Esas No
E. 2024/11461
Karar No
K. 2024/13665
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/11461 E.  ,  2024/13665 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/333 E., 2023/1041 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/554 E., 2022/205 K.

Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinin, kimyasal ürünler (tuz ruhu, hipo gibi asidik ürünler) imalatı işiyle iştigal etmekte olup davacının da söz konusu işyerinde depoda dolum ve boşaltım işlerinde beden işçisi olarak çalıştığı, 15.11.2017 tarihinde iş güvenliği noktasında yeterli önlemlerin alınmaması, davacıya koruyucu ekipmanlar verilmemesi nedeni ile 25 tonluk nitrik asit dolu depodan plastik bidonlara dolum yaparken daha önceden delik olan ve defalarca değiştirilmesi hususunda işverene değiştirilmesi yönünde şikayette bulunulmasına rağmen değiştirilmeyen hortumdan sıçrayan nitrik asit davacının vücudunun değişik yerlerine değerek davacının vücudunda yaralar ve yanıkların oluşmasına sebep olduğu, olay üzerine işveren yetkililerinin müdahalede bulunmadığı, durumu bildirmek için insan kaynakları birimine gittiği fakat bağırarak hakaret ettikleri, davacının kendi imkanları ile hastaneye gittiği, vücudunda olay nedeni ile kalıcı hasar meydana geldiği, iş kazasının tespiti için bu davayı açtıkları iddiasıyla davalı işveren nezdinde hizmet akdi gereğince çalışması esnasında 15.11.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun iş kazasının tespiti olduğu, Kurum müfettişleri tarafından 29.06.2018 tarihli .../15/IR/14 sayılı inceleme raporu düzenlenmiş olup, 15.11.2017 tarihli kazanın iş kazası olmadığı yönünde tespit yapıldığı, Kuruma ihbarı yapılan iş bu davanın Kurum yönünden taraf sıfatı bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 29.11.2016 tarihinden itibaren beden işçisi olarak çalıştığı ve iş akdinin 22.11.2017 tarihinde noter aracılığı ile feshedildiği, dolum sırasında yaşandığı iddia edilen böyle bir olay olmadığı gibi davacının işinin kimyasalların dolum boşaltım işi olmadığı, davacının işte belli bir süre çalıştıktan sonra insanları ölümle tehdit ettiği, kendisi hakkında tutanak tutulduğu, kendisine çalıştığı dönemde koruyucu ekipmanların verildiği, davalı işyerinde iş kazasının olmadığı, işten çıkış tarihinde de sonrasında da hastaneye gitmişliğinin olmadığı, davacının iddialarının ve beyanlarının tamamen yalan olduğu, işyerinde karıştığı bir iş kazasının olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Kurum kayıtları, ATK evrakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde dinlenen tanık beyanlardan davacının davalı işyerinde işin yürütülmesi esnasında yaralandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ...'in davalı şirket nezdinde hizmet akdi gereği çalışması sırasında 15.11.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlar ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2017 yılı 11. ayında davalıya ait işyerinden bildiriminin yapıldığı, olayın Kurumun 29.06.2018 tarihli inceleme raporu ile iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı, 16.11.2017 tarihinde davacının davaya konu olay nedeniyle savcılığa müracaat ettiği, olay tarihi akabinde davacının vücudunda yanıklar oluştuğuna dair doktor raporları ve işyerinde çalışan tanıkların davacının iddiasını doğrular nitelikteki beyanları olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu alınmadan karar verildiği, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporu ve SGK müfettiş raporunun dikkate alınmadığı, davacının iddia ettiği vücut lezyonları arasında illiyet bağının olmadığı, polis ifade ve bilgi alma tutanakları hükmün tesisinde dikkate alınmadığı, davacının, kendisine verilen koruyucu kıyafetleri giymeyerek ağır kusurlu davrandığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespitine ilişkindir.

1.Davaya konu olan "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir.

2.Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup, Kanunun 13 üncü maddesinde iş kazası; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d)Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir.

3.Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması, bedenen veya ruhen özre uğraması, bu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi ve olayla ruhen ve bedenen özre uğrama arasında illiyet bağı bulunması koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

4.Somut olayda, iş kazasının meydana geldiği ileri sürülen yer, kimyasal maddelerin depolandığı ve sevk edildiği bir işyeridir. Ceza soruşturması dosyasından anlaşıldığına göre, davacı 16.11.2017 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, 15.11.2017 tarihinde iş kazası meydana geldiği iddiasıyla şikayet dilekçesi vermiştir. 11.12.2017 tarihli Deri Hastalıkları Uzmanı raporunda, davacının vücudundaki bazı lezyonların kimyasal yanığa bağlı olma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edilmiştir.

Davalı işverenin beyanına göre ise 09.11.2017 tarihinde şirket bahçesinde çıkan küçük çaplı yangına, su ile müdahale edilmesi gerekirken, davacının dikkatsizliği sonucu yangına peroksit dökerek müdahale ettiği belirtilmiştir.

Ayrıca, 15.11.2017 tarihli tutanakta, davacının insan kaynakları müdürü ile gereksiz bir tartışmaya girip ölüm tehdidinde bulunduğu, 12.09.2017 tarihli bir başka tutanakta ise planlama müdürünün talimatlarına uymayarak sinkaflı küfürlerde bulunduğu gerekçesiyle hakkında tutanaklar düzenlendiği ve savunmasının istendiği, ancak davacının bu savunma taleplerine karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı tespit edilmiştir.

Öte yandan, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunca hazırlanan 26.08.2019 tarihli raporda, muayene belgeleri değerlendirilmiş ve eldeki verilerle davacının iddia ettiği kimyasal madde maruziyeti ile vücudundaki lezyonlar arasında illiyet bağı kurulamadığı görüşü bildirilmiş; bu rapora dayanılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, bu karar Adana 1. Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın reddi kararıyla kesinleşmiştir.

5.Mahkemece, tanık ifadelerine dayanılarak davacının üzerine asit sıçradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, davacının vücudunda lezyonlara rastlandığı, ancak bu lezyonlar ile kimyasal madde maruziyeti arasında illiyet bağı kurulamadığı açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle, olayın açıklığa kavuşturulması için davacının kaza tarihine ilişkin varsa istirahat raporları ve diğer belgeler temin edilmeli, iş kazasının unsurlarının somut olayda bulunup bulunmadığı Adli Tıp raporu da dikkate alınarak değerlendirilmeli ve gerekirse eksik belgeler tamamlanarak yeniden bilirkişi raporu alınmalıdır. Yapılacak değerlendirme sonucunda, davacının herhangi bir bedensel veya ruhsal zararının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, davanın reddine karar verilmelidir.

6.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog