Aramaya Dön

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/15720
Karar No
K. 2025/258
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/15720 E.  ,  2025/258 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/15720
Karar No: 2025/258
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem: Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının dava konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Facebook sayfasında yer alan ifadelerinin, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesi kapsamında yer aldığının açık olduğu; öte yandan, davacı hakkında şikayette bulunan Ö.G.'nin dava dosyasına sunduğu beyan dilekçesinde, davacı ile aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle tartıştıklarını, aralarının bozulduğunu, kızgınlık ve sinirle şikayette bulunduğunu, şikayetinin asılsız olduğunu, vicdan azabı çektiğini beyan ettiği; Ö.G.'nin beyanlarının verilecek kararı etkilemeye yönelik, yanıltıcı ve yönlendirilmiş şüpheli beyanlar olarak değerlendirildiği; davacının iftira suçunu işlediğinden bahisle Ö.G.'den şikayetçi olduğu, ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususları dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak, 2577 sayılı Kanun'un 45/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından; disiplin soruşturmasındaki ekran görüntülerinin hukuken delil olarak kabul edilemeyeceği, Facebook paylaşımlarının hangi bilgisayardan yapıldığının tespit edilmediği, Facebook şifresinin hukuka aykırı olarak elde edildiği, paylaşımlarının "herkese açık" olarak yapılmadığı, cep telefonu ve bilgisayarında inceleme yapılmadığı, açık kaynak araştırmasının neyi kapsadığının belli olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, Ö.G. tarafından yapılan şikayet üzerine, davacının Facebook hesabında açık kaynak araştırması yapılmıştır. Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu dönemde, davacının Facebook hesabından herkese açık olarak yaptığı çeşitli paylaşımlar tespit edilmiştir.

Davacı, Facebook hesabının kendisine ait olduğunu, ancak disiplin cezası verilmesine neden olan paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını, bilgisayar virüsü veya Ö.G.'nin işyerindeki bilgisayardan Facebook hesabına giriş yaptıktan sonra hesabını kapatmayı unutması nedeniyle aralarında husumet bulunan Ö.G. tarafından bu paylaşımların yapılmış olabileceğini iddia etmektedir.

Davacının Facebook hesabında yapılan açık kaynak araştırmasında tespit edilen “hayır diyenler bu dünyada terörist öbür dünyada cehennemliktir. hadis-i teyyo.”, “ulan hepiniz ordasınız kimse kıvyırmasın sucunuzu itiraf edin müslüman yalan söylemez”, “dolmuşla evine giden adam, helikopterle iftar açmaya giden kişi için halk adamı diyor! beyin vücudu terk etmiş”, “saraydaki vatandaş gibi, ayran içip haram yemektense meyhanede raki iç kimsenin malına, canına ve namusuna yan gözle bakma. vallahi cennetliksin! Büyüksün Yaşar hocam.”, “Bu adamın futbol hayatına kim mani olduysa, tarih ondan hesap soracak” paylaşımları nedeniyle davacının, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesinde düzenlenen "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle de "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının dava konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır İLGİLİ MEVZUAT:

Davacının paylaşımları yaptığı dönemde yürürlükte olan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35 maddesinde, ''Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mülga 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-s maddesinde, "Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak ya da siyasal eylemlerde bulunmak, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak" disiplin suçu için "meslekten çıkarma" cezası öngörülmüştür. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/ü maddesinde de, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmış olup; 7068 sayılı Kanun'un bu maddesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nden farklı olarak "diğer iletişim kanalları" ibaresine yer verilmiştir.

Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır. "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.

Uyuşmazlıkta; polis memuru olan davacının, Facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki profil sayfasından; “hayır diyenler bu dünyada terörist öbür dünyada cehennemliktir. hadis-i teyyo.”, “ulan hepiniz ordasınız kimse kıvyırmasın sucunuzu itiraf edin müslüman yalan söylemez”, “dolmuşla evine giden adam, helikopterle iftar açmaya giden kişi için halk adamı diyor! beyin vücudu terk etmiş”, “saraydaki vatandaş gibi, ayran içip haram yemektense meyhanede raki iç kimsenin malına, canına ve namusuna yan gözle bakma. vallahi cennetliksin! Büyüksün Yaşar hocam.”, “Bu adamın futbol hayatına kim mani olduysa, tarih ondan hesap soracak” içerikli paylaşımlar yaptığı sabit ise de; disiplin cezasına gerekçe olarak gösterilen paylaşımların Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu dönemde yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin esas alınması gerekmektedir.

Öte yandan, anılan Tüzük'ün 8/35 maddesinde, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve 7068 sayılı Kanun'un aksine "diğer iletişim kanalları" ibaresine yer verilmediğinden, davacı tarafından paylaşımların yapıldığı sosyal medya sitesinin, Tüzük'ün 8/35 maddesinde yer alan "basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumu" kapsamında değerlendirilemeyeceği de açıktır.

Bu durumda, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesine "...ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla..." ibaresi eklenerek disiplin cezasına konu fiilin kapsamı genişletilmiş ise de, sonradan yürürlüğe giren mevzuatla aleyhe ceza verilememesi nedeniyle, davacının sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorum tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre disiplin cezası verilmesi gerektiğinden, davacının fiili Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında değerlendirildiğinde, Tüzüğün 8/35 maddesinde yer alan düzenleme ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.