9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/3916 E. , 2025/5285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle somut delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, aldırılan rapor içeriklerinin hükme esas alınamayacağına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmasına, atılı suçlardan beraat kararı verilmesine, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin idari soruşturma kapsamında vermiş olduğu beyanı ile aşamalardaki beyanları, katılan mağdure hakkında tanzim edilen raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkanvekili ... ve Üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı suçun sübutuna yöneliktir.
Mağdurenin Lise öğrencisi olduğu, sanığın yaklaşık 1,5 ay 9. sınıftayken öğretmeni olduğu, mağdurun ......, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında belirttiği üzere, 9. sınıftayken iki kez ...köyünde bir cafede sanık ile oturdukları, bu buluşmada sanığın mağdurun alnından öptüğü ve elinden tuttuğu, sanığın ertesi günü mağdure ile buluştuğunda mağdurenin dudaklarından öptüğü, okulun kapandığı gün, dosyada da mağdurun göstermesi ile tespit edilen ve fotoğraflanan ormanlık alandaki ıssız yerde araç içerisinde mağdurenin rızası ile sanık ve mağdurenin anal yoldan ilişkiye girdikleri, ilerleyen günlerde birden çok defa sanığın ailesi ile yaşadığı eve kimsenin evde olmadığı günlerde mağdureyi götürdüğü ve yatak odasında mağdurenin rızası ile mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, bu şekilde birlikteliğin 2016 yılına kadar devam ettiği, mağdurenin arkadaşlarından ..., ..., ... ve ...’e öğretmeni sanık ile ilişkisini anlatması üzerine, mağdurenin arkadaşları ... ve ...’ın durumu okulun Rehber öğretmeni ...’a anlattığı ve rehber öğretmenin de durumu okul idaresine bildirmesi üzerine intikalin gerçekleştiği,
Sanığın hiçbir aşamada suçlamayı kabul etmediği, mağdure ile arasındaki ilişkinin öğrenci öğretmen ilişkisini aşmadığını savunduğu, ancak Maarif müfettişliği tarafından yürütülen idari soruşturma sırasında verdiği ifadesinde, telefonla bir iki defa konuşma ve mesajlaşma dışında mağdure ile öğretmen öğrenci ilişkisi dışında dışarıda onunla hiç görüşmediğini beyan ettiği ancak HTS kayıtlarına göre sanık ve mağdurenin arama ve mesaj kayıtları olduğu, bazı günlerde de sık sık olacak şekilde olduğu, soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanık, mağdur ile ...tarafında 2013 yılı Haziran ayı içinde buluştuklarını, mağdureyi metroya aracıyla bırakmasının ötesinde başka görüşmesi olmadığını, mağdurenin evinin bulunduğu yeri tarif etmesinin okula gidip gelen öğrencilerden öğrenmiş olabileceği yönündeki savunma da bulunmuş ise de; mağdurun sanığın eşinin hemşire olduğunu, çocuklarının kreşte olduğunu bilmesi, mağdurenin sanığın evinin...mevkiinde olduğunu, sanığın evinde dört oda olduğunu, mutfak ve yatak odasında birer balkon olduğunu, giriş kapısının hemen karşısında fortmanto, yan tarafında lavabo, kapıdan dönünce banyo olduğuna kadar sanığın evinde kaç oda olduğuna, odaların konumunu dahi söyleyecek kadar detay vermesi, toplumda kendisini küçük düşürecek şekilde sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumetin ve buna ilişkin delilin bulunmaması, sanık ve mağdure arasındaki okul ve okul harici buluşmaların üçüncü şahıslar tarafından görülerek mağdurenin arkadaş ortamında duyulması ve bu duyum üzerine mağdurenin arkadaşlarının mağdureyi sıkıştırarak bu durumu sormaları ve öğrendikleri bilgileri okul yönetimine bildirmeleri ile suça konu eylemlerin bu şekilde ortaya çıkarak yargıya intikal etmesi, mağdurenin idari soruşturma aşamasında sanıkla birlikte olayı yalanlayacaklarına ilişkin olarak arkadaşı tanık ... isimli arkadaşına mesaj atması ve bu mesaj içeriğinin idari tutanaklara geçmiş olması dikkate alındığında sanığın çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarının doğru olmadığı kanaatine varılmış,
Mağdurenin idari soruşturmadaki beyanlarının farklı olma sebebini soruşturma aşamasında ki beyanlarında, okulda müfettişe soruşturma sırasında olayı cinsel ilişki boyutunda anlatmadığını, çünkü sanığın kendisine “…. Müfettişe cinsel ilişki yaşadığımızı söylediğin takdirde beni hapse atarlar, eşim benden boşanır, çocuklarım dağılır, hayatım perişan olur…” şeklinde söylediği için müfettişe cinsel ilişkiyi söylemediğini beyan ettiği, Mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğuna ilişkin raporun olduğu anlaşılmakla;
Olayın intikal şeklinin ve Yargıya intikal ediş süreci, idari soruşturma dosyası, mağdure beyanlarını destekler tanık ifadeleri, mağdurenin olayların geçtiği yerleri net, ayrıntılı tarif etmesi, ilk ilişkinin olduğu ormanlık alanı göstermesi, sanığın çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmaları, mağdurenin ayrıntılı, detaylı beyanları, idari soruşturmadaki beyanı ile mağdurenin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmiş olması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine varıldığından Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.