Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/330
Karar No
K. 2020/510
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/330 Esas
KARAR NO: 2020/510
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11/08/2020
KARAR TARİHİ: 20/10/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

İSTEM

Davacı vekili mahkememize dilekçesinde; müvekkilinin ... işi ile uğraştığını, davalının ... plakalı aracın bakım ve onarımı için müvekkiline getirdiğini, müvekkili tarafından aracın bakım ve onarımının yapıldığını, ... tarihli ...-TL tutarlı ve ... tarihli ...-TL tutarlı faturaları keşide edip davalı ... çalışanına imza karşılığı teslim edildiğini, davalının eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacaklarını ödemediğini, Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalının takibe itiraz ederek takibin durduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT :

Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Müvekkili kurumun kanunla kurulmuş; belli esas ve usuller çerçevesinde yönetilen bir kurum olduğun, ticari nitelikte bir faaliyeti olmadığını, bu anlamda müvekkile yöneltilen mal/hizmet satımına ilişkin uyuşmazlığın ticari nitelikte değerlendirilmesi mümkün olmadığını,

Uyuşmazlığın genel mahkemelerde ileri sürülmesi gerektiğini, Antalya Asliye Hukuk mahkemeleri görevli olduğunu, görev itirazlarının olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

Buna göre tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında ... plakalı aracın bakım ve onarım işlerinden kaynaklı eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmesine rağmen davalının bedeli ödemediğini ileri sürerek bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği görülmektedir.

Uyuşmazlık konusu edilen iş, davalı iş sahibine ait bir araç için yapılmış olup, davalı ... tacir olmadığı gibi, davanın ticari işletmeyle bir ilgisi de bulunmamaktadır. Diğer taraftan, eser sözleşmelerinden kaynaklanan davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Buna göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görev alanına girdiği kanaatine varıldığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,

2.6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4.6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,

5.6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2020 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.