4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/6183 E. , 2025/4407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İşler Rayında Sigorta poliçesi ile sigortalanan iş yerinin çatısının 24.01.2022 günü çöktüğünü ve zarar oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 10.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 376.339,96 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, talep edilen tazminatın çok yüksek olduğunu, zararın imalat hatası sonucu oluştuğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak talebin kabulü ile 376.339,96 TL hasar bedelinin 14.03.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile davacıya ödenmesine ve nispi tarifeye göre hesaplanan 55.687,59 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının sorumlu olması gerektiğine yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, hasarın sebebinin kar ağırlığı değil tasarım/imalat kusuru olduğunu, zararın önlenebilir nitelikte olduğunu, talep edilen zararın poliçe teminat kapsamında olmadığını, başvuru üzerine inşaat bilirkişi tarafından sigortalı binada keşfen yapılan inceleme sonucunda kar yağışı nedeniyle yapının maruz kaldığı kar yükünün, çatının olması gereken tasarım yükünün yaklaşık %22 altında olduğu, bu nedenle gerçekleşen hasarın tek sebebinin yapının mevcut çelik konstrüksiyonun standartların dışında tasarlanması ve imal edilmesi olduğunu, vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
davalı ... tarafından İşler Rayında Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan iş yerinde, kar yağışı ve çatı çökmesi sonucu oluşan zararın tazminatı talebine ilişkindir.
1.Poliçede mevcut kar ağırlığı klozunda Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla; yoğun kar yağışından sonra, çatı üzerinde biriken karın veya buzun gerek ağırlığı gerekse kayması ve/veya düşmesi nedeniyle, sigorta konusu bina ve içindeki şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar, kar ağırlığı nedeniyle çatıda meydana gelen hasar dolayısıyla bina içindeki sigortalı şeylerde kar, dolu veya yağmur sebebiyle meydana gelecek ıslanma sonucu meydana gelen zararların teminata ilave edildiği düzenlenmiş, teminat dışında kalan haller ise çatı üzerinde kar ağırlığının etkisiyle hasar olmaksızın; karın, dolunun, yağmurun veya eriyen karın bina içine sızması sonucu meydana gelecek zararlar, açıktaki şeylerde meydana gelecek zararlar olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
HMK'nın 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bu bağlamda hâkim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemez. Somut olayda uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve bilirkişinin görüşünün alınmasının gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve inşaat mühendisi tarafından hazırlanan raporda, çatı çökmesi kar ağırlığından olmuş gibi gözükse de asıl sorunun inşaat/imalat kusuru olduğu, çökme nedeni ilk bakışta kar yükü gibi görünmekle birlikte bunun doğru olmadığı, proje, bakım ve inşaat hataları bulunduğu, periyodik bakım yapılmadığının düşünüldüğü, yapının maruz kaldığı kar yükünün, çatının olması gereken tasarım yükünün yaklaşık %22 oranında altında olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince inşaat mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişiden alınan raporda ise, oluşan hasarın, klozdaki “Yoğun kar yağışından sonra, çatı üzerinde biriken karın veya buzun gerek ağırlığı gerekse kayması ve/veya düşmesi nedeniyle, sigorta konusu bina ve içindeki şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar” kapsamında oluşan ve gelişen bir hasar olduğu, kar ağırlığının bu olayda yakın sebep olduğu, imalat hatasının ise uzak sebep olduğu gerekçesiyle davalının tazminattan sorumlu olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, olaya dair tüm bilgi ve belgeler (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan bilirkişi raporları da irdelenmek ve yukarıda açıklandığı şekilde çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.