9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/22648 E. , 2025/5121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğundan kamu davasının düşmesine ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle, mağdurenin soyut iddiası dışında delil bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, somut delil bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir . III. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurenin birden fazla kişi ile rızaen ilişki yaşadığı yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanık tarafından parmağının sokulması suretiyle mağdurenin kızlık zarının bozulduğuna dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, sanığın samimi olarak mağdure ile sadece öpüştüğünü beyan etmesi karşısında, sanığın sabit olan eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 234/3. maddesi gereğ uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, Mahkemece de belirtilen eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanık ... Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A ve B) bölümlerinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Sanık ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın üyeler ... ve ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hüküm yönünden karşı oyları ve oy çokluğuyla, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen hüküm yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06. 2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdure...'ın 04.10.2015 tarihinde Bilecik Devlet Hastanesine müraacatında yapılan muayene sonucu hamile olduğunun anlaşılması üzerine yaşının küçüklüğü nedeniyle hastane polisine bildirimle tutanak düzenlenip soruşturma başlatıldığı olayda;
Mağdure 04.10.2015 tarihli ilk tutanaktan itibaren ısrarla ... ile 2013 yılında tanıştığını onların evine gittiğini o evde kendi rızasıyla sanıkla öpüşürken sanığın elini külotunun içine soktuğunu, cinsel organı ile oynarken birden canının yandığını hissedince sanığın elini birden çektiğini ancak elinde kan olduğunu gördüğünü ve kızlığının bozulduğunu anladığını ancak kimseden şikayetçi olmadığını belirtmiştir. Sanık mağdure ile mağdurenin belirttiği tarihlerde parkta buluşup sadece dudaktan öpüştüklerini eve götürmediğini, cinsel organına dokunmadığını savunmuştur.
Mağdurenin hazırlık aşamasında kimseden şikayetçi olmamasına rağmen sanığın cinsel organını okşadığı sırada canının yanması ile elini çektiğinde parmağını kanlı gördüğü beyanını tüm aşamalarda (sosyal inceleme raporu dahil) ısrarlı bir şekilde belirtmesi sanığında mağdurenin belirttiği tarihte öpüştüklerini kabul etmesi nedeniyle mağdurenin beyanlarına itibarla nitelikli cinsel istismar suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararını kaldırıp mahkumiyet kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyoruz.