Esas No
E. 2025/33
Karar No
K. 2025/3441
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2025/33 E.  ,  2025/3441 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/718 E., 2024/2591 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nurdağı 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

SAYISI: 2017/401 E., 2021/132 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkili ...'nın gebeliğinde ikili ve üçlü testlerin ve renkli ultrason yapılmış olmasına rağmen kendilerine bebeğin ense kalınlığı kalp kapakçığındaki ve burun kemiğindeki olağan dışı durumdan ve down sendromundan bahsedilmediğini, doğumdan sonra bebeğin (...) down sendromlu olduğunun kendilerine söylendiğini, davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle bebeğin down sendromlu olarak dünyaya geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişken hakları saklı kalmak ve sonra arttırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (tedavi gideri, kazanç kaybı, alışma gücünün yitirilmesinden doğan kayıplar, şeklinde genel olarak bahsedilmiş) müvekkili ... için 100.000,00 TL, ... ve ... her biri için 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; davacı ...'nın hastaneye ilk geldiğinde 12 haftalık gebe olduğunu, ikili test önerildiği halde yaptırmadığını, 4. ayda üçlü test yapıldığını, bu testte ise down sendromu olasılığının düşük çıktığını, davalı doktorun davacıyı 5.aydan itibaren takip ettiğini ve doktor tarafından yapılan hiçbir tetkik ve ultrasonografilerde anomali saptanmadığını, doktorların tıbbın gereklerine uygun hareket ettiğini, down sendromunun anne karnındayken kesin teşhis ve tedavisinin bulunmadığını, tarama testlerin önemli olduğunu, bebeğin down sendromlu olmasının doktor ve hastanenin kusur ve ihmali ile ortaya çıkan bir durum olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumundan ve Mahkemece oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan raporlarda gebelik kontrolünde yapılması gereken bütün testlerin yapıldığı, yapılan testlerin sonuçlarında down sendromu riski bulunmadığı, davalı doktor ve davalı hastanenin davacıların müşterek çocuklarının down sendromlu olarak dünyaya gelmesinde vekalet sözleşmesi kapsamında özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışlarının olmadığı yönünde tespitte bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; müvekkillerinin gebelikte tarama testlerini ve renkli ultrason yaptırdıklarını, davalı doktorun anne karnındaki ceninin gelişiminde hiçbir olumsuzluk, sıra dışı durum ve riskli gebelik halinin bulunmadığını söylediğini, ilgililerin ceninin ense kalınlığı kalp kapakçığı ve burun kemiğindeki olağan dışılığı iletmediklerini, bilirkişi raporlarında rutin testlerin yanı sıra inceleme yapan doktorun bu konuda bir değerlendirme yapmamış olmasının tartışılmadığını, doktorun down sendromunun bulunabileceğini ihtimal dahilinde bile belirtmediğini, yapılan tarama testleri ve ultrason ile tespit edilebilmesi gerektiğini, doktorun kayıtları doğru tutmadığını, ultrason kontrollerinde down sendromu şüphesi uyandırabilecek cenin ense kalınlığı ve burun kemiği verilerinin tedavi evraklarında yer almadığını, davalının şüphe uyandırabilecek ölçümleri gerçekleştirseydi amniyosentez uygulamaları yoluyla kesine yakın veriler elde edilebileceğini, bilirkişi raporunda bu olguları ve tıbbi araştırma seneklerini değerlendirmediğini, bilirkişinin renkli doppler kayıtlarını inceleyerek o tarihte down sendromlu olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağına yönelik değerlendirme yapmadıklarını belirterek, kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tıbbi uygulama hatasına dayanan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.

Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle alınan bilirkişi raporlarında ikili testin istendiği halde davacı tarafça yapılmadığı, üçlü test sonuçlarında down sendromu riskinin bulunmadığı, obstetrik renkli doppler ultrasonografisi sonucunda herhangi bir patolojinin tespit edilemediği, yapılan hiçbir testte risk saptanmadığı, down sendromunun tespiti için davalı doktorun özen yükümlülüğünü yerine getirdiği yönünde görüş bildirilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.