Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/7445
Karar No
K. 2024/9516
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/7445 E.  ,  2024/9516 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/7445
Karar No: 2024/9516
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal dönemlerinde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, durumun gerektirdiği ölçüde, geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, Resmi Gazete'de yayımlanan OHAL KHK'larının TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, OHAL KHK'larının amaç, konu ve süre bakımından hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğu, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak idare tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde kamu görevine son verilmesi neticesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan ilke ve hakların ihlal edildiği, savunma hakkını tam olarak kullanabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, hangi eylemler nedeniyle suçlandığı bildirilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listesinin delil niteliğinin bulunmadığı, kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve ne maksatla hazırlandığı bilinmeyen, kaynağın güvenilirliği, delil zinciri ve veri bütünlüğü belli olmayan kodlama listesinin kendi içerisinde dahi çelişkiler içerdiği, ceza yargılamasındaki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, soyut nitelikteki tanık beyanlarının 17/25 Aralık 2013 tarihinden öncesine ait olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, ceza mahkemesinde suçsuz bulunmasına rağmen mesleğine geri dönemediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda ByLock kullanımının, yasal bir bankaya para yatırılmasının ya da yasal sendika veya derneklerde üyelik kaydının bulunmasının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna delil olamayacağının belirtildiği ve AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz suç ve ceza ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiği, dava konusu Komisyon kararının yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.50 K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog