5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/732 Esas - 2024/688
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
ASIL DAVA
BİRLEŞEN ..... ESAS NOLU DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından davalı hakkında açılan menfi tespit davalarının mahkememizde yapılan yargılamaları sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP ;
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının .....adresinde işyeri işlettiğini, bu işyerinin faturalı ayrı bir aboneliğinin olduğunu, müşterilerin sigara içmesi için açılabilir nitelikte olmak üzere aynı binanın ... nolu yerinde de ayrı bir bölümün kullanıldığını, davacının mutfak ve yeme bölümünün olduğu ... nolu asıl işyerinde ayrıca dava konusu ... nolu bölümünde ise ayrı olmak üzere iki aboneliğinin bulunduğunu, ... nolu asıl yerin işyeri iken ..... nolu bölümün müşterilerin sigara içmesi için ayrılan bir bölüm olduğunu, davalının ... nolu bölüme ait aboneliğin sayacını mühür koparılmak suretiyle müdahaleye açık hale getirildiği iddiası ile 25/10/2022 tarihinde gaz saatini söküp/değiştirdiğini ve ayrıca kaçak gaz kullanımı çıkarıp buna ilişkin kaçak gaz borcu ve cezası tahakkuk ettirildiğini, kaçak gaz borcu ve cezası tahakkukunun yerinde olmadığını ileri sürerek ... nolu abonelik için tahakkuk ettirilen 258.136,45 TL'lik kaçak gaz kullanım bedeli ve kaçak kullanım ceza bedelinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde mahkememizin ..... Esas nolu dosyası ile davanın açılmasından sonra davalının 5.246,28 TL sayaç hasar bedeli fatura ederek davacıya gönderdiğini, davalının tahakkuk ettirdiği bu bedelin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ... nolu abonelik için tahakkuk ettirilen 5.246,28 TL'lik sayaç hasar bedelinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalının davacıya yönelik tüm işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER ; ..... Mahkemesinin 28/11/2022 tarih ve .....nolu kararı ile ..... Esas nolu dosyasının dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili 17/01/2024 tarihli cevabi yazı ekinde ... sözleşme hesap nolu aboneliği ilişkin taraflar arasındaki abonelik sözleşmesini, abonelik dosyasını ve ilgili belgeleri göndermiştir.
Davalı vekili 16/04/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile davalı arasındaki sözlü anlaşmaya istinaden toplam bedelden ceza indirimi yapılması ve kalan borcun iki taksitte ödenmesi hususunda mutabık kalındığını, davacının sözlü mutabakat gereğince 150.000,00 TL'yi 03/02/2023 tarihinde, 22.090,97 TL'yi ise 07/03/2023 tarihinde ödediğini bildirmiştir.
Kimya mühendisi bilirkişi ... 24/06/2024 tarihli raporunda davalıya ait doğalgaz dağıtım şebekesine müdahale edilmek suretiyle davacının ........ adresinde bulunan ... nolu ... nolu mekanik sayaca gerektiğinde doğalgaz kullanımının ölçülmesinin önlemek için müdahaleye açık hale getirilmesinin tespit edilmesi nedeni ile davalı tarafından tahakkuk edilen kaçak/usulsuz doğalgaz tüketim bedelinin (258.136,45 TL) ... ile Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü ve Ölçü Aletleri Yönetmeliğine uygun olduğunu bildirmiştir. Davalı 11/07/2024 tarihli cevabi yazı ile birleşen davadaki sayaç hasar bedelinin davacı ile davalı arasındaki anlaşma kapsamında bulunmadığını bildirmiştir.
Kimya mühendisi bilirkişi ...
