Aramaya Dön

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/791
Karar No
K. 2025/150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA

6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/791 Esas
KARAR NO: 2025/150
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2020
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili özetle; davalının talebi doğrultusunda müvekkili tarafından ... Açık Amfi Tiyatro Mimari Projesi kapsamında avan-fikir projesinin müvekkili tarafından çizilerek davalı tarafça bildirilen yere 13.05.2020 tarihinde elektronik ortamda teslim edildiğini, aynı tarihte e-arşiv faturasının düzenlenerek e-posta ile gönderildiğini, fatura bedelinin yatırılacağı banka hesabının da bildirildiğini, sözlü görüşmelere rağmen fatura ödenmediğinden 10.07.2020 tarihinde 2020/677 sayılı icra takibinin başlatıldığını, sözlü görüşmeleri takiben davalının 16.07.2020/16455 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek e-arşiv faturasına konu projenin kendilerine teslim edilmediğini öne sürerek 3 gün içerisinde teslim edilmediği taktirde fatura bedelinin ödenmeyeceğini bildirdiğini, müvekkili tarafından 29.07.2020/8311 yevmiye numaralı ihtarname ile projenin 13.05.2020 tarihinde teslim edildiği belirtilerek onay alınmaksızın kullanılmaması ve çoğaltılmaması hususlarının ihtar edildiğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle; davacının haksız şekilde fatura düzenleyerek gönderdiğini, müvekkilinin posta yoluyla gönderilen faturayı sehven defterlerine kaydettiğini, yanlışlığın fark edilmesi üzerine 16.07.2020/16455 yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında iş ya da hizmet sözleşmesi bulunmadığının, iddia edilen projelerin kendilerine teslim edilmediğinin bildirildiğini, 21.09.2020 tarihinde aynı tutarda iade faturası düzenlenerek gönderildiğini, davacının başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme, ticari ilişki bulunmadığını, iddia edilen projenin usulüne uygun şekilde teslim edilmediğini, müvekkilinin ...Northgate projesinde taşeron olarak çalıştığını, yüklenici olmadığından uygulanacak herhangi bir projeyi teslim alma ve uygulama yetkisinin de bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın ... .... ... Esasına kayden açıldığı, anılı mahkeme tarafından 2020/494 esas, 2021/206 Karar sayılı ve 06/04/2021 tarihli karar ile özetle uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilmekle 2021/412 Esas kaydını aldığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2021/412 Esas, 2022/535 Karar sayılı 05/07/2022 Tarihli kararı ile özetle; akdi ilişkinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2022/1092 Esas, 2024/709 Karar sayılı 18/09/2024 tarihli kararı ile özetle; "... faturaya ilişkin defter kaydı, BA bildirim formu ve davalı ihtarının içeriği itibariyle davalı tarafça akdi ilişki kabul edilmiş olmakla mahkemece işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığı..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı akabinde dosyanın işbu 2024/791 esas kaydını aldığı görülmüştür. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu takipte borcun sebebinin "... Açık Amfi Tiyatro Mimari Projesi Hizmet Bedeli 25.960,00 TL" olarak gösterildiği, takibin dayanağı belge olarak GIB2020000000003 nolu 13/05/2020 tarih ve 25.960,00 TL bedelli e-arşiv fatura sureti sunulduğu anlaşılmaktadır.

Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)

Kayıt dışı ekonomiyi ve sahte fatura düzenlenmesini engellemek üzere bilanço esasına göre defter tutan kurum, kuruluş ve kişilere KDV hariç belirli bir tutarın üzerinde düzenledikleri (BS) ve aldıkları (BA) faturaları vergi dairesine bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder ( Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349; 18.06.2020, 709/1122). Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;

Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.

Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)

Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; takip konusu fatura davalı yan defterlerinde kayıtlı olup, yine davalı tarafından anılı faturaya ilişkin alış bildiriminde (BA) bulunulduğu, 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediği, bu halde faturaya ilişkin defter kaydı, BA bildirim formu ve davalı ihtarının içeriği itibariyle akdi ilişkinin varlığı sabit görülmekle birlikte yine yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda, davacının takibe dayanak fatura içeriğinin teslim olgusunu ve bu suretle faturaya dayalı alacağının varlığını karineten ispatladığı, diğer bir anlatımla davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı ve bu yönde takibe konu fatura içeriği, teslim olgusu ve fatura tutarı bakımından davacı lehine karine oluştuğu, dosya kapsamı itibariyle davacı lehine olan karine çürütülmediğinden kesinleşen fatura içeriği ve tutarı bakımından davalı yanın tutarın fahiş olduğu yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça faturaya ilişkin süresinden çok sonra iade faturası düzenlemesinin sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir.

Yapılan açıklamalar kapsamında davacının takibe konu faturaya dayalı 25.960,00 TL alacağının bulunduğu, dava konusu takibin aynı tutar üzerinden başlatıldığı, işin ticari niteliğine göre takip tarihinden itibaren istenilen faiz tür ve oranının yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yine ihtilaf temelde eser sözleşmesinden doğmuş ise de davaya ve takibe konu alacağın faturaya bağlanmış olduğu, takip talebi ekinde faturanın takibin dayanağı belge olarak sunulduğu, faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ba formu düzenlendiği, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği, bu itibarla davalı yanın kendi defter ve kayıtları ile de alacağın belirlenebilir durumda olduğu, dolayısıyla likit olarak kabul edilmesi gerektiği kanaat edilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1.Davanın KABULÜ ile; Gölbaşı(Ankara) İcra Dairesi'nin 2020/677 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin aynı koşullarla DEVAMINA,

2.Kabul edilen alacağın (25.960,00-TL'nin), %20'si oranında 5.192,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken toplam 1.773,33-TL karar ve ilam harcından önceden peşin ödenen toplam 433,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.339,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 25.960,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 433,98-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 656,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.644,63TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7.Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog