8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/2906 E. , 2025/4058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık ...'in 17.03.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve 2022/120 Esas ve 2022/409 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 52, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 13.320TL adli para cezası, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/2541 Esas, 2023/310 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve Döne hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 35/2, 31/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 6.660TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu, adil yargılama ve hukuk düzenine aykırı karar verildiği, eksik inceleme yapıldığı, keşif yapılmadığı, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Suça sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, temyiz dışı sanık ...'in getirdiği haplar yönünden gönüllü vazgeçmesi söz konusu olabileceği ve sanık ...'in buluşma yerine boş çanta ile gönderilmesi ile işlenemez suç olduğu, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, yakalama işleminin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi
Sanık ... yönünden, temyiz dışı sanık ...'in İstanbul ilinden getirdiği 9.930 adet... hapı almaya dönük herhangi bir eylemi tespit edilmediğinden, sadece evinde ele geçen 250 adet haptan sorumlu tutularak cezalandırılması yerinde olmakla, istinaf dairesince, sanık ...'in getirdiği hapları almaya teşebbüsten sorumlu tutulması gerektiğine dair eleştirinin,
Sanık ... yönünden, ...'in İstanbul'dan getirdiği 9.930 adet uyuşturucu madde içeren hapa buluşma yerine varmadan yakalanarak el konulduğu, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın yakalanabilmesi için buluşma yerine boş çanta ile gönderildiği, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ..., suça konu 9.930 adet hapa ulaşamadan olay yerinden ayrılırken polis tarafından yakalanmış oldukları, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın, hapları almaktan ihtiyârî vazgeçme sergilemiş olabilecekleri ihtimali de gözetildiğinde, ortada 9.930 hap yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan, sanığın, sadece evinde parmak izi bulunan kavanoz içinde ele geçen 250... haptan sorumlu tutulması gerekip, ...'in getirdiği haplardan sorumlu tutulmaması gerektiğinden, 250 adet hap nazara alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirmediğinden, hem 9.930 adet haptan hem de 250 adet haptan sorumlu tutularak teşdiden cezalandırılmasının,
Suça sürüklenen çocuk ... yönünden, olay yerine uyuşturucu madde almak için bilerek gittiğine dair, savunmasının aksine somut bir delil bulunmadığı gibi, ortada işlenemez suç söz konusu olup, maddi unsuru oluşmayan suçtan dolayı beraatine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin esastan reddine kara vermek gerekirken ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden Dosya kapsamına göre, sanık ...'ın ikametinde başka şahıslara temin etmek üzere uyuşturucu madde içeren 250 adet tablet bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Sanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'in İstanbul ilinden getirdiği 9.930 adet... hapı almaya çalıştığı ya da bu maddelerden haberdar olduğuna dair herhangi bir eylemi tespit edilemediği, ikametinde 250 adet... hap bulundurmak suretiyle tek eylem yönünden cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair eleştirisine iştirak edilmemiştir.
Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunmalar, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından sanık ...'ın ikametinde ele geçen zula içerisinde uyuşturucu madde içerir 250 adet hap miktarının şahsi kullanım sınırlarının oldukça üzerinde olması hususları gözetildiğinde sanığın ikametinde başka şahıslara temin etmek üzere uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça sürüklenen çocuk ...
ve sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Dosya kapsamına göre, sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın, temyiz dışı sanık ...'in getirdiği uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla teslim almaya, suça sürüklenen çocuk ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile gittikleri, teslim alamadan yakalandıkları, sanık ve suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapmaya teşebbüs suçunu, sanık ...'nin ise sanık ... ile birlikte kaldıkları adreste 250 adet... hap bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
Sanık ... yönünden; kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, savunma, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından özellikle sanık ...'nin, sanık ... ile birlikte kaldığı evde ele geçen 250 adet ekstazi hapın içerisinde bulunduğu kavanozda parmak izinin bulunması karşısında uyuşturucu bulundurma eylemi sabit olmakla birlikte sanık ...'in getirdiği malı almaya teşebbüs etme eylemi yönünden, sanık ... ile herhangi bir buluşmanın gerçekleşmemesi, sanıkların birbirlerini tanımadıklarına dair beyanları, temyiz dışı sanık ...'in görüştüğü şahıs ile irtibatlı olmasının eyleme iştiraki yönünden tek başına yeterli olmadığı, bu eylem yönünden sanık ...'nin savunmasının aksine mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığı, böylece sanığın, ...'in getirdiği iddia edilen ve sanık ...'nin eline ulaşmayan maddeler yönünden sorumlu tutulmaması gerektiği, sadece evinde parmak izi bulunan kavanoz içinde ele geçen haplardan sorumlu olduğu, evde ele geçen 250 adet hap yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirmediği halde cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini,
Suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz dışı sanık ... veya temyiz dışı sanık ...'nin irtibat kurduğu şahsa ait GSM hattı ile herhangi bir irtibatı tespit edilemediği gibi, olay yerine uyuşturucu madde almak için gittiğine, temyiz dışı sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden arındırılmış somut delil bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/2541 Esas 2023/310 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Suça sürüklenen çocuk ...
ve sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/2541 Esas 2023/310 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Sedat ve Döne hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.