Esas No
E. 2021/25880
Karar No
K. 2025/3752
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/25880 E.  ,  2025/3752 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/221 E., 2020/3298 K.
SUÇ: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece

Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2018/491 Esas, 2019/613 Karar sayılı kararı ile sanığın işgal ve faydalanma suçundan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1, maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50, 52, 62. maddeleri uyarınca 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2020/221 Esas, 2020/3298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın işgal ve faydalanma suçundan 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2, 5237 sayılı Kanun'un 50, 62. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın cezasında indirim yapılmasının haksız olduğuna, yapının değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmediğine, Bölge Adliye Mahkemesinde duruşmaya katılmış olmalarına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğine ve re'sen nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; suç işleme kastının olmadığına, aleyhe bozma yasağının dikkate alınmadığına, bilirkişi raporuna aykırı karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dava konusu alanın bulunduğu yerde Mahkemece yapılan keşif sonrasında orman mühendisi bilirkişi raporunda, suça konu yerde orman kadastrosunun kesinleştiğinin dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda ise suça konu yerin 10.07.2009 tarihli mera tespit tutanağına göre tespit edilen alanın tescilsiz mera alanı içinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla, bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için, hava fotoğrafları, memleket haritası, amenajman planı ve varsa kadastro tutanaklarının getirtilerek, orman ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi, ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişinin bulunduğu 3 kişilik heyet ile yeniden keşif yapılarak, suça konu yerin orman tahdit çalışmaları tarihi itibarıyla orman, ziraat, mera vb. vasıfları kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,

2.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.