7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/15465 E. , 2025/5056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.İlk
Derece Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2017/239 Esas, 2019/106 Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereği 6 yıl 15 ay 15 gün hapis ve 6.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bankanın uğradığı zarar miktarı olan 838.564,34 TL'nin sanıktan alınarak suçtan zarar gören bankaya verilmesine karar verilmiştir. B.İstinaf
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/653 Esas, 2020/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine "Hükmün yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair (B-11.) maddesinin tümden hükümden çıkarılarak yerine 'Sanıktan tahsil olunacak yargılama giderlerinin ayrıntısı ve toplam miktarı hükmün esasını oluşturan kısa kararda gösterilmediğinden yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesine yer olmadığına, Hazine üzerinde bırakılmasına' ibarelerinin eklenilmesi sureti ile" hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sanık hakkında yapılan yargılamada bankanın iş ve görev tanımı bildirilmediği gibi zimmet iddiası bulunan malvarlığı değerinin sanığın zilyetliğinde olan bir malvarlığı değeri olup olmadığının sorgulanmadığına, yargılama kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun maddi hata içerdiğine, sanık yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağına, banka dekontları üzerinde yapılan incelemelerde dekontlarda atılı bulunan imzalar ile mudiye ait tatbik imzalar karşılaştırıldığında ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğin anlaşılır durumda olduğuna, bankacılık zimmeti suçu oluşmadığından öncelikle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sebebiyle anılan hükme karşı temyiz yoluna başvurduklarına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı ve suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1.Sanığın eylemine uyan 5411 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi gereği bankanın uğradığı zararın tazminine karar verilmesi gerekirken, "5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinin son cümlesi uyarınca bankanın uğradığı zarar miktarı olan 838.564,34 TL'nin sanıktan alınarak suçtan zarar gören bankaya verilmesine" şeklinde hüküm kurulması,
2.Cezada kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek; banka zararı üzerinden Hazine lehine nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Yargılama giderlerine hükmedilmemesinin sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil etmeyeceği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 325. maddesi gereği yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesi gerektiği gözetilmeden, kısa kararla gerekçeli karar arasında yargılama giderleri yönünden çelişki bulunduğu gerekçesi ile hükmün "yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair" bölümünün çıkartılarak "yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesine yer olmadığına" karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün (B) bendinin (9) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine "5411 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi gereği bankanın uğradığı zarar miktarı olan 838.564,34 TL'nin sanıktan TAZMİNİNE," ifadesinin eklenmesi,
2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme "Tazminine karar verilen banka zararı üzerinden hesaplanan 57.282,33 TL nispi harcın sanıktan alınarak Hazine'ye irad kaydına," ifadesinin eklenmesi,
3.Bölge Adliye Mahkemesinin hükmün düzeltilmesine ilişkin bendinde yer alan "Hükmün yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair (B-11.) maddesinin tümden hükümden çıkarılarak yerine ''Sanıktan tahsil olunacak yargılama giderlerinin ayrıntısı ve toplam miktarı hükmün esasını oluşturan kısa kararda gösterilmediğinden yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesine yer olmadığına, Hazine üzerinde bırakılmasına'' ibarelerinin eklenilmesi" ifadesinin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünden çıkartılarak yerine "İlk Derece Mahkemesinin kısa kararındaki hükmün yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline dair (B) bendinin (11) numaralı fıkrasının çıkartılarak yerine "Yargılamada sarf edilen 92,00 TL olan 7 adet tebligat gideri, 67,25 TL posta gideri ile 2.100,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.259,25 TL yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine," ifadesinin eklenmesi" ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 57.282,33 TL temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.