3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketine -------- nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı, sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı kamyonet île 14.04.2014 talihinde --------- caddesinde aracını park edip aracından inmek için aracının kapısını açtığı sırada aynı istikamette seyir halinde olan ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete araç kapısının çarpması sonucu çift taraflı yaralanmak trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu ... yaralanmış ve sürekli sakat kaldığı, maluliyet oranının %8 olduğu belirtilmiş İse de daha yüksek olduğu, adli tıp kurumuna şevkini talep ettikleri, kazadan sonra ... tarafından davalı ... şirketine başvurulmuş olduğu ve -------- numaralı hasar dosyası açıldığı, davalı ... Şirketi tarafından ...'a 15.800,00-TL ödeme yapıldığı, davacı ... fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik sürekli sakatlık tazminatı olarak 1.000,00 TL tazminat (azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihînden, işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinde davalı tarafa yükletilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; --------- plakalı aracın davalı şirket nezdinde --------- numaralı karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile 17.05.2013-17.05.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçenin sakatlanma ve Ölüm teminatı limitinin 268.000,00 TL olduğu, ancak davacılara ödeme yapılmış olması nedeniyle 252.145,23 TL teminat kaldığı, ... 'ın sakatlanması nedeniyle hazırlanan aktüer raporu doğrultusunda 09.02,2015 tarihinde 15.854.77 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, davacı tarafın zararının karşılandığı, haksız davanın reddi gerektiği, ayrıca yapılan ödemenin güncellemesinin yapılmasının gerektiği, KTK'nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararlan gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi ile şirketlerine müracaatlarından önce temerrüdün söz konusu olmadığı, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihten öncesi İçin faiz sorumluluklarının bulunmadığı, davacının herhangi bîr Sosyal Sigorta Kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması, bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemeler müvekkili şirketten talep edileceğinden ötürü mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususim açıklığa kavuşturulması gerektiği, ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı yapılması halinde aktüer siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması gerektiği, dava konusu kaza haksız fiilden kaynaklanmış olduğu, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle uygulanan faizin yasal faiz olması gerektiği, Bu nedenlerle davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti, vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; tazminat davasıdır.Mahkememiz -------- Esas, -------- Karar sayılı kararında; "...Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı ... şirketine -------- nolu ZMM poliçesiyle sigortalı sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı kamyonet ile 14/04/2014 tarihinde park edip kapıyı açtığı sırada elektrikli bisiklet kullanan davacı ...'a çarpmış ve ... yaralanmış ve sakat kalmış olup uyuşmazlığın; tarfalrın kusur ve maluliyet oranının tespiti, sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi gereken miktar konusunda uyuşmazlık olduğu belirlenmiştir.Davacıya ait nüfus kayıt örneği, araç trafik kaydı, poliçe, hasar dosyası, hastane kayıtları ceza dosyası, davacı sosyal mali durum araştırma tutanağı, davacı --------- hizmet dökümleri dosya içerisine alınmıştır.Davacının maluliyetin belirlenmesi için -------- Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğün'den rapor alınmış; 07.03.2016 tarihli rapora göre davacının maluliyetinin %22 olduğu rapor edilmiştir.Tarafların kusur durumu ve hesap raporu alınması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 03.10.2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün %60, davacının ise%40 kusurlu olduğu, davacının bakiye tazminat bedelinin 26.614,13 TL olduğu rapor edilmiştir.Tarafların kusur raporuna itirazları dikkate alınarak dosya --------- kuruluna tevdi edilmiş, 12.07.2018 tarihli rapora göre davalı sigortalı araç sürücüsü %80, davacı ise %20 kusurlu olduğu rapor edilmiştir.Yeni kusur durumuna göre hesaplama yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 29.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının bakiye tazminat bedelinin 67.011,73 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili tarafından 30.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 67.011,73 TL'ye yükseltildiği beyan edilmiştir.Dosyada alınan her iki kusur raporunun çelişki içermesi nedeniyle doya kusur durumunun belirlenmesi için--------- Makine Mühendisi Fakültesinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, çelişkinin giderilmesi için kusur raporu aldırılmış, 02.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %80 kusurlu olduğu, davacının%20 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyetin belirlenmesi için 27.08.2019 tarihinde --------- Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporu alınmış, davacının olay tarihideki yaşına göre maluliyetin %18,2, iyileşme süresinin ise 97 gün olduğu rapor edilmiştir.
Yeni maluliyet durumuna göre hesaplama yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 16.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının bakiye tazminat bedelinin 64.971,56 TL olduğu rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava 14/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine ilişkin maddi tazminat davası olduğu, dosya içerisine alınan raporlara göre kazanın oluşumunda davalı sigortalısının %80 kusurlu olduğu, davacının maluliyetin %18,2, iyileşme süresinin ise 97 gün olduğu, davacının bakiye zararının 64.971,56 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ---------sayılı kararında; "... Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece yargılama sırasında -------- Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulundan 06/09/2019 tarihinde alınan raporun iki hekim tarafından imzalı olması nedeni ile hükme esas alınması doğru olmamıştır. Bu yöne değinen davalı istinaf başvurusu yerindedir. ---------- Hukuk Dairesi içtihatlarına göre trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında tazminat hesabında cso 1980 kadın/erkek ve teknik faiz oranı % 3 oranı uygulanmadığı ve bilirkişi teslim tutanağında bilirkişi uzmanlık alanın aktüerya olduğunun belirtildiği nedenle davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Kusura ilişkin aldırılan 03.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %60, davacının ise %40 kusurlu olduğu belirtilmiş, itiraz üzerine -------- kurulundan alınan 12.07.2018 tarihli rapora göre davalı sigortalı araç sürücüsü %80, davacı ise %20 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan her iki kusur raporunun çelişki içermesi nedeniyle doya kusur durumunun belirlenmesi için -------- Makine Mühendisi Fakültesinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, çelişkinin giderilmesi için kusur raporu aldırılmış, 02.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün %80 kusurlu olduğu, davacının%20 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Bu durumda Mahkemece -------- Trafik Kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiği ve bu rapordaki değerlendirmenin olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiş ise de davacı sürücünün sürücü belgesi bulunmadığı, koruyucu tertibat bulundurup bulundurmadığının kaza tespit tutanağından belirsiz olarak işaretlendiği anlaşılmaktadır. Koruyucu tertibat bulundurup bulundurmadığının kaza tespit tutanağından belirsiz olduğundan bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. O halde Mahkemece yapılması gereken, --------- Dairesinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı iyileşme süresi, kalıcı maluliyet ve geçici maluliyet oluşup oluşmadığı, geçici maluliyet oluşmuş ise süresi, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınmalı, bu raporun sonucuna göre de farklı bir maluliyet oranı tespit edilmesi halinde usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk rapor tarihindeki verilere göre aktüerya bilirkişisinden yeniden rapor alınarak tüm dosya kapsamı çerçevesinde hüküm oluşturulmalıdır. ...." şeklinde gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yeniden mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, dosyanın istinaf karar ilamı doğrultusunda ATK 3. İhtisas Kurulu'na gönderilerek kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre geçici - kalıcı maluliyet konusunda rapor alınmasına karar verildiği, dosyanın ATK ya gönderildiği, 11/12/2024 tarihli ATK raporunda özetle; "..meslekte kazanma gücünün %16 olduğu, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği.." şeklinde rapor sunulmuştur.ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraflarca itiraz ve beyan dilekçe sunulduğu, mahkememiz 06/02/2025 tarihli nolu ara kararı gereği, dosyanın rapor sunan bilirkişiye tevdi edilerek istinaf kararında belirtilen hususlar doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenildiği,
25/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Adli Tıp Kurumundan en son alınan raporda belirtilen %16 meslekte kazanma gücü kaybı oranına ve davalı sürücünün %80 kusur oranına göre; 14.04.2014 tarihinde meydana gelen yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasında ...'ın yaralandığı, Adli Tıp Kurumunun raporunda ...'ın 09.11.2020 tarihinde vefat ettiği belirtilmiş olduğundan 09.11.2020 vefat tarihine kadar hesaplama yapıldığı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının %16 güç kaybı oranına ve sürücünün %80 kusur oranına göre gelir kaybından dolayı geçici tam iş göremezlik zararının 4.225,10 TL, sürekli kısmi iş göremezlik zararının 14.940,31 TL, olduğu, toplam tazminat tutarının (4.225,10 + 14.940,31)= 19.165,41 TL olarak hesaplanmış olup, ---------Ş tarafından 09.02.2015 tarihinde ödendiği belirtilen 15.854,77 TL nin ilk rapor tarihi güncel değeri 18.240,91 TL olarak hesaplanmış olup, hesaplanan tazminattan düşüldükten sonra davacının (19.165,41-18.240,91)= 924,50 TL talep edebileceği hesaplandığı, kaza yapan ---------- Plakalı aracın ZMSS (Trafik) Sigortasını düzenleyen davalı ... Şirketi'nin 17.05.2013-17.05.2014 tarihleri arasını kapsayan 8020 Acente ---------- poliçe nolu sigorta poliçesinin sakatlık ve ölüm teminatının 268.000,00 TL olduğu, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 2918 sayılı KTK'nun 92/b maddesi gereği yukarda hesaplanan tazminatın davacıya ödemesi gerektiği kanaatine varıldığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; İstinaf kaldırma kararı sonrası alınan maluliyet raporuna göre davacının %16 kalıcı maluliyetinin olduğu belirlenmiştir. Davacının sigortaya başvurduğu tarihte %8 kalıcı maluliyetinin varlığı üzerinden hesaplama yapılmış ise de, davacının tedavilerinin devam ettiği ve maluliyetin %16 olduğu tespit edilmiştir.
KTK 111/2. maddesine göre ; tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. Davalının yapmış olduğu ödemenin yetersiz olduğu dosya kapsamında alınan önceki bilirkişi raporlarından belirlenmiştir.
Davacının yargılama devam ederken hatta ilk karar tarihinden de önce 09/11/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle aktüerya bilirkişi tarafından sunulan 25/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama ölüm tarihi olan 09/11/2020 tarihi dikkate alınarak yapılmıştır. Bu hesaplamaya göre de davalı sigortanın yapmış olduğu ödemenin yeterli olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak davanın açıldığı anda ve ilk karar öncesinde ıslah tarihinde davacı hayatta olduğuna göre davacının bu davayı açmakta ve ıslah yapmakta haklı olduğu, davanın açılış ve ıslah tarihindeki haklılık durumu da göz önünde alınarak davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca yargılama giderlerinden de davalının sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmış aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 226,00 TL ıslah harcı toplamı olan 253,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 361,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 9.900,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
5.Eksik kalan 2.758,20 TL ATK rapor ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,
7.Davacı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı vekili için AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/07/2025