7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5127
- Karar No
- 2025/965
- Karar Tarihi
- 20.02.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
7. Hukuk Dairesi 2024/5127 E. , 2025/965 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bozma ilamına uyularak Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1627 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 daireli binayı 26.05.2016 tarihinde satın aldığını, davalılara ihtarname gönderilmesine rağmen işgal etmeye devam ettiklerini ileri sürerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 1995 yılında daireyi ...’tan kiraladığını, halen kirayı ona ödediğini, işgalci olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... duruşmalardaki beyanında, taşınmazda kiracı olduğunu, kira sözleşmesi bulunduğunu, 15.09.2016 tarihinde tahliye ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Asli müdahale talebinde bulunan ... vekili 01.12.2016 tarihli dilekçe ile dava konusu binayı 1985 yılında müvekkilinin yaptırıp kullandığını ve kiraya verdiğini, davalı olarak gösterilen ... ve oğlu ...’un dava konusu binayla ilgisi olmadığını, diğer davalılar ... ve...’in müvekkilinin kiracısı olduğunu, bina hakkında hak iddia etmesi nedeniyle Mahkemece asli müdahillik talebi için kendilerine süre verilmesi gerektiğini veya mahkeme maddi hata olduğunu düşünüyorsa davanın müvekkiline yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2016/360 Esas, 2018/413 sayılı kararında; davanın bir kısım davalı yönünden husumetten, bir kısım davalı yönünden esastan reddine, asli müdahilin talebinin reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/141 Esas, 2019/652 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, asli müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli kararının bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2019/4098 Esas, 2021/3832 Karar sayılı ilâmı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak 24.03.2022 tarihli ve 2021/1293 Esas, 2022/518 sayılı kararında davalılar ... ve ... yönlerinden davanın reddine, davalı ..., ... ve dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairemizin 24.10.2023 tarihli ve 2023/4506 Esas, 2023/4997 Karar sayılı ilâmında; "1.Davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, Mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinden ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)
Davacı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 356. maddesi uyarınca duruşma açılarak karar verilmesine rağmen “duruşma açılmadığından taraf vekilleri lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi” ve davalı ... vekili Av. ... Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce baro levhasından silinmiş olup vekillik sıfatı kalmamış olmasına rağmen davalı ... yönünden dava reddedilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
3.Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
El atmanın önlenmesi davası haksız fiile dayalı olduğundan zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince zorunlu dava arkadaşı olduğu kabul edilerek ... T.C. Kimlik numaralı ...’un davaya dahil edilmek suretiyle hakkında hüküm verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalılar ... ve ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, dahili davalı ... aleyhine usulüne uygun bir dava açılmamış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a)Davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini,
b)Doğru kişiler aleyhine dava açıldığını,
c)Davalı ... yönünden 30.04.2019 tarihli kararın nispi temyiz harcı yatırmadığından kesinleştiğini, bu kesinleşmeden sonra adı geçen davalı yönünden verilen tüm kararların maddi hataya dayalı olup kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a)Müvekkilinin taşınmazda işgalci olmadığını, kiracı olarak ikamet ettiğini,
b)Dahili davalı ... tarafından taşınmazın semerelerinde faydalanıldığı,
c)Müvekkilinin taşınmazı tahliye ettiğini, aleyhine kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a)Müvekkili yönünden dava reddedilmiş olmasına rağmen lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
b)Hükmün bu yönde düzeltilerek onanması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozma ilâmına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ... vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Kanun'un 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır. Yine aynı kanunun 330. maddesine göre de kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Somut olaya gelince, davada haklı çıkan ve kendisini vekille temsil eden davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kendileri yönünden davanın reddine karar verilen davalı ... ve ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki yukarıda belirtilen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekili ve davalı ... vekilinin VI.B.1. bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... vekilinin VI.B.2. bentte yazılı nedenlerle vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlerinin kabulü ile;
a)Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine" ibaresinin yazılmasına,
b)Hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin B fıkrasında yer alan "davalılardan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı ... ve ...'tan " ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.