Esas No
E. 2024/14649
Karar No
K. 2025/5500
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

8. Ceza Dairesi         2024/14649 E.  ,  2025/5500 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/600 E. 2014/359 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hükümlü hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarih, 2014/600 Esas, 2014/359 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/24023 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan karar verildiği anlaşılmış ise de;

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/01/2022 tarihli ve 2021/14513 esas, 2022/341 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya aynı suçu yeniden işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hüküm açıklanabilmesi için evvelce bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl işletileceğinin karışıklığa da yol açabileceği cihetle, öncelikle mahkemece anılan Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 18.02.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2011 tarihli ve 2011/12442 Soruşturma, 2011/6656 Esas, 2011/3117 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.04.2011 tarihli ve 2011/728 Esas, 2011/940 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.11.2014 tarihli ve 2014/600 Esas, 2014/359 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.12.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

B. 5271 sayılı Kanun'un 231/5.

maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eylemine ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması, ardından sanık hakkında daha önce Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.04.2011 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlâl üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre genel hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Adana 24.

Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2014/600 Esas, 2014/359 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.