9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; İhyası talep edilen şirketin de davalıları arasında yer aldığı, müvekkilinin,--------- görevlilerince sahte işyeri olduğu tespit edilen ihyasını talep ettiklerini ----------- Şti.' nde hizmetinin bulunmadığının tespiti, davalı ----------Ş.' deki hizmetinin tespiti ve müvekkilin davalı --------- herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle, borcunun bulunmadığının tespiti ve müvekkilin 20.04.2012 tarihinden itibaren iptal edilen emekli maaşının yeniden bağlanması için davalı --------- söz konusu emekli maaşının kesilmesine yönelik işleminin iptali talebiyle açtıkları dava---------- Esas sayılı dosyada görülmüş, söz konusu mahkemece verilen kararı taraf vekillerinin istinafı üzerine incelemeyi yapan istinaf dairesince kararın kaldırılması üzerine davanın aynı mahkeme huzurunda bu defa ---------- Esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve mahkemece verilmiş olan kararın da yine taraf vekillerince istinafı üzerine istinaf incelemesi--------- Esas sayılı dosyasında yapılmış ve istinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 27.03.2024 tarihinde -------- K. sayısıyla verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine temyiz incelemesini yapan ----------- Esas sayılı dosyasına ilişkin 12.05.2025 tarihinde verilen--------- K. sayılı kararla ihyasını talep ettiğimiz şirkete yapılan tebligatın şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması nedeniyle usulsüz olduğundan bahisle istinaf mahkemesi kararı kaldırdığını ve ilk derece mahkemesi kararı bozulduğunu, ---------- Hukuk Dairesi' nce --------- Hukuk Dairesi' nin söz konusu kaldırma kararı üzerine tarafımıza gönderilen tebligatla, ihyasını talep ettiğimiz --------- Şti.' nin 12/08/2013 tarihli ---------- münfesih ilan ve terkin edilip tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bu nedenle söz konusu şirkete yapılan tebligatların geçerli bulunmadığından, şirketin ihya edilip, tüzel kişiliği canlandırılarak, karar ilamı ve temyiz dilekçesinin tebliğinin sağlanması için gerekli işlemleri başlatarak, işlem akibetinden mahkemeye bilgi verilmesine karar verildiğini, ihyasını talep ettiklerini ---------- Şti. aleyhine açtıklarını davanın yargılaması sürerken davalı ... Sicil Memurluğunca söz konusu şirketin tüzel kişiliğine son verilmesinin kabul edilemez olduğunu, ihyasını talep ettikleri ---------- Şti.' nin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması nedeniyle bu gün yukarıda numarasını belirttikleri dosyada söz konusu şirkete gönderilen tebligatların söz konusu şirkete yapılamadığı gibi, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz konusu şirket hakkında, şirketin tüzel kişiliğinin ihya edilmedikçe mahkemece herhangi bir karar verilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, ihya edilmesinin talep ettikleri ---------- Şti.' nin davalı memurlukça tüzel kişiliğine son verilmesi nedeniyle, davalı---------- Şti.' nin ihya edilmesinin zarureti bulunmadığını, bu nedenle, hukuka aykırı bir şekilde, hakkında açtıkları dava sürerken tüzel kişiliğine son verilen ---------- Şti.' nin ihyası için huzurda işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, tüzel kişiliğine son verilmiş olan, ---------- vergi sicil ve ----------- ticaret sicil numaralı ---------- Şti.' nin ihyasına karar verilmesini ve bu doğrultuda, mahkemece verilecek kararla yeniden tüzel kişilik kazanacak söz konusu şirketin ticaret siciline tescili için----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılmasını ve davalının taraflarına yargılama harç ve masrafları ve ücreti vekalet ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibarıyla--------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilidği beyan edilen şirketin Mahkeme dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir.TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir.
Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir. Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler.
Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, şirketin sicilden terkin edilmediği gibi ticari sicil kayıtlarına göre kaydının aktif olduğu, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Hukuk davalarında genel kural, yargılama giderlerinin (ve vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden sayıldığı) davada haksız çıkan tarafa yükletilmesidir (HMK m. 326). Ancak bu genel kuralın istisnaları mevcuttur. Bu istisnalardan biri olan "dava açılmasına sebebiyet verme" ilkesiyle ilgilidir Davacının dava açma sebebinin ihya davası açmak üzere kendisine gönderilen muhtıra sebebiyle olduğu anlaşılmakla dava açılmasına davacı sebep olmadığından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN REDDİNE
2.Harçlar Yasasına göre alınması gereken 615,40 TL'nin başlangıçta peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
3.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4.Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/10/2025