İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
19.12.2024
KALDIRILMASINA
ISTINAFHUKUK
DIGER
Ceza Hukuku
5237 sayılı TCK'nun 179/2. maddesinde düzenlenen ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçmeden açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır." (Bkz. Yargıtay H.G.K.'nun 2014/17-2198 Esas ve 2015/1495 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, davacı tarafça 06/01/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir. Davalı tarafça ise cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Trafik kazasının meydana gelişine ilişkin dosyadaki mevcut deliller irdelendiğinde, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası gerçekleştirdiği, davacının yaralandığı, sürücünün ise vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından, kazada ölüm de meydana geldiğinden zamanaşımı süresinin 15 yıl olarak değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Ancak, yukarıda emsal olarak değinilen H.G.K kararında da, ölen murisin mirasçıları tarafından açılan davada meydana gelen olayda TCK 179 maddesi gereği trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçu gerçekleştiği kabul edilerek zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Somut olayımızda ise, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle davacı açısından taksirle yaralama suçu oluşmuştur. Ceza hukukunun genel prensibi gereği tehlike suçu ile zarar suçu birlikte oluşamayacağından, zarar suçunun nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle davacı yönünden gerçekleşen taksirle yaralama eylemi açısından TCK'da 8 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, davaya konu taleplerin ilk olarak 18.07.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine karşı ileri sürüldüğü ve sonrasında işbu davaya konu edildiği anlaşılmakla, zamanaşımı süresinin dolduğu" gerekçesiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, ilk derece mahkemesinin kararında isabet bulunmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu trafik kazasının; ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu nevi trafik kazaları yönünden zamanaşımı hususunda açıklama yapılmasının faydalı olacağı değerlendirilmiştir.2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerlerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza Kanunu
818 sayılı Borçlar Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
2918 sayılı KTK'nun “Zamanaşımı” başlıklı 109. Maddesi; “...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
HMK md.353/1
TBK md.72/1
K2918 md.109/2
K2918 md.179/2
K5237 md.179/2
K6098 md.6
K818 md.60
TCK md.85/1
K6098 md.72/1
HMK md.353
K2918 md.109
TCK md.179/2
TCK md.66/1
TCK md.179
K6100 md.355