3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Kiraz Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı aleyhine Kiraz İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyaları üzerinden ...T.C. Kimlik numaralı dava dışı... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak Ankara... Noterliğince düzenlenen... Yevmiyo Numaralı, 18.10.2016 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile; sözde alacaklı... tarafından, Kiraz İcra Dairesinin... E. sayılı dosyaları üzerindeki tüm hak ve alacaklar, dava dışı ... T.C. Kimilk numaralı...ya daha sonra da Ankara ...Noterliğince yapılan... Yevmiye Numaralı Alacağın Devri sözleşmeleri ile davalı ...'a devredildiğini, davalı ... yukarıda belirtmiş olduğumuz takiplere konu alacağı dava dışı ...dan, ... isimli şahıs da dava dışı...'dan devraldığını, nitekim iş bu takipler önce ...n müvekkil davacıya karşı başlatılmış olup alacağın devri nedeniyle alacaklı olarak ... tarafından takip edilmeye devam edildiğini, ancak müvekkili davacının hem...' a hem de ...'a karşı borcu bulunmaması ve ...'ın bu durumu bilerek kötü niyetli bir şekilde alacağı devralmış olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Kiraz İcra Dairesinin... e. sayılı dosyaları üzerinden müvekkili davacı hakkında başlatılan icra takipleri usulsüz olarak başlatıldığını, dava konusu kambiyo senetleri üzerinde tahrifat yapıldığını, dava konusu kambiyo senetlerinin tahsil cirosu ile devredilmiş olması nedeniyle senetlerin mülkiyeti müvekkili davacıya ait olduğunu, müvekkil davacının dava dışı...'a borcunun bulunmaması ve kambiyo senetlerinin bedelsiz olması nedeniyle devrin tahsil cirosu ile yapıldığı sabit olduğunu, arz ve izah edilen ve re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; öncelikle ve ivedilikle kiraz icra dairesi'nin... e. sayılı icra takiplerinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, dava konusu, 25.05.2011 vade, 30.000,00-tl bedelli, 20.04.2011 vade, 30.000,00-tl bedelli ve 15.04.2011 vade 30.000,00-tl bedelli senetlerden kaynaklı başlatılan kiraz icra dairesi'ni... e. sayılı icra takiplerinin iptaline ve senet asıllarının müvekkili davacıya iadesine, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; Kooperatif yöneticisi olan İcra dosyası borçluları ve özellikle ... (Davacı) bir konut edinme hayalinde olan kooperatif üyelerini mağdur ettiğini, bakanlığında kooperatifi münfesihler listesine aldığını, davacı vekilinin ileri sürdüğü hukuki deliller listesine eklediği hiç bir evrak ve belgeyi kabul etmediklerini ve delil niteliklerinin bulunmadığını, alınan borç paralar karşılığı illetten mücerret olarak düzenlenmiş bonolar, icra takibi yapılıp kısmi tahsilatlar yapılmasından sonra aradan 7-8 yıl gibi uzun zaman geçtikten sonra basiretli ve aklı başında hiç bir yönetici veya tacirin yapmayacağı şekilde kötüniyetli olarak iş bu davaları açtıklarını, davanın esası yönünde cevaplarının bonoya dayalı illetten mücerret ve İİK hükümlerince yürütülen bir alacak takibinde davacının ileri sürdüğü tanık uzman görüşü bilirkişi keşif ve dava dışı bir takım belgeleri delil olarak dinlenemeyeceği itiraz ve ödememe direncinin kötüniyetli olduğunun, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde davacı üzerine bırakılmasını talep edilmiştir. Kiraz ASHM'ce... karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmekle Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
Kiraz İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyaları Uyap sistemi üzerinden eklenmekle birer suretleri alınmıştır.
