3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15583
- Karar No
- 2025/9562
- Karar Tarihi
- 26.03.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Terör
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
3. Ceza Dairesi 2022/15583 E. , 2025/9562 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9, 63 ve 221/5. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinceverilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği göz önüne alındığında; aşamalarda alınan savunmalarında samimi bir şekilde örgüt ile bağını anlatan ve dinlenen tanık beyanı ile de uyumlu olarak 2013 yılı sonrasında örgütle irtibatını kestiğini ifade eden sanığın özellikle örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenerek, sonucuna göre de 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine "TCK'nın 221/4. maddesi" olarak gösterilmesi,
b)13.11.2018 tarihli Yakalama Tutanağı içeriğine göre kendiliğinden kolluk birimine gelerek samimi beyanlar verip etkin pişmanlıkta bulunan sanık hakkında TCK'nın 221/4 1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.