Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/2400
Karar No
K. 2024/1569
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2021/2400

KARAR NO: 2024/1569

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/09/2021

NUMARASI:2017/490 Esas - 2021/647 Karar

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/08/2016 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve ... sigortacısı olduğu, müvekkilinin ise yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı ticari taksinin tam kusurlu olarak karıştığı tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak malül kaldığını, taksi sürücüsü ...'in olay yerini hızla terk ettiğini ve müvekkiline hiçbir şekilde yardım etmediğini, müvekkili tarafından yüklü miktarda tedavi masrafı yapıldığını, müvekkilinin kazanın meydana geldiği günden beri çalışamadığını ve tedavisinin sona erene kadar da çalışamayacağını, müvekkilinin cam vitray işi ile uğraştığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250-TL geçici iş göremezlik tazm,inatı, 250-TL tedavi ve bakım gideri ve 500-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın ( HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacağın) ve 60.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 10/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 10.092,12-TL ve kalıcı iş göremezlik talebini 258.599,62-TL olarak artırmıştır.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun süredir yurt dışında yaşadığını ve ... plaka numaralı ticari plakasını yıllardır kiraya verdiğini, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını ve araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, gerçekleşen trafik kazasında hukuki sorumluluğunun olmadığını,davalı ...'in kollukta verdiği ifadede davacı önceden tanıdığını ve arkadaşı olduğunu, yolda karşılaştıklarını ve gideceği yere kadar bırakabileceğini sorduğunu, olayda hatır taşıması mevcut olduğunu, hatır taşıması olduğundan davacıya tazminat ödenmesinin gerekmediğini, tedavi giderlerinde sorumluluğun ...'ya ait olduğunu ve ...'dan talep edilmesinin gerektiğini, davacının maluliyeti bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı tarafın müvekkil şirkete dava öncesinde usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil kuruma eksik belge ile başvuru yaptıklarını, müvekkil şirket davacı tarafın eksik başvuru yapmasına rağmen iyi niyetli olarak 62.823,00- TL ödeme yaptığını,dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, meydana gelen kazada kusur oranının tespit edilmesinin gerektiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı gibi müterafik kusur ve araçta yolcu olması nedeniyle hatır taşıması durumunun araştırılmasının da gerektiğini, belirterek, davanın reddini istemiştir.Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;'' ... Davalı ...'ın pasif husumet itirazı açısından yapılan değerlendirmede;.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/17488 Esas 2019/6928 Karar sayılı ilamı uyarınca, vergi kayıtları, dekontlar, kira sözleşmesi, davalı ...'ın ve dava dışı kiracının ticari defter ve kayıtları incelenerek kira sözleşmesinin fatura, dekont ve cari hesap hareketleri ile desteklenip desteklenmediği tespit edilerek davalı ve dava dışı kişi arasında 3. kişileri bağlayacak güçte, uzun süreli kira sözleşmesi ilişkisi olup olmadığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı hususlarının belirlenmesi konusunda inceleme ara kararı oluşturulmasına karar verildiği, ancak davalı ...tarafından ara karar yerine getirilmediğinden ve delil sunulmadığından inceleme yapılamdığı, Mahkememizce celp edilen vergi dairesi kayıtlarından kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın trafik cezalarının ve vergilerinin davalı ...tarafından ödendiği, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ve İBB tarafından verilen müzekkere yanıtlarında dava konusu taksinin işletenin davalı ...olduğunun bildirildiği, kira sözleşmesinin maliye ve vergi dairesine bildirilmediği, kira ilişkisini gösterir hesap ve dekont sunulmadığı anlaşılmakla mevcut delil durumu itibariyle somut olayda uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, araçtaki ekonomik yararlanmanın davalı Buket Kurban'a ait olduğu sonucuna varılarak pasif husumet itirazının reddine karar vermek gerektiği, Davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonucu davacının yaralandığı, davacının yolcu olması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kaza tespit tutanağında sürücünün firar ettiği, sonradan davalı ...'in olay yerine gelerek sürücü olduğunu beyan ettiği ancak herhangi bir yaralanma izi bulunmadığından sürücü olarak yazılmadığının belirtildiği, bununla birlikte 18/01/2021 tarihli celsede davalı asil ... kazayı yapanın kendisi olmadığını, kazayı üstlendiğini beyan ettiği ancak dava konusu kaza ile ilgili yargılamanın yapıldığı İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/442 Esas 2018/264 K. Sayılı dosyasında davalı ...'in kazayı yaptığını beyan ettiği, mahkemece kazanın ... tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalı aleyhine mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmakla mahkumiyet kararlarındaki maddi vakıa tespiti ile mahkememizin bağlı olması nedeniyle davalı ...'in kazayı gerçekleştiren sürücü olduğu sonucuna varıldığı; ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması nedeniyle anılan hükümler uyarınca sürücü ve işleten davacının uğradığı maddi ve manevi zararları gidermekle yükümlü olduğu; trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde 30/11/2015 başlangıç 30/11/2016 bitiş tarihli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi sigortalandığı, kazanın 12/08/2016 tarihinde poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, kişi başı sakatlık poliçe limitinin 290.000,00-TL, kişi başı tedavi gideri limitinin 290.000,00-TL olduğu anlaşılmakla davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararından davalı ....'nın poliçe limiti kadar sorumlu olduğu; davalı ... AŞ tarafından dava tarihinden önce davacıya 62.823,00-TL sürekli iş