7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/12832 E. , 2025/6417 K.
"İçtihat Metni"
sanık ...
Sanık ... ve anılan sanık müdafiin temyiz istemleri yönünden; Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2013/1591 Esas, 2015/976 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, sanığın 06.04.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz, sanık müdafiin 08.04.2016 tarihli dilekçe ile infaz durdurma, temyiz ve eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla, her ne kadar Mahkemece 18.04.2016 tarihli ek karar ile sanığın temyiz istemi ile sanık müdafiin temyiz isteminin reddine karar verilip, usulüne uygun tebliğ edildiği ve bu karara karşı temyiz taleplerinin bulunmadığı, ayrıca dosya içerisinde eski hale getirme şartları bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ...'un temyiz istemi yönünden; 11.12.2015 tarihinde usûlüne uygun tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 21.12.2015 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ...'in temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ... ve
Anılan Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
Gıyabi kararın sanığın Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesince 06.11.2015 tarihinde 2015/381 Talimat ile alınan savunmasında beyan etmiş olduğu ''... Cad. ... Apt.No:4/1 Şahinbey/Gaziantep" adresine yapılan karar tebligatının adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade olmasından sonra aynı zamanda Mernis adresi de olan bu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın temyiz süresini geçirdikten sonra müdafiin eski hale getirme talebi ile 06.04.2016 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu olayda eski hale getirme şartları bulunmadığından 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ...'un
Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ...'un yokluğunda verilip 11.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 21.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'un temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDDİNE, III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Anılan Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanığın eylemi 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi kapsamında kaldığı halde bu hususta hüküm kurulmaması,
3.Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.