmesi Kanun kapsamında mümkün olmadığından ve üzerine tedbir talep edilen teknenin davanın konusunu oluşturmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, bir isabetsizlik bulunmamakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da yerinde değildir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ticari şirketlerin kendi organları ile idaresi esas olup kayyım atanmasını gerektirecek ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, davanın kayyım tayini davası olup, mahkemece tedbir taleplerinin reddine dair kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 30/04/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/06/2025

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.