Esas No
E. 2024/12003
Karar No
K. 2025/12097
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2024/12003 E.  ,  2025/12097 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/926 E - 2020/749 K
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
KARARLAR: Mahkumiyet, beraat

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Görevi yaptırmamak için direnme ve basit yaralama suçlarından sanık ...'nin, görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraatine, kasten basit yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-c (3'er kez) maddeleri uyarınca 6 ay (3 kez) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/926 esas, 2020/749 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 gün ve 2024/114076 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada teknisyen istemesi üzerine infaz koruma memuru olarak görev yapan müştekilerin ve mağdurun sanığın kaldığı koğuşa yöneldikleri, sanığın teknisyen çağırdığını hâlâ neden gelmediğini belirterek bağırmaya ve kapısını yumruklamaya başladığı, banyoda bulunan aynayı kırarak parçaları eline aldığı ve müştekilere karşı ''Sizinle görüşeceğiz, sizi mahkemelere dikeceğim, sizinle işimiz bitmedi'' şeklinde tehditlerde bulunduğu, sanığın koğuştan alınmak istenmesi üzerine müştekilere ve mağdura tekme atmak ve tırnak geçirmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralama eylemlerinde bulunduğu, Mahkemesince görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatine, basit yaralama suçundan ise cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suçun oluştuğu, somut olayda sanığın müştekilerden teknisyen çağırmalarını istemesi ile teknisyenin gelmemesi üzerine sinirlenerek müştekileri yaralama eyleminde müştekilerin teknisyen çağırma gibi bir görevlerinin olmaması dolayısıyla görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, müştekilerin hükümlüyü bulunduğu koğuştan almak istemeleri üzerine, görevlerini icra sırasında belirtilen eylemlere maruz kaldıkları anlaşıldığından, sanık hakkında unsurları oluşan görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunu oluşturan basit yaralama suçundan beraat kararı verilerek, görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı anda birden fazla mağdura karşı işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5237 sayılı

Kanun'un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnalarına, 5237 sayılı Kanun'un “Suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44 üncü maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, hükümlü olan sanığın, çağırdığı teknisyenin gelmemesi üzerine sinirlendiği ve kendisini sakinleştirmek ve bulunduğu koğuştan almak isteyen şikayetçi infaz koruma memurlarını basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralaması eyleminin, bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat, kasten yaralama suçundan ise sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulduğunun anlaşılması karşısında, kasten yaralama suçundan karar verilmesine yer olmadığına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırıdır.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.10.2020 tarihli 2019/926 esas, 2020/749 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesine göre, hükümlerin Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; hüküm fıkralarında yer alan ceza tayinine ilişkin bölümler hükümlerden çıkarılarak, yerlerine görevi yaptırmamak için direnme suçundan; "Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 265/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 43/2 üncü maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına", kasten yaralama suçundan; "Karar verilmesine yer olmadığına" ibareleri eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın buna göre yapılmasına,

4.Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.