Esas No
E. 2025/733
Karar No
K. 2025/957
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/733 Esas

KARAR NO: 2025/957

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 13/03/2025

NUMARASI: 2023/242 E. - 2025/21 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın fiillerinin müvekkilin TÜRKPATENT nezdinde tescilli “...” marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve marka hakkına tecavüzün men’ine, kaldırılmasına, sonuçların giderilmesine, Davalı yanın fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapıldığından bu beyanların düzeltilmesine ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz olduğundan, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, davacı şirketin haksız rekabet dolayısı ile uğradığı maddi ve manevi tüm zararların tazminine, Davalı hakkında 20.000,00 Türk Lirası manevi tazminata ayrıca fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere Sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden ve haksız rekabet edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplanacak 30.000,00 Türk Lirası maddi tazminata hükmedilmesine, her alacak kalemine dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, İşbu tecavüzleri oluşturan tüm ürün, belge, reklam malzemelerinin masrafı karşı tarafa ait olmak üzere el konulmasına ve imhasına, bunun için bir an önce İhtiyati tedbir kararı verilmesine, masrafı davalıdan alınmak üzere hükmün Türkiye’de yayınlanan tirajı en yüksek gazetelerden birinde ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulması ile ;yapılacak yargılama sonucunda, "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumunda davacı adına tescilli olmaması nedeniyle davacının davasının Aktif Husumet ehliyeti bulunmadığından öncelikle davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının ve tüm taleplerinin esastan reddine karar verilmesini, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun İhtiyati Tedbir talebinin reddine, karar verilmesini, davacının Maddi ve Manevi Tazminat taleplerinin reddine, karar verilmesini, davacının diğer tüm taleplerinin reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından davalı tarafça kullanıldığı iddia edilen... ibareli markanın davacının marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafından aktif husumet yokluğu nedeniyle ayrıca esas yönünden de davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce davacının davaya dayanak teşkil ettiği dava konumuz ile ilgili... ibareli markanın tescil kayıtları celp edilmiş celp edilen ... numaralı ... ibareli marka incelendiğinde markanın ... isimli yabancı bir şirkete ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından işbu markanın kullanımına ilişkin geçerli bir lisans sözleşmesinin de sunulmadığı, her ne kadar davacı tarafından marka sahibi yurtdışı şirket ile davacı şirketin ortaklarının aynı olduğu belirtilmiş ise de şirketler ayrı tüzel kişiliğe sahip olup ortaklarının aynı kişi olmasının diğer tüzel kişilerin maddi varlıkları üzerinde hak tasarrufunda bulunma hakkını sağlayamayacağı ayrıca yine dava açıldıktan sonra davacı tarafından marka tescilli sahibi dava dışı şirket ile davacı arasında dava konusu markanın kullanımına ilişkin 16/07/2024 tarihli dava yetki belgesi adı altında belge sunulmuş ise de bu belgenin lisans sözleşmesi kapsamında olmadığı, bu nedenle 3. Kişileri bağlayamayacağı, sunulan işbu yetki belgesi ve ticaret sicil kayıtlarının davacının davaya dayanak ... sayılı marka bakımından dava açma yetkisi vermediği bu bakımdan incelendiğinde davacının ... kullanımları ile ilgili dava açma hak ve yetkisinin olmadığı," gerekçeleriyle Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davayı açma ehliyetinin bulunduğunu, ... İsviçre merkezli bir şirketler topluluğu olduğunu, İsviçre Ticari Sicil Gazetesi Kayıtları dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirket, ... şirketler grubunun Türkiye Temsilcisi olduğunu, ... müvekkil şirketin hakim ortağı olduğunu, şirketler arasında organik ve ekonomik bağ bulunduğunu, müvekkilinin marka üstünde doğrudan hak sahibi olduğunu, müvekkili şirket ... GmbH ile arasındaki inhisari olmayan lisans sözleşmesine göre markayı kullanma ve marka hakkına dayalı davaları ikame etme hakkına da sahip olduğunu, mahkeme şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, ortaklarının aynı kişi olmasının diğer tüzel kişilerin maddi varlıkları üzerinde hak tasarrufunda bulunma hakkını sağlayamayacağı gerekçesi ile husumet yönünden davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, ... tarafından müvekkili şirkete ayrıca dava açma konusunda yetkisi de verildiğini, buna ilişkin yetki belgesinin de dosyaya sunulduğunu, bu durumda müvekkilinin 6769 sayılı SMK'nın 158.maddesi uyarınca taraf ehliyeti bulunduğunu, mahkemenin bu belgenin lisans sözleşmesi kapsamında olmadığı, bu nedenle 3. kişileri bağlayamayacağı, sunulan işbu yetki belgesi ve ticaret sicil kayıtlarının davacının davaya dayanak ... sayılı marka bakımından dava açma yetkisi vermediği yönündeki görüşünün hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeler mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini, davacının dava açma ehliyetinin olmadığını, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme verilen kararın onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ;" Bilişim ve sektör bilirkişileri tarafından yapılan tespitler neticesinde davalı tarafın davacı markasının tecavüzü anlamına gelebilecek şekilde markasal kullanımda bulunduğuna yönelik bir delil bulunamadığı, davalının İlkopol İlaç firmasına yaptığı servis hizmetinden de marka hakkına tecavüz kapsamında bir hukuka aykırılık tespiti yapılamadığı ancak cezai ya da hukuki başkaca değerlendirmelerin mahkemelerin takdirinde olabileceği, davalının internet sitesinde 2. El davacı ürünlerini satması veya yine internet sitesinde görüldüğü gibi diğer markalarla beraber davacının markasının servis hizmetini yapmasının duyurulması şeklinde olduğu için mevzuat ve Yüksek Mahkeme kararları ışığında davalı kullanımının hukuka uygun kullanım sınırları içerisinde kaldığı kanaati hasıl olduğundan marka hakkının ihlal edilmediği" belirtilmiştir. TPMK kaydına göre; ... numaralı ... ibareli markanın ... isimli yabancı bir şirkete ait olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Davacı istinafında, müvekkili şirketin, ... şirketler grubunun Türkiye Temsilcisi olduğunu, ... müvekkil şirketin hakim ortağı olduğunu, şirketler arasında organik ve ekonomik bağ bulunduğunu, müvekkilinin marka üstünde doğrudan hak sahibi olduğunu, müvekkili şirket ... GmbH ile arasındaki inhisari olmayan lisans sözleşmesine göre markayı kullanma ve marka hakkına dayalı davaları ikame etme hakkına da sahip olduğunu ileri sürmüştür. 6769 sayılı SMK Madde 158-" (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hak sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. (2) İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken davayı açmasını hak sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde, lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir. (3) Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı hâlinde ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Mahkemenin tedbir kararı verdiği hâllerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya da yetkilidir. Bu hâlde ikinci fıkradaki şartlar yargılama devam ederken tamamlanır." hükmü düzenlenmiştir. Kural olarak marka tescil sahibi ve münhasır lisans sahibinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz halinde açılabilecek davaları kendi adına açması mümkünse de, inhisari olmayan lisans sahibinin bu davaları açma hakkı belli koşullara bağlanmıştır. SMK 158/2 madde de, lisans sahibinin hak sahibinden dava açmasını istemesi, hak sahibinin kabul etmemesi veya 3 ay geçmesine rağmen davayı açmaması halinde, ancak kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafça dava açılırken lisans sözleşmesinin sunulmadığı, daha sonra sunulduğu, daha sonra sunulan, 16/07/2024 tarihli dava yetki belgesinde marka sahibi dava dışı yabancı şirket tarafından davacı şirkete İstanbul Anadolu 2. FSHHM nin 2024/54,2023/242 esas sayılı dosyaları ile C. Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin olarak davalara müdahil olmak uzlaşma sağlamak şirketi mahkemelerde temsil etmek dahil tüm yasal işlemleri yürütmekle yetkili olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde; 2020 yılının Kasım ayında davalı ...'ın müvekkili şirkete ait kalibrasyon sertifikalarını kullandığı, bahsi geçen kalibrasyon sertifikalarında müvekkili şirketin markasının da yer aldığı halde müvekkili şirketin ürünlerinin distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde yer aldığının, davacı şirket çalışanının işten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlayarak, müşterileri ziyaretinde davacı şirketin yetkili servisi olduğunu söylediğini, davalı ...’ın kurucusunun, 2012 – 2016 yılları arasında davacı şirket ...’da Teknis Servis Müdürü olarak çalışan ... olduğunu ileri sürülerek haksız rekabet iddiasında da bulunmuştur.

Davacı vekilinin gerek dosyaya sunduğu yetki belgesi, gerekse dava dilekçesindeki iddiaları ve SMK 158/3 maddesi gereğince kendi menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde dava açabileceği gözetilerek, aktif husumetinin bulunduğu, anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/03/2025 tarih, 2023/242 E. 2025/21 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davcı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.