8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/25809 E. , 2025/3209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.05.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile muhakemenin durmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine müteakip, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.08.2023 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 225,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemi üzerine Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.08.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısınca, sanığa atılı suçla ilgili olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararı ile zamanaşımı yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/8063 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Mercii Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/02/2024 tarihli kararı ile seri muhakame usulü uygulanmak suretiyle verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine, yapılacak incelemenin 5271 sayılı Kanun'un 250/3-9. maddesi ile sınırlı olduğu, seri muhakeme usulünün usul ve yasaya uygun bir şekilde yerine getirildiği, zamanaşımı hususunda kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde yer alan, "Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır." şeklindeki,
Anılan Kanun’un 250/9. maddesinde yer alan, "Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 250/14. maddesinde yer alan, "Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, seri muhakeme usulüne göre verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik itiraz incelemesi sırasında, itirazın 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin 3. ve 9. fıkraları yönünden değerlendirileceğinin hüküm altına alındığı, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı,
Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin 21/08/2023 tarihinde müdafii huzurunda kabul edildiği, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/08/2023 tarihli talepnamenin anılan Mahkemesince kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda aynı gün karar verildiği anlaşılmakla birlikte, talepnameyi inceleyen Mahkemece zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, nitekim 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesi gereğince, dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararından başka bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde talepnamenin reddine ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği, talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
Somut olayda, sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 08/11/2005 olduğu, sanığın savunmasının 24/02/2010 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10/05/2013 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 02/11/2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 10/05/2013 ile 02/11/2017 tarihleri arasında (4 yıl 5 ay 22 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 24/02/2010 tarihinden itibaren son hükmün verildiği 23/08/2023 tarihe kadar geçen süreden duran zamanaşımı süresi olan 4 yıl 5 ay 22 gün çıkartıldığında kalan sürede, olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, keza suçun işlendiği 08/11/2005 tarihi ile son hükmün verildiği 23/08/2023 tarihine kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 4 yıl 5 ay 22 gün mahsup edildiğinde kalan sürede, olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1.Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2013 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.05.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile muhakemenin durmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine müteakip, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.08.2023 tarihli talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 225,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemi üzerine Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.08.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısınca, sanığa atılı suçla ilgili olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli kararı ile zamanaşımı yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi ve ikinci fıkrası; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Aynı Kanun'un 67. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü fıkrası; "(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir.
3.Hükümlünün yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4.Suç tarihinin 08.11.2005 olduğu, zamanaşımını son kesen işlem olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.05.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 02.11.2017 tarihi arasındaki 4 yıl 5 ay 22 günlük durma süresi mahsup edildiğinde, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden karar tarihi olan 23.08.2023 tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/107 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.