Esas No
E. 2021/13053
Karar No
K. 2025/9215
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2021/13053 K. 2025/9215 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13053, K. 2025/9215, T. 17.06.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13053
Karar No
2025/9215
Karar Tarihi
17.06.2025
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2021/13053 E.  ,  2025/9215 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/681 E., 2016/511 K.
ŞİKÂYETÇİ: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü
SUÇTAN ZARAR GÖREN: Maliye Hazinesi
SUÇ: 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat
TEMYİZ EDENLER: Şikâyetçi ve suçtan zarar gören vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

I- Şikâyetçi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından;

Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Suçtan zarar gören Maliye Hazinesi Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunduğundan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, savunmanın alındığı 06.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog