Esas No
E. 2021/42550
Karar No
K. 2025/4958
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2021/42550 E.  ,  2025/4958 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1798 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2015/685 Esas, 2017/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Katılan vekilinin istinaf başvurusu ile İzmir 13. Ceza Dairesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/2614 Esas, 2018/663 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine ilişkin İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 tarih, 2015/685 Esas, 2017/437 Karar sayılı kararı kaldırılarak, sanığın;

TCK'nın 155/2, 62, 62, 52, 50/1-a, 52/2-4 maddelerine göre 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Sanık müdafiinin temyiz başvurusu ile Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020-2805 Esas ve 2020-6983 Kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. Maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına, karar verilmiştir.

4.İzmir 13. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/1798 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararı ile sanığın; TCK'nın 155/2, 62, 62, 52, 50/1-a, 52/2-4 maddelerine göre 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı şekilde verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Katılana ait büfede kasiyer olarak çalışan ve katılan ile bir hizmet ilişkisi içinde olan sanığın bu ilişkinin gereği olarak duyulan güven sebebi ile kendisine teslim edilen kasadan miktarı belirlenemeyen paralar almak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği somut olayda; katılanın15.03.2016 tarihli mahkeme ifadesinde; ''... kasadan 100 TL aldıysa, 50 TL geriye bırakmıştır, sonuçta kendisiyle görüştüğümüzde olayı kabul etti, suistimaliyle aldığı aracı karşılık olarak bize vermeyi kabul etti, bu konuda kendisini bir zorlamamız olmadı, kendisine borcu ödemesini veya davacı olacağımı söylemiştim, o borcunu aracı vererek ödeyeceğini beyan etmişti, o sebeple ilk anda şikayetçi olmadım, ancak bizi aracı gasp etmekle suçlayınca bende şikayetçi oldum, araçla ilgili noter satışı yapıldı, halen araç iş yerimin önünde durmaktadır olayda 50,000 TL civarında zararım vardır, araç ise 35,000 TL dir zararım tam olarak karşılanmamıştır '' şeklindeki beyanından olayla ilgili kısmi ödeme olduğunu, zararının tam karşılanmadığını ve şikayetinin devam ettiği gözetildiğinde 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan ve dosyadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, atılı suçun sübutu ve nitelemesi yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanığın çalıştığı süre boyunca kasadan gizlice para aldığı; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü birden fazla kez ihlal eden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.