3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/1490 E. , 2025/629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; 17.09.2018 tarihli "2014/6 İşletme Numaralı .... Jeotermal Sahasının Elektrik Enerjisi Üretmek Amacıyla Kiralama Sözleşmesi" ile davalı kiraya veren adına düzenlenmiş 2014/6 numaralı işletme ruhsatına konu .... Jeotermal Sahasının davacı tarafından jeotermal kaynağa dayalı elektrik enerjisi üretmek üzere kiralandığını, 2104/6 numaralı ruhsat alanının koordinatları içinde yer alan parsellerin zeytinlik ve incirlik alanlardan oluşan tarım arazileri olduğunu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un (3573 sayılı Kanun) 20. maddesi ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun (5403 sayılı Kanun) 13. maddesi hükümlerine göre bu alanda jeotermal elektrik üretimi için sondaj yapmanın ve tesis kurmak mümkün olmadığını, sondaj açma izin taleplerinin ve davalının taşınmaz cinsi değişikliğine ilişkin talebinin idarelerce reddedildiğini, sondaj faaliyetlerine devam etmek hukuken mümkün olmadığından kira sözleşmesinin kurulduğu an itibariyle "hukuki imkansızlık nedeniyle" batıl olduğunu ve imkansızlığın halen devam ettiğini ileri sürerek taraflar arasındaki 17.09.2008 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitine, davalı tarafa verilen 4.200.000,00 TL tutarlı, kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; imkansızlığın söz konusu olmadığını, davacı şirketin idari makamlardan görüş almakla beraber resmi olarak başvuruda bulunarak idari işlemi başlatmadığını, davacı şirketin kendisinin ihmali ve eylemsizliği bulunduğunu ve sözleşmeden doğan sorumluluklarından kaçmak saikiyle hareket ederek sözleşmeyi feshetme yollarını aradığını, davalının sözleşmeye göre banka teminat mektubunu irat kaydetme hakkı bulunmasına rağmen bu hakkını uzun bir süre kullanmadığını ve sözleşmenin devamını sağlamaya çalıştığını, kiracının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tesisi yapmaktan ve işletmekten vazgeçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı .... San. Paz. Tic. Ltd. Şti. (...) tarafından Sultanhisar Jeotermal sahasında elektrik enerjisi üretmek amacıyla başvurusu üzerine belediyenin 2014/6 nolu işletme ruhsatı verdiği, .... şirketinin enerji üretimi tesisi inşa etme izin talebin ret edildiği, idari işlemin iptali için idare mahkemesinde açılan dava sonucunda söz konusu yerde jeotermal enerji üretimi tesisi açılmasına imkan veren yönetmeliğin iptal edildiği ve davanın reddine karar verdiği, kararın temyiz üzerine 01.12.2020 tarihinde kesinleştiği, ... şirketinin kiralananda jeotermal enerji üretimini yapılamayacağına dair idare kararının iptali için açtığı davanın sonucunu beklemeksizin kiralananı davalıya devrettiği, davalının ise kiralananı 17.09.2018 tarihinde davacıya kiraya verdiği, davalının aynı ruhsatla jeotermal enerji üretimi için ihtiyaç duyulan kuyunun açılması için yaptığı başvurunun, 3573 sayılı Kanun’un 20. maddesi ve 5403 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca reddedildiği, anılan maddeler yürürlükte olduğundan sözleşmenin kurulduğu sırada kanunun amir hükümlere aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 17.09.2018 tarihli kira sözleşmesinin hukuki imkansızlık nedeniyle hükümsüz olduğunun tespitine, 4.200.000,00 TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiş; karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2014/6 ruhsat numaralı M20A1 VE M20A2 pafta yer alan arazinin ruhsatının, dava dışı ... tarafından davalı şirkete jeotermal kaynak işletme amacıyla devredildiği, aynı yerin 17.09.2018 tarihli sözleşme ile davalı tarafından davacıya kiralandığı, ruhsat sahası hakkında ...'in kuyu açma izin başvurusu reddedilip idare mahkemesine açılan ret işleminin iptali davasının da reddedildiği, 01.12.2020 tarihinde kesinleşen mahkeme kararından sonra, kira sözleşmesine konu sahanın hukuki durumu hakkında sonradan bir kanuni değişiklik yapılmadığı, ruhsat sahasının niteliğinde, kapsamında, bağlı olduğu mevzuatta bir değişikliğe gidilmediği, kullanıma elverişli olmadığı, tarım arazisi olduğu, jeotermal kaynak işletme tesisi kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalı şirketin belediye şirketlerinin kurduğu bir şirket olması sebebiyle kamu hizmeti gördüğünü ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının sözleşmeden cayma yolu aradığını, sözleşme öncesi tüm fizibilite çalışmalarını ve maliyet hesaplamalarını yaparak işe başlayan davacının basiretli davranmakla yükümlü olduğunu, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sahanın zeytinlik olmasının sondaja engel olmadığını, sondajı yapıp santrali farklı bir yere kurabileceğini, sondaj yapılıp elektrik üretilebilmenin davacı sorumluluğunda olduğunu, ortada konusu imkansız ya da ahlaka aykırı bir sözleşme olmadığını, keşif yapılmadan ve bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, eda davası gibi nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin hükümsüz olduğunun tespiti ile teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasındaki 17.09.2018 tarihli kira sözleşmesinin 3. maddesinde "Sözleşmenin öncelikli konusu 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve doğal Mineralli Sular Kanunu hükümleri uyarınca, kiraya veren adına düzenlenmiş 2014/& ruhsat nolu işletme ruhsatına konu Sultanhisar Jeotermal Sahasının Kira Sözleşmesi ile jeotermal kaynağa dayalı elektrik enerjisi üretmek üzere sözleşme karşılığı kiraya verilmesidir." hükmüne yer verilmesine, ancak kiralananın tarım arazisi niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. Maddesinde; yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı, (1) sayılı Tarifenin "III-Karar ve ilam harcı" başlıklı (1/a) maddesinde ise; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı düzenlenmiştir. Eldeki davada, davacı tarafça kira sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ve teminat mektubunun iadesi talep edilmiştir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; tespit talebi yönünden sözleşmede kararlaştırılan yıllık sabit kira bedeli olan 607.135,00 TL ile teminat mektubu bedelinin toplamı üzerinden nisbi karar ve ilam harcı alınması gerekirken sadece teminat mektubu bedeli üzerinden harç alınmış olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendi çıkartılarak yerine; ''4-Kabul edilen 4.200.000,00 TL teminat mektubu bedeli ile son yıl kira bedeli 607.135,00 TL toplamı üzerinden hesaplanan 328.375,00 TL karar ve ilam harcından 71.725,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 256.649,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.