göremezlik ödemesi yapıldığı ve ödeme nedeniyle taraflar arasında ibraname imzalandığı; Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 12/09/2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %29,2 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığı, geçici iş göremezlik süresinin 1,5 ay olduğu, 29/03/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmeliği hükümlerine göre engellilik oranının %34 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından özürlülük oranı ile meslek kazanma gücü kaybı kavramının farklı olması nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunmadığının bildirildiği; Alınan aktüerya raporunda iki maluliyet raporuna göre seçenekli olarak hesaplama yapıldığı, 11.05.2017 tarihinde davalı ...AŞ tarafından yapılan 62.823,00-TL ödemenin işlemiş yasal faiziyle birlikte hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edildiği, yapılan ödemenin zararı açıkça karşılamadığı, açık nispetsizlik olduğu, 1. Seçenekte 29/03/2019 tarihli rapor uyarınca davacının sürekli iş göremezlik zararının 258.599,62 TL, 2. Seçenekte 12/09/2018 tarihli rapor uyarınca davacının sürekli iş göremezlik zararının 210.366,21 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının 10.092,12 TL olduğunun tespit edildiği; davacı taraf 1. seçeneğe göre talep arttırımda bulunulduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/3676 E. 2021/4369 K. Sayılı ilamına göre kaza tarihi itibariyle maluliyetin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğinden bu rapora göre hesaplanan 1. Seçenek olarak belirtilen zarar miktarı esas alınıp, talep arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm oluşturulduğu, davacı taraf, bakım gideri talebinden vazgeçtiğini bildirdiğinden ve sunulan tedavi giderinden de ... sorumlu olduğundan tedavi ve bakım gideri talebinin reddedildiği; somut olayda davacının hatır için taşındığının anlaşılamadığı, dava konusu aracın ticari taksi olduğu, davacının kolluk aşamasında ... mahallesine gitmek için ticari taksiye bindiğini beyan ettiği, taksi sürücüsünü ...Mahallesinden ayrıca tanıdığını beyan ettiği, davalı sürücünün ücret almadan taşıma yaptığına yönelik bir beyanı bulunmadığı anlaşıldığından hatır taşıması bulunmadığı sonucuna varılarak indirim yapılmadığı, ayrıca dosya kapsamında davacının emniyet kemeri takmadığını gösteren bir delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, sürücü ve işletenin kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davacının 02.09.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, 8 iş günü sonunda davalının ... AŞ'nin 16.09.2016 tarihinde temerrüte düştüğü; manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, sürücünün %100 kusurlu olması, olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği'' gerekçesiyle, -Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;1-Maddi Tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; A-10.092,12-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... ve davalı ...açısından 22.08.2016 tarihinden, davalı ..(...) açısından 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,B-258.599,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... ve davalı ...açısından 22.08.2016 tarihinden, davalı ...(...) açısından 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ...(...)'nın poliçe limiti olan 227.177,00-TL'den sorumlu olması kaydıyla ) C-Tedavi ve bakım giderlerine ilişkin talebin REDDİNE,2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00-TL tazminatın 22.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve davalı...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş; davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: davalı sigorta şirketi vekili, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve ıslah edilen miktarın zaman aşımına uğradığını, bakiye poliçe limiti 227.177,00-TL olmasına rağmen müvekkil şirketin, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için poliçe limiti aşılacak şekilde 237.269,12-TL'den sorumlu tutulduğunu, davacı vekilince bedel artırım dilekçesinde yasal faiz talep edilmesine rağmen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile bakım-tedavi gideri istemine ilişkindir.1-Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nin Belirsiz Alacak ve Tespit davası başlığı altındaki 107/1.maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir'' hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada, talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde davanın HMK.107.maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davası olduğu yolunda açık bir bildirimde bulunmuşolup, 10/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde ise bu yönde taleplerini artırmıştır. Bu halde, davanın HMK 107.maddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu belirgindir. Hal böyle olunca belirsiz alacak davası niteliğindeki eldeki davada, zamanaşımı süresinin dava açılmakla kesileceği, dava tarihi olan 24.05.2017 tarihi itibariyle 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı aşikar olduğundan, mahkemece davalı tarafın bedel artırım dilekçesine karşı yaptığı zamanaşımı itirazının dikkate alınmamış olmasında herhangi bir yanılgı tespit edilemediğinden bu yöne ilişen davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazının esastan reddi gerekmiştir.Bundan ayrı, bedensel zarar türü olan geçici iş göremezlik tazminatı sağlık gideri teminatı kapsamında, sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı ise ölüm/ sakatlık teminatı kapsamında olup, yerel mahkemece hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatı poliçe limitini geçmediğinden; hükmedilen ve somut olaya konu kaza tarihi itibari ile poliçe limiti olan 290.000-TL'yi aşan kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden ise davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye poliçe limiti kararda açıkça belirtildiğinden, davalı sigorta şirketinin yerinde görülemeyen bu hususlardaki istinaf itirazlarının da esastan reddi gerekmiştir.2-Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m.

26.düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili, her ne kadar dava dilekçesinde maddi tazminat taleplerine kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini talep ve dava etmiş ise de, 10/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde tüm tazminat taleplerine kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Bu halde, davacı vekilince bedel artırımı yapılan tüm maddi tazminat taleplerine yasal faiz işletilmesi talep edildiğinden, yani talep daraltılmış olup, bu husus ayrıca davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak teşkil etmekle, yerel mahkemece maddi tazminat yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak ticari faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın kaldırılıp, HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/09/2021 tarih ve 2017/490 Esas 2021/647 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KABULÜNEa/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,2/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve 2017/490 Esas- 2021/647 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;a/Maddi Tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; b/10.092,12-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... ve davalı ...açısından 22.08.2016 tarihinden, davalı ..(...) açısından 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,c/258.599,62-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... ve davalı ...açısından 22.08.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta(...) açısından 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ...(...)'nın poliçe limiti olan 227.177,00-TL'den sorumlu olması kaydıyla )ç/Tedavi ve bakım giderlerine ilişkin talebin REDDİNE,d/Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 50.000,00-TL tazminatın 22.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, e/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 21.769,83-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 208,35-TL peşin ve 938,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.146,35- TL'nin mahsubu ile bakiye 20.623,48-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı... A.Ş.'nin 16.207,85-TL karar ve ilam harcından sorumlu olması kaydıyla,)f/Davacı tarafından yatırılan 1.146,35-TL harç (peşin+ıslah) ile 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.177,75-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsii ile davacılara ödenmesine, g/Davacı tarafından maddi tazminata ilişkin olarak yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, ATK ve tebligat masrafından oluşan toplam 4.177,25-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında yapılan hesaplama neticesinde 4.173,36-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... A.Ş.'nin bu meblağın 3.688,73-TL'sından sorumlu olması kaydıyla,)ğ/Bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,h/Davacılar tarafından manevi tazminata ilişkin olarak yapılan posta masraflarından oluşan 18,00-TL yargılama giderinin davalı ...ve davalı ...'den müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,ı/Bakiye kısmın davacıların üzerinde bırakılmasına,i/Davalılar tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, j/Davacı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 27.258,42-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... A.Ş.'nin bu meblağın 25.058,84-TL sından sorumlu olması kaydıyla,) k/Davacı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 7.300,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...ve davalı ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, l/Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine, m/Davalı ...duruşmada vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek bu davalılara verilmesine, 3/Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.