Esas No
E. 2023/14705
Karar No
K. 2025/6000
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/14705 E.  ,  2025/6000 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/465 E., 2022/2725 K.
SUÇ: Nitelikli tehdit
HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak mahkûmiyet kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma, düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece

İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2021/286 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 35/2, 62, 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının ertelenmesine ve 1 yıllık denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/465 Esas, 2022/2725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak nitelikli tehdit suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Lehine olan hükümlerin nazara alınmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, takdiri indirim nedenlerinin lehine uygulanmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Hükmün gerekçesiz olduğuna, suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin çıkarılmasının hukuka aykırı olduğuna, dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst sınırdan indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilmesi ve haksız ve hukuka aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince katılan kurum Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın katılma kararının doğrudan zarar gören niteliğinde olmayıp Anayasa ve Kanundan kaynaklanan bir kamu görevi niteliğinde olması nedeniyle katılan kurum lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafii, katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasından "Katılan ASHB'nin katılma kararının doğrudan zarar gören niteliğinde olmayıp Anayasa ve Kanundan kaynaklanan bir kamu görevi niteliğinde olması nedeniyle katılan kurum lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına" çıkartılarak yerine " ''Katılan kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, katılan kurum lehine Bölge Adliye Mahkemesince tek duruşmalı işlerde karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 5.500,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,10.06.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog