Esas No
E. 2024/7231
Karar No
K. 2024/13280
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/7231 E.  ,  2024/13280 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/99 E., 2024/371 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/78 E., 2023/218 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ilk defa 01.09.1986 tarihinde ... sicil numarası ile davalı Kurumun Malatya İl Müdürlüğünde işlem gören iş yerinde işçi olarak işe başladığını, müvekkili davacının 01.09.1986 tarihinden itibaren ... unvanlı iş yerinde 6-7 ay süreyle hizmet akdine dayalı olarak aralıksız çalışmasına rağmen iş yerinde sicil kayıtlarının tutulmadığını, davalı kuruma davacının işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak primlerinin yatırılmadığını belirterek müvekkili davacının davalı nezdinde 01.09.1986 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 18102 sicil numaralı iş yerinde 01.09.1986 tarihinde hizmet akdi ile talep ile bağlı kalınarak 1 gün asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, usulüne uygun olarak düzenlen işe giriş bildirgesi salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyetini ispat açısından tek başına yeterli olmayacağını, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 79, 108. hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... (... ) unvanlı işyerinin ... sicil sayılı, ... Kat:1 No:... adresli işyerinden 01.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerine göre yayıncılık mahiyetli bu işyerinin 19.02.1986-14.11.1986 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1986 yılına ilişkin sadece 1 ve 2. dönem bordrolarının verilmiş olduğu, bu 2 dönemde 1. dönemde ...

2.dönemde ...'un bildirildiğinin anlaşıldığı, ...'nın adres bilgisinin Kurum tarafından bildirilemediğinden dinlenemediği, öte yandan ...'un dinlendiği, bu tanık dışında işyerine dair bilgilerinin olmadığı ancak sadece davacının çalıştığı yönünde beyanda bulunan ... ile ...'ın davacı tanıkları olarak dinlendiği,komşu işyeri araştırması yapılmadığı, öte yandan işveren ... adına tescilli iki işyerinin daha olduğu, ancak Mahkemece anılan işyerlerinde bordrolu çalışanlarını dinlemediği, böylelikle anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

3.Buna göre Mahkemece, davacının da beyanı alınarak davacının ne iş yaptığı,hangi adresli işyerinde çalıştığı, kimlerle birlikte çalıştığı belirlenmeli, bu çerçevede belirlenen işyerine dava konusu dönemde komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işverenin gerekirse diğer adreslerdeki işyerlerinin dava konusu döneme ilişkin bordroları da getirtilerek bordrolu çalışanlarının beyanları alınmalı, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanları ya da diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

4.Kabule göre de davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemi aynı zamanda sigorta başlangıcı istemini de içermekte olup buna göre (1) gün süre ile çalışmasının yanısıra sigorta başlangıcına da hükmedilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur.

5.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.