Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/345
Karar No
K. 2023/345
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/345 Esas - 2024/665

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/345 Esas
KARAR NO: 2024/665
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALILAR: 1- .....

2......

VEKİLİ: Av. .....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/05/2023
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
YAZIM TARİHİ: 28/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adi ortaklığın müvekkiline olan fatura borçları nedeni ile .....

E. Sayılı dosya ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ekte yer alan fatura ile fatura alacağına ve hesap ekstresine dayanarak icra takibi başlattığını, davalının borçlu borcun tamamına, faizine, tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, ..... tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı ve müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin ekte sunulan faturanın düzenlendiğini, davalı, alacakları likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötü niyetli, olarak itiraz ettiğini, davalı tarafından müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmemiş olup icra dosyasına konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğunu, müvekkili şirketin davalıya ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alım satımı yapılmış olup bunlara istinaden ekte de sunulan faturaların düzenlendiğini, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davalı tarafından .....

E. Sayılı İcra dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... Ortaklığının, " ..... " projesini üstlenmiş ve bölgede faaliyetlerini sürdürdüğünü, Ortaklık tarafından ...ile aralarında yapılan ticari mal alım satım işi yönünde anlaşma sağlanmış, bu kapsamda ...tarafından gerçekleştirilen işlere yönelik tüm ödemelerin ortaklık tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, buna rağmen ..., Ortaklık aleyhine, ..... E. sayılı dosyasıyla haksız olarak ilamsız icra takibi başlattığını, ortaklık tarafından 17.03.2023 tarihinde, icra takibine itiraz edildiğini ve haksız takibin durdurulduğunu, nitekim, ...aynı dosya için 13.04.2023 tarihinde, tekrar ödeme emri gönderilmesini talep ederek, bu defa ortaklık ve ... aleyhine ödeme emri gönderdiğini, icra takibinde sadece ortaklık taraf olarak gösterilmiş, buna rağmen ..., icra takibine hukuk aykırı şekilde sonradan taraf eklenmesi kabul edilmeyeceğini, ortaklığın ...'e herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu iş, ... ve ... arasında kurulan iş ortaklığı tarafından gerçekleştirildiğini, adi ortaklığın nitelik itibariyle tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığa karşı icra takibinin ve devamında huzurdaki davanın adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklara açılması; her bir ortağın taraf olması ve her bir ortağa ayrı tebligat yapılmasının gerektiğini, icra takibi ile itirazın iptali davası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, icra takibi iş ortaklığı aleyhine başlatılmış, bu sebeple, davanın tarafının da ortaklık olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, ..., huzurdaki dava ile tek taraflı olarak düzenlediği ve Ortaklığın kabul etmediğini; 29.07.2022 tarihli, ... fatura numaralı, "Polyester Keçe 500 gr/m²" içerikli 11.099,40 TL bedelli, 24.08.2023 tarihli, ... fatura numaralı, " ..... ” içerikli 36.773,40 TL bedelli, 06.10.2023 tarihli, ... fatura numaralı, " ..... " içerikli 9.450,80 TL bedelli, 10.10.2022 tarihli, ... fatura numaralı, "Polyester Keçe 500 gr/m²" içerikli 891,00 TL bedelli faturaların tahsilini talep ettiğini, ...'in iddialarının aksine, icra takibine dayanak olan faturaların gerçekleri yansıtmadığını, söz konusu faturalar Ortaklık tarafından kabul edilmemiş ve ortaklığın ticari defterlerinde işlenmemiş olduğunu, ..., gerçekleştirmediği mal alım satım işi için, gerçekleri yansıtmayan tek taraflı faturalar düzenleyerek sebepsiz zenginleşmeye çalışmakta olduğunu, ...'in "sözde" alacaklarını, hiçbir somut delille ispat edememiş, söz konusu fahiş tutarlı talebini, yalnızca faturaya dayandırmış, ... iddiaları, gerçekleri yansıtmadığını, iddia eden tarafın iddiasının ispatlama yükümlülüğünün bulunduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

- ..... esas sayılı icra takip dosyası, -Taraf ticari defterleri ve kayıtları, -Arabuluculuk son tutanağı ve başvuru evrakları, -Bilirkişi raporu:

20/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası, davacı ve davalı ortaklığın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı şirket tarafından davalı şirketlerin iş ortaklığı adına 22.08.2022 tarihli ve 11.099,40 TL, 24.08.2022 tarihli ve 36.733,40 TL, 6.10.2022 tarihli ve 9.457,80 TL, 10.10.2022 tarih 891,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklanmış olduğu, toplam 58.181,60 TL tutarındaki faturaların, her iki tarafın da TTK ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarında aynı tarih ve tutarlı olarak davacının bu tutarda alacaklı, davalının da borçlu olduğunu gösterir şekilde yer aldığı görülmüş olup, davacının icra takibindeki talebinin, asıl alacak fatura bedellerinin takip tarihi itibariyle %9 yasal faiz oranı ve diğer masraflarıyla birlikte icra takibinin devamı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL

Dava, taraflar arasındaki mal ve hizmet alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı, davalı tarafından ise kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.

Arabuluculuk tutanağının usule uygun olmadığına ilişkin davalılar vekilinin itirazının incelenmesinde davacı tarafın arabuluculuk başvurusunda davalı şirketler yönünden ayrı ayrı arabuluculuk başvuru formunda isim belirttiği, son tutanakta davalı ... Yapı'nın altına ... Elektrik yazılırken davacıya atfedilemeyecek bir maddi hata sebebiyle ... Elektrik'in devamına ... İş Ortaklığının da eklendiği görülmekle arabuluculuk tutanağının usule uygun tutulduğu kabul edilmiştir.

Davalıların adi ortaklık adına icra takibi yapılması sebebiyle usule uygun icra takibi bulunmamasından dolayı davanın usulden reddine karar verilmesine ilişkin talebin incelenmesinde iptale konu icra dosyası üzerinden 14/03/2023 tarihinde çıkarılan ödeme emrinin borçlu kısmında adi ortaklık yer almakta ise de 13/04/2023 tarihli ödeme emrinde her iki davalı şirketin de borçlu olarak yer aldığı, ikinci kez çıkarılan ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiği, davalıların bu ödeme emrine itiraz ettiği, itirazlarında yalnızca adi ortaklık adına takip başlatılması sebebiyle takibin hukuka aykırı olduğuna ilişkin itirazlarının bulunmadığı, icra dairesince yapılan taraf değişikliği işleminin icra hukuku kapsamında şikayete konu olabileceği, bu hususta inceleme ve değerlendirme yetkisinin mahkememizde bulunmadığı anlaşılmakla iptale konu icra takibinin usule uygun olduğu kabul edilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, ..... 'nun 27.06.2003 tarih ve ..... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.

Davacı, davalı ile aralarında mal ve hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.

Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacının faturaya dayalı alacağının 58.181,60 TL olduğu bilirkişi marifeti ile tarafların defterleri ile tespit edilmiş olup davalının tebliğ edilen faturalara itiraz ettiğine ilişkin ispatı bulunmamaktadır. Davacının davalı ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı tarafların uyumlu defter ve kayıtlarına göre HMK 222. madde hükmü de nazara alındığında, davacının davalı firmadan 58.181,60 TL alacağı bulunduğu, anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın KABULÜNE,

..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, Hükmedilen 58.181,60 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.974,39 TL harçtan peşin alınan 702,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.271,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 3.500,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, Davacı Vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... 'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/11/2024 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.