5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2025/1659 E. , 2025/11087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Diyarbakır ili, ..., köyünde yer alan davalı mülkiyetindeki .... ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin müvekkilinin taşınmazında var olan ağaçları eksik ve ağaçların yaşlarını yanlış tespit ettiğini, müvekkilinin taşınmazın olduğu bölgede taşınmazların sulanması amacıyla yaklaşık 1.000 metrelik boru döşediğini, davacı idarenin hesaplama yaparken bunların hiçbirini hesaba katmadığını, davacı idarece yapılan hesaplamada uygulanan kapitalizasyon faiz oranının 0,06 olarak hesaplandığını, bu yöredeki taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının en az 0,03 veya 0,04 olması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ve 2018/326Esas, 2019/255 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2020/1737 Esas, 2022/1666 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan ağaç sayıları ile idarenin kıymet takdir raporu ve dosyadaki tespit raporundaki ağaç sayısında çelişkiler olduğunu, söz konusu çelişkinin giderilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak mahkeme gözlemi de zapta yazılmak suretiyle ağaç sayısı ve cinsinin net olarak tespit edilip, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçları sayısına göre taşınmazın kapama meyve bahçesi mi yoksa arazi mi olduğu belirlenip kapama meyve bahçesi olarak kabulü hâlinde net meyve geliri, arazi olarak kabulü hâlinde ise uygulanan münavebe ürünlerinin net geliri esas alınarak zemine, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara ise yaş, cins ve verimlerine göre maktuen değer biçilerek bedelinin tespiti yapılıp resmî verilere uygunluğu denetlenerek belirlenen bedele hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde bedel tespiti yapan rapora göre karar verildiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kulp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri ve maliyet cetvelinin Tarım ve Orman Bakanlığının TAMSİS (Tarımsal Maliyet Sistemi) veri tabanında yer almayıp denetimden geçmediğini, bu nedenle hesaplamada dikkate alınamayacağını, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilemeyeceğini, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı olduğunu, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek alındığını, son üç ya da beş yılın ürün verim ortalamasının alınması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, uydu fotoğraflarında görülmeyen ürün ve mütemmim cüzler için bilirkişilerce hesaplama yapıldığını, taşınmaz üzerindeki yapılara yönelik hesaplamanın da hatalı olup çok yüksek olduğunu, taşınmazın tamamının bağ ve bahçe vasfında kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinafın kaldırma kararı sonrası düzenlenen duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağının kendisine tebliğe çıkarılmadığını, davalıların adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ortalama verim miktarının esas alındığını, oysa dava konusu arazinin bakir ve çok verimli olduğunu, son 5 yılın ürün verim ortalamasının hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, üretim masraflarının ise brüt gelirin 1/3'ünü aşacak şekilde yüksek alınmasının doğru olmadığını, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı olduğunu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri cetvelinin hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmamasının kabul edilemeyeceğini, taşınmazın özellikleri dikkate alınarak en az % 50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, yapı bedeline yönelik hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplamanın eksik ve hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde objektif ölçütlerin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinden dört ay sonra işletilen yasal faizin enflasyonun çok altında kaldığını, davalının mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet verdiğini, bu nedenle kamulaştırma bedelinin karar tarihi itibarıyla tespit edilmesi gerektiğini, keşfin yapıldığı tarih itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetvelinin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.