20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2025
NUMARASI : ....
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk mahkemesince verilen 30/05/2025 tarih ve 2025/138 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markasının mevcut sahibi olduğunu, davalının “..... adresindeki “... ...” ibareli markasal kullanımlarının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davalı şirket yetkililerinin, marka hakkına tecavüz suçundan haklarında yürütülen soruşturma kapsamında davalı şirket ortağı olan ... ile "..." markasının önceki sahibi ... arasında lisans sözleşmesi imzalandığını savunduğunu, davalının lisans hakkı sahibi olduğu herhangi bir sözleşme bulunmadığını, ... ile imzalanan marka lisans sözleşmesine göre, lisansın, lisans alan tarafından bizzat işletilecek olan tek bir işletmeye mahsus olduğunu, ...'in şirket ortağı olmasının şirketin kullanımının marka hakkına tecavüz olmasını değiştirmediğini, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, sözleşmenin ... tarafından derhal haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, yasaklanması ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ayrıca, dava kesinleşinceye kadar davalının "....." adresindeki işletmede "... ..." ibareli kullanımlarıyla davacı müvekkile ait marka haklarına karşı gerçekleştirdiği tecavüz teşkil eden fiillerinin tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına, "..." ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelaların kaldırılarak bunlara el konulmasına, aynı adresteki "..." ibaresinin yazılı olduğu her türlü emtia ve tanıtıcı ürüne el konulmasına ve el konulan ürünlerin masrafı davalı tarafa ait olmak üzere mahkemece uygun görülecek bir yerde saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen adreste restoran faaliyeti bulunmadığını, .... ...adresinde işletmenin ise ... tarafından işletilmeye başlandığını, dava dışı ...'in markasını hiçbir sınıfta fiilen kullanmadığını, "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu, bu isimde yüzlerce restoran bulunduğunu, bu restoranların "..." ibaresinin önündeki isimle birbirinden ayrıldığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı markasının iptalinin söz konusu olduğunu savunarak, ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden ".... ... ...." adresindeki işyerinde Ankara... tarihli yazısı ekindeki belgeden dava dışı gerçek kişi ...'in faaliyette bulunduğu, dava dilekçesinde her ne kadar "72" numaralı işyeri belirtilmiş ise de dosya kapsamında alınmış bir delil tespit raporunun bulunmayışı, davalı vekilinin 72 numarada restoran faaliyeti yürütülmediği yönündeki savunması, yine cevap dilekçesi ekinde dava dışı ... ile ... arasında Ankara 20. Noterliğinde düzenlenen lisans sözleşmesi ile 2013/94856 sayılı ve "... ... ..." ibareli markaya ilişkin lisans sözleşmesi bulunduğu, bu aşamada HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 30.04.2025 tarihli dilekçelerinde tecavüzün 70 ve 72 nolu adreslerde gerçekleştirildiğini belirttiklerini, dava açıldıktan sonraki tarihe ait yazar kasa fişine göre, davalının söz konusu işletmenin sahibi olduğunu, davalı yanın dayandığı 30.12.2024 tarihli lisans sözleşmesinin öncelik hakkı sebebiyle müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, SMK'nın 155. maddesi uyarınca ve sözleşmeye aykırı kullanım sebebiyle davalının lisans sözleşmesi savunmasına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, koşullarının oluşması halinde yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir talep edilmesinin tabii olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 14/07/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...