Kiraz İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı...tarafından dava dışı SS. ... Koop., ... ve davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe dayanak kambiyonun şekli incelenmesinde icra dosya borçlusu kooperatifin keşideci,...n keşidecisinin kefili olduğu, lehtar sıfatı ile ... lehine tanzim edildiği, lehtar tarafından cirolanmakla ...a verildiği ve senedin 08/03/2011 keşide tarihli 25/05/2011 ödeme tarihli ve 30.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Kiraz İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı... tarafından dava dışı SS. ...Koop.,...e davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe dayanak kambiyonun şekli incelenmesinde icra dosya borçlusu kooperatifin keşideci, ...n keşidecisinin kefili olduğu, lehtar sıfatı ile ... lehine tanzim edildiği, lehtar tarafından cirolanmakla...a verildiği ve senedin 28/03/2011 keşide tarihli 20/04/2011 ödeme tarihli ve 30.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Kiraz İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ...n tarafından dava dışı SS. ... Koop., ... ve davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe dayanak kambiyonun şekli incelenmesinde icra dosya borçlusu kooperatifin keşideci, ...'in keşidecisinin kefili olduğu, lehtar sıfatı ile ... lehine tanzim edildiği, lehtar tarafından cirolanmakla ...n'a verildiği ve senedin 08/03/2011 keşide tarihli 15/04/2011 ödeme tarihli ve 30.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde Mahkememiz davalısı tarafından temlik alınmakla birlikte temlik eden ...n tarafından alacaklı sıfatıyla dava dışı... Yayla.... Kooparatifi, ..., ...ve Mahkememiz davacısı aleyhine Kiraz icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden (08/03/2011 düzenleme tarihli, 25/05/2011 vade tarihli ve 30.000,00 TL bedelli bono)... esas sayılı dosyası üzerinden (28/03/2011 düzenleme tarihli, 20/04/2011 vade tarihli ve 30.000,00 TL bedelli bono) ve... esas sayılı dosyası üzerinden (08/03/2011 düzenleme tarihli, 15/04/2011 vade tarihli ve 30.000,00 TL bedelli bono) kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, söz konusu bonoların incelenmesinde şekli olarak kooparatifin keşideci sıfatıyla,...n kefil sıfatıyla, davacının lehtar sıfatıyla bulunduğu, lehtar tarafından ciro edilmekle temlik eden ...n'ı geçtiği, söz konusu icra dosyalarının Ankara.... Noterliği evrakıyla davalı ... tarafından temlik alındığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın söz konusu bonolar sebebiyle davacının senet lehtar...'a borcunun olup olmadığı ve temlik alan...arafından borcun olmadığı bilinerek bu senetlerin temlik alınıp alınmadığı, bu anlamda alacağın devralınmasında davalının kötüniyetli olup olmadığı, söz konusu bonoların gizli tahsil cirosu ile...'ı devredilip devredilmediği bu anlamda...'ın senetleri takibe koymasında kötüniyetli olup olmadığı, takibin usulsüz başlatılıp başlatılmadığı, senetlerin sonradan doldurulup doldurulmadığı, üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı, 28/03/2011 düzenleme tarihli senedin tanzim tarihinin gerçekte 08/03/2011 olup olmadığı ve bu durumun varlığı halinde senedin tahrifatına yol açıp açmayacağı, senet üzerinde yer alan ...n imzalarının taklit edilerek sonradan atılıp atılmadığı bu anlamda kefaretlerinin geçerli olup olmadığının olması yada olmaması durumunun iş bu davaya etkisi hususlarının incelenmesi ile değerlendirilmesine yönelik icra dosya dayanakları bonolardan kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu icra dosyaları dayanağı bonolardan kaynaklı alacak hakları dava dışı... (dayanak bonolarda lehtar olduğu anlaşılan) tarafından önce ...ya, ... tarafından da davalı ...'e alacağın devrine yönelik yapılan yazılı devir sözleşmesi ile devir edilmekle davacı tarafından davalıya yönelik husumetin yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel ispat kavramının ne ifade ettiği ile bu kavrama yönelik ispat yükünün ne olduğuna dair açıklama yapılmasında yarar görülmüştür. Buna göre İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış;
2.fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen maddenin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. ( Bknz; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararı)
Kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düşmeyen diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, taraf iddia ve savunmaları, dayanak icra dosyalarında yer alan "malen" kaydı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde öncelikle senetler üzerinde yer alan kefiller yönünden atılan imzalara dair sahiplerine ait olmadığı belirtilmiş ise de iş bu uyuşmazlık yönünden adı geçenlerin taraf olmadığı gibi imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği ve senetlerdeki sıfatları göz önüne alındığında bu yönde ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmeyerek senetleri tanzim eden kooperatif ile davacı arasındaki ilişki bulunmakla birlikte senetlerdeki kayıtlara göre davacının kurulan ilişki kapsamında dava dışı kooperatife mal tedarikinde bulunduğu ve bu kapsamda davacının teslim yükümlülüğünü kanıtlaması gerekmemekte ise de lehtar tarafından senetlerin ciro silsilesine tabi tutulmakla ciro yolu ile icra dosya alacaklısı...'a geçtiği ve silsilede bir kopukluk olmadığı, davalı yanın illetten mücerretliğe yönelik savunması göz önüne alındığında gerek gizli tahsil cirosu yönünden gerekse de söz konusu senetlerden kaynaklı borçlu olunmadığına yönelik savunma bakımından senetler üzerinde iddia edilen yönde bir kayıt olmadığından senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde ispat külfetinin davacı yanda olduğundan iddiasının ispatına yönelik herhangi bir delil elde edilemediğinden dava dilekçesinde yer alan iddialar bakımından davacı yana yemin delili hatırlatılmakla birlikte sunulan yazılı beyan ile söz konusu delile dayanılmayacağının belirtilmesi karşısında ispat yükü üzerine düşen davacı yanın iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından açılı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL harcın evvelce alınan 1.545,47 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazladan alınan 930,07 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
3.Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harcın ilgili kısmı ile gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, - Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın Gider Avans Tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5.Dair davacı asilin ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025 Katip ... E imza ¸ Hakim ...
(e-imzalıdır)