Esas No
E. 2025/412
Karar No
K. 2025/374
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2025/412 K. 2025/374 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2025/412, K. 2025/374, T. 01.07.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2025/412
Karar No
2025/374
Karar Tarihi
01.07.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/412
KARAR NO: 2025/374
DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2020
KARAR TARİHİ: 01/07/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesi .../... E sayılı takip dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine girişmiş olduğunu, borçlu icra dosyasına yaptığı haksız itirazı ile icra takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğu, ... tarihli borca itiraz dilekçesi ile borçlu " aradaki hukuki ilişkiyi kabul etmiş ve fakat borcun itfa edildiğini " beyan ve iddia etmiş olduğunu, takibe itiraz dilekçesinde aradaki hukuki ilişkiyi kabul eden borçlu, itfaya mütedair herhangi bir yazılı belge sunmamış olduğu, salt takibin durdurulabilmesi için huzurdaki haksız itirazını İcra Müdürlüğüne beyan etmiş olduğu, yerleşik Yüksek Yargıtay İçtihatları ile de sabit olduğu üzere borçlu ; İtiraz dilekçesi ile sunduğu beyanları genişletemeyeceği, hukuki ilişkiyi kabul etmek ile birlikte artık ilgili bedellerin ödendiğini ispat ile mükellef olduğu, itfa iddiasını borçlu ispatla mükellef olduğu, haksız ve kötüniyetli (salt takibi durdurma maksatlı) itirazın iptali ve diğer taleplerinin kabulü maksadıyla huzurdaki davayı ikame etmelerinin zaruri olmuş olduğunu, öncelikle davalının ikrar mahiyetindeki borca itiraz dilekçesi esas alınarak ( ve hiçbir ödeme dekontu vb belge sunmadığı göz önüne alınarak ) borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malının tespiti ile bu mallar üzerine alacak talebimize şamil ihtiyati haciz tatbikini, yapılacak yargılama neticesinde borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi .../... E Sayılı takip dosyasına yapılan tüm itirazlarının iptaline,mevcut alacağa borç hakkında ilk muttali tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile takibin kaldığı yerden devamına ; haksız ve sırf takibi sürüncemede bırakmak için itirazda bulunan borçlunun aleyhine takibin asgari %20'si oranında haksız inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; İcra takibi Antalya ... İcra Müdürlüğünün (Genel İcra .../... E.) .../...

E. Sayılı dosyasına ilişkin olduğunu, bu dosyaya yapılan borca İtirazın (zamanaşımı) iptali ile takibin devamına yönelik bir dava olduğunu, Antalya ...

İcra Müdürlüğünün .../...

E. Sayılı dosyasına verdiğimiz ...

tarihli dilekçe ile borca itiraz ile takibe konu bonoların üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu sebeple alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla itiraz etmiş ve itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ... tarihinde karar verilmiş olduğunu, her ne kadar icra takibinde örnek no:7 İlamsız takiplerde ödeme emri çıkarılmış ve adi takip yapılmış ise de takibe konu belgeler (bonolar) ticari emtia olup, davaya bakmaya antalya nöbetçi ticaret mahkemesi görev ve yetkilidir. görev itirazında bulunduklarını ve görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, yetkili ve görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, takibe konu bonolar, her biri ... tanzim tarihli olup, ... vadeli olan ... TL, ... vadeli olan, ... TL. miktarlı, ... vadeli olan, ... TL. miktarlı, ... vadeli olan ... Tl. miktarlı, ... vadeli olan ... TL. miktarlı ... vadeili olan, ... TL. miktarlı bonolar icra takip tarihine göre on yıl geçmiş olduğunu, bonolar, üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, üç yıllık zamanaşımı dolmuş olduğunu, üç yıldan sonrası ise bir yıl içinde sebebiz zenginleşmeden dolayı keşideciye başvurabileceği, bu bir yıllık süre (zamanaşımı da) dolmuş olduğunu, bu bir yıllık zamanaşımı da dolduktan sonrası, davacı alacaklı işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Yargıtay HGK.nun ... tarih ve E:../...-... E. .../...

K. Sayılı kararı yazımız ekinde sunulmuş olduğunu, haksız açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, haksız dava ve takip sebebi ile alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine karar verilme sini talep ettiğini, izah edilene sebeplerle, zamanaşımı itirazının kabulü ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, haksız dava ve takip sebebi ile alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının, davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali davasıdır. 01/01/2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinden sonra gelmek üzere "3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A -(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bahsi geçen düzenlemeye menfi tespit ve istirdat davaları yönünden 28/03/2023 tarihinde ekleme yapılmış, 01/09/2023 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. 7155 Sayılı Kanun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna 4.bölümden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabulucuk başlığıyla" 5.bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiştir, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. "Dava şartı olarak arabuluculuk " MADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecini aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir.

Dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir örneğinin fiziki olarak dosya kapsamında yer almadığı, ayrıca UYAP sistemi üzerinden dava dilekçesiyle birlikte sunulan diğer eklerde de arabuluculuk sonuç tutanağı aslının yahut onaylı örneğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyanın Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile davanın TTK'nun 4/1-a maddesi gereği Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile dosyanın mahkememize tevzii edildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafa Mahkememizce 7155 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca davacıya zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın ibraz etmesi amacıyla kesin süre verilerek, davacıya ihtarat yapılmış, çıkartılan tebligat davacıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davacı verilen kesin süre içinde dava tarihinden ve dosyanın mahkememize tevzii tarihinden önce zorunlu arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin arabuculuk tutanağını mahkememize sunamadığı görülmekle; Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği kanaati ile davanın dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın HMK'nın 115/2 ve 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL'den mahsup edilerek fazla alınan ... TL 'nin kararın kesinleşmesinin ardından istek halinde davacıya İADESİNE,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi gereği ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Yatırılan teminatın ve gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog