1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2023/809
- Karar Tarihi
- 24.06.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/809 Esas - 2025/406
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ......
Av. ......
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması neticesinde bu aracın sürücüsü ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın mirasçıları tarafından ...... Esas sayılı dosyasından maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davada müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmolunduğunu, mahkeme ilamının ...... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkilinin takip borcuna karşılık 1.320.000,00-TL ödeme yaptığını, müvekkiline ait aracın davacı ... A.Ş nezdinde ''Genişletilmiş Kasko'' ve ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle ......Esas sayılı dava dosyasının talepleri üzerine davalıya ihbar edildiğini, müvekkilinin ödediği tutarı sigorta şirketine rücu edebileceğini, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını iddia ederek davacının ......Esas sayılı dosyasında ödemek zorunda kaldığı tutara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini 411.728,47-TL'ye yükseltmiş, artırılan tutardan harç yatırılmış, dilekçenin karşı tarafa tebliği sağlanmıştır.
CEVAP
Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; Mahkememizin görevine yönelik itirazda bulunarak davanın usulden reddini savunmuştur. Mahkememiz aksi kanaatte ise rücu şartlarının oluşmadığını, rücu istemine esas dava dosyasında müvekkili şirketin ibra edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun kalmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava sigorta poliçesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, hasar dosyası, poliçe, kazaya ilişkin soruşturma dosyası, ...... Esas sayılı dava dosyası müzekkere ile istenilerek birer sureti dava dosyasına eklenmiştir.
Dava şartlarının sağlandığı, davaya konu aracın ticari araç olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki poliçenin ticari mahiyet taşıdığı anlaşılmakla, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu görülmüş, dava şartlarının sağlandığı anlaşılmış, tarafların sulh olma durumlarının olmadığı görülmekle uyuşmazlık noktaları tespit edilerek ön inceleme duruşması tamamlanmış, davanın esasına girilmiştir. ...... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, 14/05/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'ın eşi, çocukları, anne, babası tarafından maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açıldığı, bu davada verilen ilamın icraya konulduğu, davacının takip borcunu ödediği görülmektedir. Ödeme dekontları dosyaya sunuludur.
Dosya sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, aynı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış ancak tarafların rapora yönelik itirazlarının karşılanamaması, düzenlenen raporlardaki çelişkilerin giderilememesi ve yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmaması karşısında dosyanın farklı bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir.
Dosyaya nitelikli hesap bilirkişisi tarafından sunulan bilirkişi raporunda, rücu istemine konu ...... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları, davaya konu ZMMS poliçesi ve Kasko poliçesinin limiti gözetildiğinde, davacının 1.133.165,78-TL ödemesine karşılık rücu edebileceği tutarı 411.478,47-TL olarak hesaplamıştır. Alınan rapor dosya kapsamına uygun, yapılan hesaplama denetime elverişli bulunmuş, rapor usulünce taraflara tebliğ edilerek itiraz süresinin dolması beklenmiştir. Bu rapor ile önceki raporlara yönelik itirazlar karşılanmış, çelişkiler giderilmiştir.
GEREKÇE VE KANAAT: Dava haksız fiil kökenli olup trafik kazası nedeniyle zarar görene ödenen tazminat tutarının sigortacıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre; '' Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. '' Görüldüğü üzere trafik kazalarında zarar görenler tazminat taleplerini kazaya sebebiyet veren sürücüye, işletene ve sigortacıya karşı müteselsil sorumluluk esasına göre ileri sürebilecektir. Borçlar Kanunu'nun 61.maddesine göre; ''Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.'' Borçlar Kanunu'nun 62.maddesine göre; '' Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.''
Görüldüğü üzere yasa koyucu müteselsil sorumluluğu iç ilişki ve dış ilişki olmak üzere ayrı esaslara tabi tutmuştur. Müteselsil borçlular dış ilişkide zarar görene karşı müteselsilen sorumludurlar. Zarar gören kişi isterse sürücü, işleten ve sigortacıdan birlikte talepte bulunur, isterse bu kişilerden herhangi birine gidebilir. Kendisine başvuru yapılan kişi tazminatın tamamını ödemekle yükümlüdür. Müteselsil borçluların kendi aralarındaki teselsül ilişkisi ise tarafların kusur durumuna göre düzenlenmiştir. Yani müteselsil borçlular ancak kendi payına düşenden fazlasını öderse bu tutar için diğer borçlulardan rücu talep edebilecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama bu kriterlere uygun şekilde poliçe limiti gözetilerek yapılmış olup, davacının tazminat talebi dosya kapsamıyla sübut bulmuştur.
Davacının temerrüt faizine yönelik talebi değerlendirildiğinde, davacının davaya konu ettiği ödemeyi birkaç seferde farklı tarihlerde ödediği anlaşılmakla temerrüt tarihi dosya kapsamıyla tespit edilememiş olup, dava tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davacının avans faizine ilişkin talebi haklı görülmüştür. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile; 411.728,47-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2.Alınması gerekli karar ve ilam harcı 28.125,17-TL olduğundan, peşin alınan 7.769,85-TL'nin ( peşin harç + ıslah harcı) mahsubu ile bakiye 20.355,32-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 65.759,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 8.078,10-TL harç toplamı ile 12.753,75-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.831,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025 Katip ......
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)