9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2008/17641 E. , 2010/7428 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Konut dokunulmazlığını ihlal, Mala zarar verme
Hüküm : CMK'nın 223. maddesi gereğince beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda isnat olunan suçların unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA, 21.06.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: Mala zarar verme suçunun manevi unsuru kast olup,
TCK’nın 21. maddesine göre Kast: suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Öyleyse kastın iki unsuru bilme ve istemedir.
Bazı hallerde kastın bulunması, yani suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlarının fail tarafından bilinmesi ve istenmesi cezai sorumluluk için yetmez. Failin ayrıca belli bir saikle (motiv-dürtü), amaçla hareket etmesi gerekir. Saik, amaç ya da gaye, kasttan önce gelen, kastı hazırlayan bir duygu, düşüncedir. Kişisel hesaplardır. Kanun koyucu bazı hallerde kasta ek olarak failin cezayı gerektiren fiilin işlenmesi anında özel bir amaç gütmesini şart koşmuştur. Örneğin hırsızlık suçunu düzenleyen TCK’nın 141/1. maddesinde “yarar sağlamak maksadı” saik olarak gösterilmiştir. Dava konusu olan somut olayda sanık hakkında, “müştekinin evde olmadığı bir sırada, şüphelinin müştekiye ait evin balkonuna çıkarak, balkonda bulunan çamaşır demirlerini kestiği, bu suretle” mala zarar verme suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır. Sanık savunmasında, apartman cephesinin mantolanması ve çamaşırlıkların sökülmesi için karar alındığını beyan etmişse de 13.06.2006 tarihli kat malikleri kurulu toplantı tutanak suretinden, çamaşırlıkların sökülmesi konusunda karar alınmadığı anlaşılmıştır. Yargılama sonunda mahkemece de demirlerin sökülmesi şeklindeki maddi olay kabul edildiği ve sanığın demirleri bilerek, isteyerek kestiği kabul edildiği halde “kast” ve “saik” kavramları karıştırılarak sanığın mala zarar verme kastı bulunmadığı gerekçe yapılarak beraat kararı verilmiştir. Sanığın eyleminde ızrar suçunun manevi unsuru olan kast unsuru bulunduğu halde verilen beraat kararı yasaya aykırı olduğundan, sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.