13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/147 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/513 Esas - 2022/886 Karar
TARİH:19/10/2022
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Malz.San.Tic.Ltd.Şti. (Eski unvanı; ... İşletmeciliği .. San.Tic. Ltd.Şti.)) müvekkil ... A.Ş. ile 15.04.2017 tarihinde akdettiği Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandığını,... nolu Ticari Kredi nedeniyle takip tarihi itibariyle toplam 24.849,88 TL alacaklarının bulunduğunu, Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu müteselsi! kefil sıfatıyla imzalayan davalı ...'nun, kefil sıfatıyla borcun tamamından sorumlu olduğunu, borçluların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, Bakırköy 20.Noterliği'nin 28.02.2019 tarih ve ... yevmiye no.lu hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, İhtara rağmen borç ödenmediğinden, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/591 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı kapsamında İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından, 10.04.2019 tarihinde icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlunun 18.08.2020 tarihli dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine, borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak iliraz etliğini, Genel Kredi sözleşmesindeki yetki şartının taraflar arasında kararlaştırıldığını ve sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan davalı için de bağlayıcı olduğunu, talep edilen temerrüt faiz oranının Genel Kredi Sözleşmesine uygun olduğunu, ... no.lu kredi için müvekkil bankanın temerrüt tarihi itibariyle tespit ettiği en yüksek kredi faiz oranı yıllık % 50 oranında olduğunu, bu oranın % 50 fazlasının da yıllık % 75 oranındaki temerrüt faiz oranına isabet ettiğini, fakat takip talebinde % 75 oranında temerrüt faizi talep edebilecek iken, bu talebini % 40 olarak belirttiğini, sonuç olarak; İstanbul 31. lera Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından yetkiye ve borca ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğ edildiği, ancak davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmadığı, davalının münkir olduğu anlaşıldı.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/10/2022 tarih ve 2021/513 Esas - 2022/886 Karar sayılı kararında;"Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.Mahkememizde açılan dava:
İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf davacının davalıdan GKS kapsamında alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ile alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosyamıza getirtilen İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 25.455,88 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.İddia, savunma, toplanan deliller ile birlikte dosyanın bankacı bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişiden dosya kapsamında icra dosyası ile de irtibat kurulmak suretiyle icra tarihi ve dava tarihi itibariyle davacının alacak miktarı da tespit edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi tarafından raporda özetle; İddia, takip dosyası, taraflarca sunulan deliller, mahkemece celp edilen delillerin hep birlikte değerlendirildiğini, yapılan inceleme neticesinde; dava konusu alacak tutarının, davacı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... San.Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, dava dışı şirkete kullandırılan ... no.lu Taksitli Ticari Kredi borcundan kaynaklandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.05.2019 Tarih, 2017/1650 E., 2019/507 K. sayılı emsal kararında, bankalarca T.C. Merkez Bankası'na bildirilen ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınamayacağını ve sözleşmede temerrüt faiz oranı da belirlenmemişse, krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınarak temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiği görüşünde olduğunu, taraflar arasında imzalananı sözleşmede temerrüt faiz oranının somut olarak belirlenmediğini, kullandırılan taksitli kredi için düzenlenen ve taraflarca imza altına alınan ödeme planında da temerrüt faiz oranının kararlaştırılmadığı anlaşıldığını, bu durumda, dava konusu taksitli ticari krediye yıllık % 15,72 akdi faiz oranı uygulandığından, sözleşmenin 1-10. maddesi uyarınca davacı tarafından taksitli krediden kaynaklanan alacak tutarına, yıllık %23,58 (=% 15,72 x 1,50) faiz oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceğini, Takip tarihi itibariyle dava dışı asıl borçlu bakımından yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın toplam 25.450,64 TL talep edilebilir alacak tutarının bulunduğunu,12.08.2021 Dava Tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda ise davacı bankanın, dava dışı asıl borçludan;* 23.719,95 TL Asıl Alacak Tutarı,* 15.072,64 TL İşlemiş Faiz ve BSMV,* 606,00 TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti, olmak üzere toplam 39.398,59 TL alacak tutarının bulunduğunu, Davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, davalı kefil ...'nun 375.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti bulunmaktadır. Adı geçen kefil dava dışı asıl borçlu ile birlikte 03.03.2019 tarihinde temerrüde düştüğünden, taleple bağlı kalınarak, dava dışı asıl borçlu bakımından;* Takip tarihi itibariyle hesaplanan 25.450,64 TL borçtan,* Dava Tarihi itibariyle hesaplanan 39.398,59 TL borçtan, davalı kefil ...'nun sorumlu tutulabileceğini, 22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Bakanlar Kurulu'nun 31.10.2016 tarih ve ... sayılı “Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar”ı ve davacı banka ile ... A.Ş. arasında imzalanan ... Kefalet Protokolü uyarınca, kanuni takibi sürdürmek Kredi Verenin yükümlülüğünde olduğundan, ... A.Ş. Tarafından, kefaletin tazmini karşılığında davacı bankaya, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce 26.06 2020 tarihinde 22.151,70 TL ödeme yapılmış olmakla birlikte; davacı bankanın, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle hesaplanan alacak tutarları üzerinden, takibi sürdürme yükümlülüğü bulunduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılına taksitli ticari krediye dayalı olarak davalı ve dava dışı şirkete karşı kredi alacağının tahsili istemiyle 10/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece davacının kredi alacağının tespiti için bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda davanın dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan 729-7851766 nolu taksitli ticari kredi borcundan kaynaklandığı, davalının müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğu, davalıya usulüne uygun ihtarnamenin 01/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmayarak davalının 03/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmede temerrüt faiz oranının somut belirlenmediği, ödeme planında da temerrüt faiz oranının kararlaştırılmadığı, bu durumda dava konusu ticari krediye yıllık %15,72 akdi faiz oranı uygulandığından sözleşmenin I-10 maddesi uyarınca dava konusu alacak tutarına %23,58(= %15,72x1,50) üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceğinin bildirildiği, raporun usulüne uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınabileceği kanaatine varılarak banka alacağı buna göre belirlenmiştir.Davacı tarafça, genel kredi sözleşmesinin 10. Maddesindeki düzenlemeye atıfta bulunularak bankaca tespit edilmiş en yüksek faizin...Bankasına bildirilen faiz olarak nazara alınması ve bu oranın %50 fazlası üzerinden temerrüt faizinin tespit edilmesi gerektiğini beyanla rapora itiraz etmiştir.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. Maddesinde, Bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranlarının uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet...Bankası İdare Merkezince tespit edilecek esaslar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet...Bankasına bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin I.10 maddesinde, bankaca tespit edilmiş olan en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeneceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın...Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından ve alacağın likit olduğu bu haliyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğinden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından İstanbul 31. İcra Dairesinin ... Es as sayılı icra takibine yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 23.719,95-TL asıl alacak, 1.124,69-TL işlemiş faiz ve BSMV ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 25.450,64-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazimatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen karar tamamen usul ve yasalara aykırı olarak gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini, Dosya üzerinde yeterli incelemeler yapıldığı zaman görüleceği üzere gerekçeli kararda etkili konumda bulunan; Bilirkişinin tespit ettiği durumların gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Müvekkili ...'nun imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin usulüne uygun olup olmadığının hiç bir şekilde incelenmediğini; hesaplamalar yapılırken faiz oranlarının çok yüksek olduğu kefilin tüzel kişilik değil şahıs olduğu göz önüne alınmadan hesaplamalar yapıldığını, Ayrıca taraflarına hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin AAÜT'ye göre yapılmadığını, İleri sürerek, yukarıda dosyasında arz ve izah olunan ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/07/2021 tarih ve 2021/513 E 2022/886 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini; vekalet ücretinin AAÜT'ye göre uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile dava dışı ...Ltd.Şti. Arasında akdedilen davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili tarafından bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüş ise de hangi sebepler ile gerçeği yansıtmadığının belirtilmediği, bu iddiaya ilişkin somut bir istinaf sebebi ileri sürülmediği, davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen 12/04/2017 tarihli 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine davalının 375.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğu, kefilin kefalet tarihini, kefalet miktarını ve müteselsil kefil olduğunu el yazısı ile belirttiği ve dava dışı şirketin ortağı olması sebebiyle eş rızasının şart olmadığı, davalının ticari nitelikte olan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olması sebebiyle ve genel kredi sözleşmesinin V maddesi uyarınca genel kredi sözleşmesi hükümleri ile bağlı olduğu, bilirkişi raporunda davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen ve tarafları bağlayan ödeme planında belirtilen akdi faiz oranı ve bu akdi faiz oranı dikkate alınarak genel kredi sözleşmesinin I-10 maddesine göre temerrüt faiz oranının belirlenerek hesaplama yapılması ve Mahkemece hükme esas alınması, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden davalı lehine reddedilen miktar kadar vekalet ücreti takdirine karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.