Esas No
E. 2024/2945
Karar No
K. 2025/2033
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2024/2945 E.  ,  2025/2033 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1871 E., 2024/1088 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/415 E., 2022/307 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyize konu edilen kararda hüküm altına alınan miktarının duruşma sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalıya ait taşınmazın müvekkiline satımı konusunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin satış bedeli olarak 2019 yılının Temmuz ve Kasım ayları arasında toplam 411.000,00 TL ve 10.000,00 Euro ödediğini ve kendisi yurt dışında olduğu için davalıya taşınmaz alım yetkisini içeren vekaletname verdiğini, ancak davalının bu zamana kadar taşınmazı devretmediğini, müvekkilinin yaptığı araştırma ile taşınmazın ½ payının 03.09.2020 tarihinde üçüncü kişiye satıldığını öğrendiğini, ayrıca davalının müvekkili dışında başka kişileri de aynı vaatle kandırdığını, bu yönde açılmış davaların bulunduğunu ileri sürerek, 411.000,00 TL ile 10.000 Euro’nun ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı; emlakçı olduğunu, davacının kendisinden satın alabileceği taşınmazları listelemesini istediğini, bu doğrultuda yaptığı araştırma sonucunda Muğla İli Bodrum İlçesinde satılık bir ada bulduğunu, adanın davacı tarafından beğenildiğini, paraların davacının sahibi olduğu ... Otel'in havlu çarşaf vb. malzeme gideri ile otelin kira bedeli (100.000,00 TL) için ve davacının evinin ve arabasının sigorta masrafları ile adanın satışı ile ilgili işlemlerin karşılanması amacıyla gönderildiğini, ayrıca gönderilen miktarların davacının ileri sürdüğü miktarlardan farklı olduğunu, 20.000,00 TL'yi davacının eşine verdiğini, paraların davacının iddia ettiği gibi 284 ada 77 parsel sayılı taşınmazda bulunan dubleks meskenin satın alınması için gönderilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın iddiasına göre de sözleşmenin taşınmaz satışını içermesi ve resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, ödemelerin yapıldığı konusunda taraflar arasında çekişme olmadığı, davalının paranın başka amaçla gönderildiği savunmasına dair belge ve bilgi sunmadığı, bu nedenle davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince verdiklerini geri alabileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117. maddesi gereği kural olarak sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğü, ancak iyi niyetli zenginleşenin temerrüde düşmesi için bildirim gerektiği, somut olayda davalının iyi niyetli olmaması nedeniyle ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 411.000,00 TL'nin (35.000,00 TL'sinin 05.07.019 tarihinden, 55.000,00 TL'sinin 12.07.2019 tarihinden, 50.000,00 TL'sinin 16.08.2019 tarihinden, 10.000,00 TL'sinin 28.08.2019 tarihinden, 120.000,00 TL'sinin 17.09.2019 tarihinden, 85.000,00 TL'sinin 19.09.2019 tarihinden, 50.000,00 TL'sinin 02.10.2019 tarihinden, 6.000,00 TL'sinin 11.11.2019 tarihinden itibaren) ve 10.000,00 Euro'nun 03.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, Türk Lirasına ilişkin havale dekontlarında "tapu için" ibaresinin bulunduğu, davacının davalıya para gönderdiğini delil olarak sunduğu dekontlarla ispatladığı, her ne kadar 10.000 Euroluk dekontta açıklama bulunmasa da her iki dekontun arka arkaya olması, davalı tarafça paranın alındığına itiraz edilmemesi, aynı banka ve aynı hesaptan gönderilmesi karşısında tüm dosya kapsamına göre davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; Türk Lirası olarak yapılan havalelerden farklı olarak 10.000 Euro'ya ilişkin havale dekontunda bir açıklamanın bulunmadığı, davacının müvekkiline kendisi adına yapılan işlemler nedeniyle borçlu olduğunu, bu havalenin borç ödemesi olarak gönderildiğinin kabulü gerektiğini, Mahkemece havalelerin arka arkaya yapılmış olması nedeniyle 10.000 Euro'nun da aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı kabulünün hukuka aykırı olduğunu, ayrıca faiz başlangıç tarihlerine yönelik istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.

1.Dosyadaki bilgi ve belgeler kararda belirtilen gerekçelere, göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

2.6098 sayılı Kanun'un 117. maddesine göre, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Kanunun iyi niyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.3/1). Sebepsiz zenginleşmede, zenginleşmeyi iade edeceğini ve dolayısıyla zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetli zenginleşendir (Prof Dr. ... ..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınları, 2008-İstanbul(10.Bası), sy.846 ).

İlk Derece Mahkemesince; davalının iyi niyetli olmadığı, bu nedenle kendisine ihtar çekilmesine gerek olmaksızın paraların gönderildiği tarihte temerrüde düştüğü gerekçesiyle, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ise de; somut olayda, havalelerin bir kısmında "tapu için" açıklamasının bulunduğu, her iki tarafın da yapılan ödemeler için bir sebep gösterdiği, aralarında resmi şekilde yapılmış bir taşınmaz satış sözleşmesi olmasa da tarafların her zaman resmi sözleşme yapabilecekleri yahut edimlerini ifa ederek sözleşmeyi geçerli hale getirebilecekleri birlikte gözönüne alındığında, davalının ödeme tarihlerinde haklı bir sebep olmadan zenginleştiğini ve zenginleşmeyi iade etmesi gerektiğini bilmesi gerektiğinden söz edilemeyeceği, iyiniyet asıl olup, aksinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır.

Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davalının temerrüdü için bildirim gerektiği, dava tarihinden önce bildirim yapılmadığı dikkate alınarak, hükmedilen tutarlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bun yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 maddesinin hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin sair temyiz taleplerinin reddine,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hükümdeki "Açılan davanın KABULÜ ile" ibaresinden sonra gelen paragrafın metinden çıkartılarak yerine "411.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 10.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal (3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesinde öngörülen) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog