Esas No
E. 2025/3491
Karar No
K. 2025/4073
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/3491 E.  ,  2025/4073 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/592 E., 2024/1731 K.
DAVA TARİHİ: 26.06.2020

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... (... Şirketi) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.1986 tarihinden itibaren davalı ... ait ve envanterinde kayıtlı römorkörlerde yağcı ve ihtiyaca binaen çarkçıbaşı olarak çalıştığını, 31.01.2020 tarihinde hakları ödenmeden iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, ...'ın bu römorkörleri çalıştırma işini başka firmalara ihale ettiğini, işçilerin aynı yerde çalışmaya devam ettiklerini, asıl işverenin ... olduğunu, diğer davalı ... Altyapı İnşaat Denizcilik AŞ (... Altyapı Şirketi) ile Liman İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıkması üzerine Sendikanın başvurması ile Yüksek Hakem Kurulunun 03.07.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararının verildiğini, 01.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren Yüksek Hakem Kurulu kararına göre toplu iş sözleşmesinin 38. maddesinde öngörülen birinci yıl birinci altı ay %6 ve birinci yıl ikinci altı ay %4 ücret zammının yapılmadığını, 39. maddesinde fazla çalışma ücretinin %30 zamlı olarak ödeneceği belirtildiği hâlde buna uyulmadığını, çocuk yardımı, yakacak yardımı, sorumluluk primi, bayram yardımı alacaklarının ödenmediğini, 2018 yılında 10 gün olması gereken ikramiyenin 8 gün olarak ödendiğini, 2019 yılının ilk sekiz ayında ise hiç ikramiye ödemesi yapılmadığını, son 4 ayında 10'ar günlük ikramiye ödemesi yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar, ikramiye alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Altyapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile devam eden bir iş sözleşmesinin mevcut olmadığını, davaya konu iş sözleşmesine ilişkin asıl işveren olmadığı gibi son işveren sıfatı da bulunmadığını, husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, somut davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkili Şirketten hiçbir alacağının olmadığını, davacı vekilinin davacı asıl ile arasındaki sözleşme vekâlet ücreti bedelinin müvekkili Şirkete yükletilmesi talebinin kabul edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, asıl işveren ... tarafından müvekkili Şirketin hak edişlerinin ödenmediğini, davacılara ödenmeyen veya geciken bir alacak tespit edildiği takdirde Şirketin bu nedenle de sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kuruluş ... ile diğer davalı ... Altyapı Şirketi arasında davacının iddiasının aksine herhangi bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin taraf sıfatının olmadığını, davanın ...'ın ihale makamı olması ve ayrıca 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nda (854 sayılı Kanun) asıl işveren alt işveren ilişkisinin düzenlenmemiş olması nedeniyle husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği kullanmadığı yıllık izinlere ilişkin olarak yıllık ücretli izin defterinde imzası bulunduğunu, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının talep ettiği gibi fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve diğer alacaklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili işverenin davaya konu iş sözleşmesine ilişkin asıl işveren olmadığı gibi son işveren sıfatı da bulunmadığını, husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, zamanaşımına uğrayan taleplerin tümünün reddine karar verilmesi gerektiğini, feshe bağlı alacaklar olan ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından devreden işveren değil, son işverenin sorumlu olduğunu, ayrıca ücret, hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil günleri alacağı gibi işçilik alacakları bakımından devralan Şirketin tek başına sorumlu olacağını ancak ücret, hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil günleri alacağı bakımından devreden Şirketin, devralan Şirket ile birlikte iki yıl daha sorumlu olduğunu, söz konusu dönemsel işçilik ücret alacaklarına yönelik ise; müvekkili Şirketin sorumluluğu açısından zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça belirsiz alacak davası niteliğinde dava açılmış olduğunu, hukuken dava dilekçesindeki talepler yönü ile belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili Şirketin tüm işçilik alacaklarını ödemiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Marmaraereğlisi Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararı ile; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2020/6133 Esas, 2020/17010 Karar sayılı kararı ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesinde düzenlenen asıl işveren alt işveren ilişkisinin 854 sayılı Kanun kapsamında bulunan iş ilişkilerine uygulanamayacağı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi bağlamında muvazaa bulunmadığı takdirde gemiadamının işvereni ile imzalanan hizmet alım sözleşmesinin karşı tarafı olan gerçek veya tüzel kişinin gemiadamının işçilik alacaklarından müteselsilen sorumluluğunun bulunmadığına karar verildiği, somut olayda dava konusunun davacının üyesi olduğu Liman-İş Sendikası ile davalı ... Altyapı Şirketi arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesine göre yapılması gereken zamların yapılmayarak eksik ücret ödendiği iddiasıyla hesaplanacak ücret farklarının tahsili istemi olduğu, davalılar ... Altyapı Şirketi ile ... arasında hizmet alım ilişkisi mevcut olduğu, davacının hizmet alım sözleşmesi kapsamında 854 sayılı Kanun'a tâbi olarak davalı ... envanterindeki römorkörlerde gemiadamı sıfatıyla çalıştığı, asıl uyuşmazlığın 854 sayılı Kanun kapsamında çalışan gemiadamının iş sözleşmesinden ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından davalı ... Altyapı Şirketinden hizmet alımı yapan davalı ...’ın sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı, 17 Nisan 1995 tarihli ve 22261 sayılı Resmî Gazete'de davalı ...'ın Ana Statüsü başlığı altında Şirketin amaç ve faaliyet konularının sıralandığı, 4. maddede Şirketin bu amaca ulaşabilmek için kılavuzluk, römorkörcülük, palamarcılık vesaire hizmetleri ile her türlü liman işletmeciliğini yapabileceğinin düzenlendiği, diğer taraftan davalı ...'ın internet sitesinde kılavuzluk (pilotaj), römorkaj ve palamar hizmetlerine dair ücret tarifesinin yer aldığı, tüm bu açıklamalar çerçevesinde Devlet tarafından davalı ... Ana Statüsü kapsamında ruhsat verilen liman, rıhtım ve iskeleler ile diğer kıyı tesislerinde yapılacak kılavuzluk, römorkörcülük ve palamarcılık faaliyetlerinin yine davalı ... ait römorkör ve pilot botlar vasıtasıyla yerine getirilmesi ve tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere diğer davalı ... Altyapı Şirketine ait bordrolu işçilerin çalıştığı bu deniz araçları ile .., .. ve ... Depoculuk gibi harici işyerlerine yakıt nakli yapacak gemilere kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin ... tarafından satılmak suretiyle sağlanması nedenleriyle davalılar ... Altyapı Şirketi ile ... arasındaki 18.05.2018 tarihli ... İşletme Müdürlüğü Deniz Vasıtaları İşletmeciliği ve Palamar Hizmeti Alımına Dair Sözleşme ile esasen ...'ın envanterindeki deniz araçlarıyla, yine ...'ın faaliyetine ruhsat verilen bir alanda sürdürülen iş kapsamında çalışacak işçilerin temininin ihale edildiği, her ne kadar davalılar arasında 854 sayılı Kanun kapsamında bir hizmet alım sözleşmesi bulunsa da hizmet alım amacı olmaksızın yapılan sözleşmenin işçi temini amacı taşıdığı ve muvazaalı olduğu, gemiadamları tarafından işçilik alacaklarının hem görünüşteki işverenlerden hem de gerçek işveren olan davalı ...'tan talep edilebileceği ve davacının iş sözleşmesinin haksız nedenle işverence feshedildiği; ayrıca davacının davalı ... Gıda Tarım Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde bir tam yıl çalışması bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile; davacının davalının faaliyet gösterdiği limanlarda bulunan römorkörlerinde çalışan gemiadamı olduğu, davacının yaptığı işin niteliği gereği işyerindeki asıl iş olduğu, asıl işin bölünerek yükleniciye verilmesi mümkün olmadığından karar yerinde gösterilen tüm gerekçelerle muvazaa olgusunun tespit edilmesinin yerinde olduğu, davacının toplamda 120 gün yıllık ücretli izin kullandığının kabulü ile hükme esas alınan hesap bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada belirtilen ve davacının hak kazandığı 720 günden 120 günün mahsubu ile bakiye 600 gün üzerinden yıllık ücretli izin alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken davacı ikrarı ve imzalı yıllık izin defteri dikkate alınmaksızın yazılı şekilde bu alacağa ilişkin hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu; ayrıca davacı lehine eksik miktarda vekâlet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; dava konusu işyeri ve çalışma ilişkileri 4857 sayılı Kanun kapsamında değil ise de davalılar arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında muvazaaya dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesinde, verilen işin yardımcı iş olup olmadığı tespitinin önem taşıdığı, nitekim 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmünün 20.11.2017 tarihli değişiklikten önceki metninde; idarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması hâlinde personel çalıştırılmasına dayalı yardımcı işlere ilişkin hizmetler için ihaleye çıkılabileceğinin düzenlendiği, Kanun metninin 20.11.2017 tarihli değişikliğinden sonraki ifadeleri incelendiğinde kamu iktisadi teşebbüslerinin bu kapsama dâhil edilmediğinin anlaşıldığı, davalı ...'ın bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğu ve değişiklikten önceki uygulamanın davalı ... için geçerli olduğu, şu hâlde İlk Derece Mahkemesince belirtilen yönde bir araştırma yapılıp alanında uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten bilirkişi raporu alındıktan ve tüm deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra, davacının yaptığı işin yardımcı iş kapsamında kaldığının belirlenmesi durumunda davanın ... yönünden reddi gerektiği, asıl iş kapsamında olduğu tespit edilirse davalıların birlikte sorumlu tutulması gerektiği şeklindeki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtayın seri bozma kararları da göz önünde bulundurularak kılavuzluk, römorkorcülük ve palamarcılık hizmetlerinin yalnızca ...'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin başlamasından önce ve tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen hizmetler olduğu, bu hizmetlerin tesiste yürütülen boşaltma, depolama, gazlaştırma, geri yükleme işlemlerinin bir parçası olmadığı, hammadde yüklü bir geminin yanaştırılması ve uzaklaştırılmasının ...'ın anılan tesiste yürüttüğü faaliyetin asli parçası olmadığı, sonuç itibarıyla gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu, 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmünde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı gözetildiğinde ...'ın davacının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı ... Altyapı Şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Römorkörcülük faaliyetinin liman hizmeti kapsamında ...'ın ana faaliyet konularından biri olduğunu,

b)854 sayılı Kanun kapsamında davalı ...'ın işveren olduğunu ve bu kapsamda davacının tüm alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini,

c)Yapılan işin mahiyeti gereği ihale sürelerinin 1 ay, 3 ay, 5 ay gibi kısa süreli olmayacağını, bu durumun dahi ...'ın sorumluluğunu gösterdiğini,

d)Müvekkilinin çalışmış olduğu römorkörlerin davalı ... ait olduğunu, deniz vasıtalarının kendi adına ve hesabına işletenin de ... olduğunu,

e)...'ın yalnızca gemiadamlarının ücret ödemelerini ve sigorta ödemelerini ihale ettiğini,

f)Çalışan personel üzerinde tüm sorumluluğun ... üzerinde olduğunu,

g)Aynı işyerinde çalışmış aynı işi yapmış işçi dosyalarında ...'ın sorumlu olduğuna dair emsal kararlar verildiğini,

h)Bu çerçevede muvazaalı işçi teminine yönelik açıklamalar baki kalmak kaydıyla, her hâlde ... ile firmalar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, dolayısıyla ...'ın asıl işveren sıfatıyla huzurdaki dosyaya konu alacak kalemlerinden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a)İşin sevk ve idaresi, personelin işe alınması, çıkarılması, değiştirilmesi ve tüm karar mercinin ... olduğunun açıkça ortada olduğunu, yapılan işin ...'ın asıl işi olduğunu,

b)Kıdem tazminatından asıl sorumlunun işveren kurumlar olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatı hakkında alt işveren Şirketler hakkında karar verilmemesi gerektiğini,

c)İddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacı işçinin işçilik alacaklarından müvekkili Şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılsa dahi; işçilik alacaklarının ait olduğu dönem üzerinden hesaplanması ve işçilerin müvekkili Şirkette çalıştığı dönemdeki ücretine göre oranlama yapılması ve işçilerin müvekkili Şirkette çalıştığı dönemin yarısından sorumlu tutulması, diğer yarısından ise her hâlükârda asıl işveren olan ...'ın sorumlu tutulması gerektiğini, aksi hâlde yalnızca 1 aylık çalışma nedeniyle işçinin diğer davalılar nezdinde toplam 34 yıllık dönemlerden de müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık;

davacının yaptığı işin niteliği ile dava konusu işçilik alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Şirketine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2025 tarihinde tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog