4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/9874 E. , 2025/4499 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 420,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 107.420,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 363.884,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 28.07.2022 tarihinde 66.116,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ara karar uyarınca davacı vekili tarafından verilen kesin süre içinde yeni bir maluliyet raporu sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 363.884,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 28.07.2022 tarihinde 66.116,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, poliçe teminat limiti aşılarak karar verildiğini, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın incelenmesinden, davacının davaya konu trafik kazasında kaburgaları ve omurgasından yaralandığı, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 15.06.2022 tarihli raporda davacının kazaya bağlı maluliyetinin %20 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu maluliyetin davacının kaburgalarında meydana gelen yaralanmadan kaynaklanan solunum bozukluğu nedeniyle verildiği, omurgadaki yaralanma nedeniyle maluliyetin belirlenmediği, dosyada mevcut olan Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 17.01.2023 tarihli raporda ise ilk rapordan farklı olarak davacının kazaya bağlı maluliyetinin % 10 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu oranın davacının omurgasındaki kırık ve nörojenik ağrı sebebiyle belirlendiği, davacının kaburgalarındaki yaralanma nedeniyle ise herhangi bir maluliyet tespiti yapılmadığı görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince 15.06.2022 tarihli ilk raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ara karar uyarınca da davacı tarafça dosyaya usulüne uygun hazırlanmış yeni bir sağlık kurulu raporu sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği, karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince 15.06.2022 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek söz konusu raporda belirlenen % 20 maluliyet oranına göre davacı lehine tazminata hükmedildiği, davalı vekili tarafından kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 15.06.2022 tarihli ve % 20 oranlı rapor ile dosyada mevcut olan Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 17.01.2023 tarihli ve %10 oranlı rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin, %20 maluliyet oranına göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu konuda yapılan inceleme eksik olmuştur.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; yukarıda bahsi geçen maluliyet raporları ile kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının bizzat muayenesi de yapılarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.İtiraz Hakem Heyetince avans faizine hükmedilmiş ise de; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın hususi kullanım için olduğunun belirtildiği de dikkate alınmak suretiyle, sigortalı aracın ruhsat bilgileri temin edilip, aracın kullanım amacının ticari olup olmadığı araştırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece aracın cinsi dikkate alınarak avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.