17/07/2024 tarihli ek raporunda davalıya doğalgaz dağıtım şebekesine müdahale edilmek suretiyle davacının ...../... adresinde bulunan ... nolu ... nolu mekanik sayaca gerektiğinde doğalgaz kullanımının ölçülmesinin önlemek için müdahaleye açık hale getirilmesinin tespit edilmesi nedeni ile davalı tarafından tahakkuk edilen kaçak/usulsuz doğalgaz tüketim bedelinin (258.136,45 TL) ... ile Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü ve Ölçü Aletleri Yönetmeliğine uygun olduğunu, davacı abonenin ........ adresinde bulunan ... nolu mekanik sayacın devlet mührü koparılmak suretiyle sayacın kanuni olarak kullanılamayacak duruma gelmesi nedeni ile tahakkuk edilen 5.246,28 TL'lik sayaç hasar bedelinin uygun olduğunu, davacıya tahakkuk edilen kaçak/usulsuz doğalgaz tüketim bedeli olan 258.136,45 TL ile 5.246,28 TL'lik sayaç hasar bedelinin uygun olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Asıl ve birleşen davalar, davalı tarafından kaçak gaz kullanım bedeli ile kaçak gaz kullanım cezasına dayalı olarak düzenlenen faturadan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi ile açılan menfi tespit davalarıdır. Asıl davada;
Davalı vekilinin 16/04/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile davalı arasındaki sözlü anlaşmaya istinaden toplam bedelden ceza indirimi yapılması ve kalan borcun iki taksitte ödenmesi hususunda mutabık kalındığını, davacının sözlü mutabakat gereğince 150.000,00 TL'yi 03/02/2023 tarihinde, 22.090,97 TL'yi ise 07/03/2023 tarihinde ödediğini bildirmesi, davalının 11/07/2024 tarihli cevabi yazı ile birleşen davadaki sayaç hasar bedelinin davacı ile davalı arasındaki anlaşma kapsamında bulunmadığını bildirmesi, davacı vekilinin 15/10/2024 tarihli celsede asıl ve birleşen davaların konusuz kalmadığını beyan etmesi dolayısı ile davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davacının ve davalının tazminat talepleri hakkında esas hakkında hüküm kurulmaması nedeni ile bir karar verilmemiş,
24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kaçak/usulsuz doğalgaz tüketim bedelinin mevzuata uygun olduğunun bildirilmesi ve davacının haksızlığını kabul edip borcu yapılandırarak ödemesi dolayısı ile dava açıldığı tarihte davacının haksız olması nedeni ile yargılama giderleri davacıya yüklenmiştir. Birleşen ..... Esas nolu davasında; Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalının davacı adına 5.246,28 TL sayaç hasar bedeli tahakkuk ettirdiği ve bu bedelin mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi ...'ın 17/07/2024 tarihli ek raporunda davacı adına tahakkuk edilen 5.246,28 TL'lik sayaç hasar bedelinin mevzuata uygun olduğunu bildirmesi, davalı vekilinin 14/05/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile davalının 11/07/2024 tarihli cevabi yazıbı ile birleşen davadaki sayaç hasar bedelinin davacı ile davalı arasındaki anlaşma kapsamında bulunmaması nedenleri ile davacının dava konusu vakıayı ispatlayamadığı kabul edilmiştir.
İspat yükü kendisine düşen davacının dava konusu alacağın haksız olduğu vakıasını ispatlayamaması nedeni ile davanın reddine ve davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
A-Asıl davada;
1.Davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
2.Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 4.408,33 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.980,73 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde Harçlar Kanununun 31. maddesi gereğince davacıya GERİ VERİLMESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan 1 adet vekalet harcı 11,50 TL ve 2 adet vekalet pulu 78,65 TL olmak üzere toplam 90,15 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6.Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre ön inceleme tutanağı imzalanmadan davanın konusuz kalması ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrası ve 2. kısmına göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, B-Birleşen ..... Esas nolu davasında;
1.Davanın REDDİNE,
Davacının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrası gereğince REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 89,60 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 338,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5.Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6.Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 5.246,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Asıl davada ve birleşen davada davacı vekilinin ve asıl davada ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı, asıl davada kurulan hüküm açısından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, birleşen davada kurulan hüküm açısından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.15/10/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)