19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/595
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/01/2025
NUMARASI:2023/173 Esas - 2025/22 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/07/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigortalı bulunan ... A.Ş'ye ait ... plaka sayılı kamyonetin, ... şirketine ait şantiyede işi gereği park halindeyken davalı şirketin maliki, davalı ...'ın sürüsücü olduğu ... plaka sayılı eksvatörün çarpması neticesinde 10/07/2021 tarihli trafik kazasının meydana geldiğini, iş bu kaza neticesinde sigortalı araçta maddi hasar oluştuğunu, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin iş bu kaza nedeniyle hak sahibine 39.677,43-TL ödediğini, davacı tarafından davalı sorumlular aleyhine... sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini fakat davalılar tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, takibin yasa gereği durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Dava konusu trafik kazasına karışan ekskavatörün sigortalılık durumu neticesinde husumetin yöneltilmesi gereken kişinin değişme ihtimalinin bulunduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, ilgili kurumlara müzekkere yazılarak kazaya karışan ekskavatörün kaza tarihi itibari ile sigortalılık durumu sorgulandığında, kaza tarihinde sigortalı olduğunun bildirildiği, ekskavatörün sigorta dolayısı ile teminat limitinin 43.000 TL olduğu, bilirkişilerce tespit edilen miktarın bu limitler dahilinde kaldığı anlaşıldığından husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle;Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; dava konusu kazadan kaynaklanan tazminat giderlerinde davalıların sigortacısının sorumluluğunun bulunmadığı, kazanın karayolu dışında meydana gelmesi nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında olmayacağı, bu nedenle eldeki davayı sigorta şirketine yöneltmedikleri, kazaya sebebiyet veren aracın maliki ve sürücüsü bulunan davalıların sorumluluklarının bulunduğu, bu nedenle mahkemece hatalı değerlendirme sonucunda pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava, kasko poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan sigortacının, ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, sigortalısına ödediği bedelin, kaskolu araçta hasara neden olan aracın işleteni ve sürücüsü olan davalılardan rücuen tahsili için icra takibi başlatmış; davalıların itirazı üzerine duran ilamsız icra takibine devam edebilmek için de eldeki davayı açmıştır. 01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesi; "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. "hükmünü amirdir hüküm gereği, davacının rücu talebini öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. (-bkz..Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/9080 E. - 2016/3878 K. sayılı kararı-)Davacı taraf istinaf talebinde kazanın kara yolu dışında meydana geldiği, dava dışı ... Sigorta Şirketine yapılan başvurunun bu nedenle reddedildiği ve davanın bu nedenle davalılara yöneltildiği iddia edilmiş olmakla bu husustaki uyuşmazlığın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.Bu açıdan köy, orman, dağ, bağlantı sağlayan tarla ve yayla yolları da karayoludur.Somut olayda, işleteni davalı şirket olan ... plakalı eksvatörün davacı şirkete sigortalı ... plakalı araca şantiye alanında çarpması nedeniyle hasarlanmasına sebep olduğu, davacının sigortalısının haklarına halef olarak ödemiş olduğu bedelin rücusu amacıyla başlatmış olduğu ilamsız takibe itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmuştır. Az yukarıda da açıklandığı üzere, Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip, karayolu veya karayolu sayılan bir yol ile bağlantılı olan bir alanda meydana gelmesi halinde de kaza karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmelidir.Bu kapsamda somut olayda kazanın şantiye sahasında gerçekleşmiş olmasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/a maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, (-bkz..Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/3377 E. - 2024/7449 K. sayılı kararı-) davacı tarafça yapılan ödemenin davalı eksvatörün ZMM sigortacısından talep edilebileceği hususunda duraksama bulunmamaktadır.Tüm bu açıklamalardan sonra; davacı tarafça zararın tazmini talebinin kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta AŞ'ye Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. Maddesi gereği yöneltildiği ancak istinaf dilekçesi ekinde sunulan 02/12/2021 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere talebin reddedildiği hal böyle olunca davanın zarar sorumlusu olan davalılara yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, yargılama sonunda varılacak sonuca göre davalı tarafın ZMM sigortacısına rücu edebileceği anlaşılmakla Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosyada aldırılan 30/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu talep edilen alacak miktarının (33.624,94 TL + 6.052,49 TL KDV olmak üzere 39.677,43 TL) kadri maruf olduğu tespiti yapıldığından ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşıldığından,davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince davanın kabulü ile, davalıların ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline takibin devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.