8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/5151 E. , 2025/3917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/125 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8.Ceza Dairesi tarafından verilen 31.03.2021 tarihli ve 2020/8239 Esas, 2021/6594 Karar sayılı karar ile maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün '' hükme bağlanmış dosyalarda '' uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5.maddesinin (d) bendindeki ''hükme bağlanmış'' ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu oluşması nedeniyle mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/104 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklulunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık Temyiz İstemi Sanığın cezaevinde parasız kalması ve ailevi sorunlarının bulunması sebebiyle firar etmek zorunda kaldığını ancak mahkemenin bu durumu değerlendirmeden mahkumiyet hükmü vermesinin yanlış olduğu, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; Sanığın Çankırı E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 12.06.2015 tarihinde Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakil olarak geldiği, Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından 07.07.2015 tarihinde tutulan tutanakta ; sanığın olay tarihinde cezaevinde yapılan sayımda bulunamadığının tespit edildiği, kurum içerisinde yapılan tüm aramalara rağmen bulunamaması nedeniyle firar ettiğinin belirlendiği şeklindeki iddiaya ilişkin olarak;
Yargıtay bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesinin basit yargılama usulünü takdiren uygulamamaya karar vererek genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere duruşma günü tayin ettiği ancak sanığa davetiye çıkarılmadığı ve ilk derece mahkemesince sanığın yokluğunda mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece sanığın duruşmada hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kalecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/104 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.