40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2022/1221
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:08/12/2021
NUMARASI:2018/68 (E) - 2021/864 (K)
DAVANIN KONUSU:Tazminat
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün 27/01/2017 tarihinde, yolun karşısına geçmek isterken plakası ve modeli belirlenememiş bir aracın hatalı ve dikkatsiz sollama yapması neticesinde müvekkiline çarparak, müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, kazanın, plakası ve modeli belirlenemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu hareket ettiğini, kazaya sebebiyet vererek müvekkilinin yaralanmasına yol açan henüz plakası ve modeli yapılan tüm aramalara ve araştırmalara rağmen tespit edilemediğini, davalı Güvence Hesabın'a yapılan başvuruya davalı tarafından 31/11/2016 tarihli cevabi yazıda istemiş oldukları evrakların temini mümkün olmadığından huzurdaki davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ile, toplanacak delillere göre belirlenerek belirsiz alacak davasının kabulü ile yargılama sırasında talebi arttırmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı 300 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 300 TL, tedavi ve bakıcı giderleri için 400 TL maddi tazminatı, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın talep arttırım dilekçesi doğrultusunda kısmen reddi ile davacı ... için 3.041,44 TL sürekli iş göremezlik ve 1.066,50 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 4.107,94 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 22/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, haksız fiilin gerçekleştiği tarihin, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekeceğini, ancak 2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin malulen emeklilik ile ilgili baremleri içermekte olup maluliyet oranının tespitine yönelik belgeleri ve cetvelleri içermemesi sebebiyle belli bir tarihteki bir olaya bağlı çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının değerlendirilmesinde ilgili yönetmeliğin kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, geçirmiş olduğu kaza sonrasında müvekkilin engel oranının İstanbul Sultan Abdulhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 18.10.2019 tarihli 5689 No'lu sağlık kurulu raporunda müvekkilin engel oranı %15 olarak tespit edildiğini, mahkemece aldırılan 15/09/2020 tarihli bilirkişi raporu, "30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenmiş ve müvekkilin maluliyet oranı ise %1 olarak tespit edildiğini, itirazları doğrultusunda mahkemece yeni alınan 05/01/2021 tarihli ek raporda müvekkilin maluliyet oranı %6.2 olarak tespit edildiğini,mahkemece kök raporda tespit edilen %1 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alındığını, müvekkil, kaza sonrasında hayatını idame ettirecek faaliyetlerinde sürekli bir başka kişiye mecbur olarak yaşamak zorunda kaldığını, müvekkilinin 10 ay boyunca yaşlı eşinin bakımına muhtaç kaldığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.KTK'nin 90. maddesinde ZMSS kapsamındaki tazminatların bu Kanun'da öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 21/01/2017 günü itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,"ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve KanunHükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir.Buna göre -Adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımı gibi konulara yönelik olup tazminat hesabında asıl önem taşıyan yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının kazadan kaynaklanan sürekli sakatlık oranının, yukarıda ayrıntılı biçimde açıklandığı gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; ATK 2. İhtisas Kurulunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlediği 05/01/2021 tarihli rapordaki %6,2 sürekli sakatlık oranına göre 08/09/2021 tarihli raporda aktüerya hesap uzmanı tarafından hesaplanan sürekli iş göremezlik zarar tutarına göre karar verilmesi gerekirken, %1 sürekli sakatlık oranı üzerinden hesaplama yapılması doğru değildir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davacı vekilinin 07/10/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda karar vermek gerekmiştir.