Ceza Genel Kurulu
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2024/113
- Karar No
- 2025/237
- Karar Tarihi
- 28.05.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
Ceza Genel Kurulu 2024/113 E. , 2025/237 K.
"İçtihat Metni"
İtirazname No : 2022/55721 KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 7. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2, 51/1, 53 ve 54/4. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin Hassa Asliye Ceza mahkemesince verilen 29.09.2015 tarihli ve 436-1068 sayılı hükmün, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.06.2020 tarih ve 314599 sayı ile; "7242 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerindeki değişiklikler sebebiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine" karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği Hassa Asliye Ceza Mahkemesince 07.10.2021 tarih ve 372-846 sayı ile; sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/11- son maddesi yollamasıyla 3/5-10-son, 3/22 ile TCK'nın 62, 52/2, 51 ve 54/4 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararının da katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 06.06.2023 tarih,12718-5732 sayı ve oy çokluğu ile "Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin temyiz dilekçesinin sonuç ve talep kısmına göre araç müsaderesiyle sınırlı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/372 Esas, 2021/846 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, onanmasına," karar verilmiştir.
Daire Başkanı ... ve Daire Üyesi ...; "...Sanık ... hakkında sürücüsü bulunduğu kamyonet araç kasasında bidonlar içerisinde toplam 910 litre kaçak motorin ele geçirilmesi olayı nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılamaları sonucunda Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarih ve 2020/372 E, 2021/846 K. sayısıyla adı geçen sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan aynı Kanunun 3. maddesinin 11. fıkrası son cümle, aynı Kanununun 3. maddesinin 5, 10. ve 22. fıkraları ile 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ve aynı Kanunun 52. maddesinin 2. fıkrası uygulamaları sonucunda 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye, denetim süresine, suça konu eşyanın 5607 sayılı kanunun 13. maddesi 1. fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanunun 54. maddesinin 4. fıkrası gereğince müsaderesine suçta kullanılan nakil aracının sahibine iadesine dair verilen karar katılan ... İdaresi vekilinin süresinde verdiği temyiz dilekçesinde mahkeme kararının tamamını göstermesi, ayrıca temyiz nedenleri başlığı altında sanığın adli sicil kaydı ve yargılama süresinde pişmanlık göstermediği halde tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması halinin TCK 51. maddesi hapis cezasının ertelenmesinin hapis cezasının dosya kapsamına uygun düşmediği yönünden ertelenmesinin dosya kapsamına uygun düşmeyeceğinin yasa metni ve açıklamasına yer vermesi; ikinci olarak da 5607 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince nakil aracının müsaderesi gerektiği yönünün belirtilmesi, fakat sonuç ve istem konusunda 'Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz talebimizin kabulü ile, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/372 E., 2021/846 K. sayılı kararının araç müsaderesine yer verilmeyen hüküm yönünden karar verilmesi arz ve talep ederim.' demesinin Daire çoğunluğunun temyizin sadece araç müsaderesine yönelik olduğu hususunun yerinde değildir. Çünkü; yukarıda açıklandığı üzere katılan idare vekilinin temyiz nedenleri içerisinde tecil uygulaması, araç müsaderesi ve tamamına yönelik olduğu görülmektedir. Aksi takdirde Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkının engeli durum söz konusu olacaktır. Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bir çok kararında bu husus işaret edilmiştir.
Kısaca katılan vekilinin temyizinin mahkeme kararın bütününe yönelik olduğu kabulü ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde de belirtildiği üzere dosyanın öncelikle 15.04.2020 tarih ve 2020/31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 722 sayılı Kanun'un 61 ve 62. maddeleri ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerine indirim oranının sanığa yanlış bildirildiği (1/2 oranında indirim yapılması hususu gerekirken 1/3 oranında indirim oranının bildirilmesi) ve bu haliyle sanığın yanıltıldığı gerekçeleriyle dosyaların esas yönüyle bozulması düşüncesiyle" karşı oy kullanmışlardır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 09.09.2023 tarih ve 55721 sayı ile; Özel Daire ilamındaki karşı oy düşünceleri doğrultusunda itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 12.12.2023 tarih, 16493-10993 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan vekilinin temyiz talebinin sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü de kapsayıp kapsamadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BİLGİLER
Katılan vekilinin 27.10.2021 tarihli temyiz dilekçesinin "Yerel mahkemenin 07/10/2021tarihli, 2020/372 E. ve 2021/846 K. sayılı gerekçeli kararında özetle; sanığa verilen hapis cezasının sanığın adli sicil kaydı ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluştuğundan 5237 sayılı TCK 51 maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 260/1. maddesi şu şekildedir: '(1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.' Yerel mahkemenin işbu gerekçeli kararı usul ve kanuna aykırı olup, bozulması gerektiği kanaatindeyiz. Açıklayacak olursak; Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi aynen şu şekildedir: '(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b)Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, Gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir. (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde;
a)Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b)Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c)Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir. (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir. (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.' Sanık, katılan kurumun uğramış olduğu zararı gidermediğinden erteleme kararının verilebilmesi için TCK’da belirtilen şartlara uymamaktadır. Bu sebeple, söz konusu mahkeme ilamının bozulması gerektiği kanaatindeyiz.
Yerel mahkemece suçta kullanılan araç hakkında mahkemece yer verilmemiştir. Söz konusu kararda araç müsaderesi yönünden 5607 sayılı kanunun 13. maddesine aykırı verildiği düşünülerek bu yönüyle temyiz ediyoruz. 5607 Sayılı kanun madde 13 – (1) Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir:
a)Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması.
b)Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması.
c)Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması. 5607 sayılı yasanın '…kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımdan tanımlı veya ağırlıklı bölümünü oluşturması ve naklinin bu aracı kullanılmasını gerekli kılması… ile kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması.' şartının gerçekleştiği görülecektir. Bu sebeple temyize konu araç hakkında araç müsaderesi hükmüne değinilmemesini yukarıda ayrıntılı şekilde anlattığımız üzere yasaya aykırı olduğu düşüncemizle istinaf ediyoruz. Sonuç ve istem; yukarıda açıklanan nedenlerle;temyize talebimizin kabulü ile, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/372 E. 2021/846 K.. sayılı kararının araç müsaderesine yer verilmeyen hüküm yönünden kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim." hususlarını içerdiği anlaşılmaktadır.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlığa İlişkin Açıklamalar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Temyiz sebebi" başlığını taşıyan 307.
maddesi; "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur. Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik edilmesi kanuna muhalefettir." hükmünü de içermektedir.
Yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere CMUK’ta temyiz sebebi kanuna aykırılık olarak belirlenmiştir. Bu kavram ''bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması'' şeklinde tanımlanmış olup öğretide de geçmişten bu yana kanuna aykırılık kavramı geniş yorumlanmış ve bu ifadenin yazılı hukukla sınırlı anlaşılmaması gerektiği, bu nedenle yazılı hukuka ek olarak; içtihada aykırılık, tecrübe ve mantık kurallarına aykırılık, öğretiye aykırılık, maruf ve meşhur olan şahsi bilgilerdeki hataların da kanuna aykırılık kapsamında denetlenebileceği, ayrıca uluslararası hukuka ve evrensel hukuki değerlere aykırılığın da temyiz nedeni olarak ileri sürülebileceği ifade edilmiştir.
CMUK’un ''Temyiz istidası ve ihtiva edeceği noktalar'' başlığını taşıyan 313. maddesinde ise; "Temyiz eden taraf hükmün hangi cihetine itiraz ve neden dolayı bozulmasını talep etmekte olduğunu temyiz istidasında veya beyanında veyahut layihasında gösterir.
Temyiz için istinad edilen sebeplerde muhakeme usulüne müteallik hukuki bir kaideye mi yoksa kanuni diğer hükümlere mi, muhalefet etmiş olmasından dolayı itiraz olunduğu gösterilir. Birinci hâlde kanuna muhalif olan vak’alar izah olunur." ibarelerine yer verilmek suretiyle temyiz dilekçesinin hangi hususları içermesi gerektiği açıklanmıştır.
B. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurmak suçundan sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/11- son maddesi yollamasıyla 3/5-10-son, 3/22 ile TCK'nın 62, 52/2, 51 ve 54/4 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının iadesine dair kararın katılan ... İdaresi adına Hazine vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılan dosyada;
Katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin 27.10.2021 tarihli temyiz dilekçesinde "Temyiz Nedenleri" başlığı altında açıkça sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinin dosya kapsamına uygun olmadığının belirtilmesi ve devamında "... erteleme kararının verilebilmesi için TCK’da belirtilen şartlara uymamaktadır. Bu sebeple, söz konusu mahkeme ilamının bozulması gerektiği kanaatindeyiz." şeklinde gösterilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz iradesi bütün hâlinde değerlendirildiğinde; katılan vekilinin nakil aracının iadesi kararı ile birlikte sanık hakkında verilen erteli hapis cezasını da temyiz ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
VI. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2.Dosyanın, katılan vekilinin 27.10.2021 tarihli temyiz dilekçesine istinaden sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü yönünden de temyiz incelemesinin yapılması için Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.